Son dakika Galatasaray haberi: Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden temsilcimiz Galatasaray, özellikle mükemmel bir ilk yarı oynadığı maçta Alman devi Bayern Münih'e sahasında 3-1 mağlup oldu. SABAH Spor yazarları Murat Özbostan, Bülent Timurlenk, Levent Tüzemen ve Ömer Üründül nefes kesen karşılaşmayı kaleme aldı. Usta isimlerden Murat Özbostan ve Ömer Üründül, Galatasaray'ın ortaya koyduğu başarılı futbolu överken, Bülent Timurlenk ve Levent Tüzemen ise Okan Buruk'un oyuncu değişikliği kararlarını ve zamanlamasını eleştirdi. İşte son dakika haberinin detayları...
MURAT ÖZBOSTAN - ÇOK YAZIK OLDU
Süper Lig'in heyecansız futbolu, söz düellosu ve gereksiz tartışmalarla futbolseverlere hiçbir şey vermediği bir haftanın ardından Galatasaray-Bayern Münih maçı, gözlerimizin pasını sildi. Beşiktaş müsabakasının aksine bambaşka bir Galatasaray vardı. Karşısındaki takım Bayern Münih. Alman takımını maçın büyük bölümünde sahasına hapsettik, hele bir ilk yarı var ki… Hafızalara kazınacak bir bölümdü.
Bayern Münih kalesine 16 şut çeken Galatasaray, 2003-2004'ten bu yana, böyle bir istatistiği yakalayan ilk takım oldu. Yanlış okumadınız, Alman takımını yok etti Aslan adeta. Biraz becerikli olsak, bu bölümü 4-5 farklı önde bitirecektik. Ahlarla, vahlarla geçti ama... İkinci bölüme de ateş gibi başladık. Özellikle daha 1. dakikadan itibaren Galatasaray'ın 11 değil 12-13 kişi oynamasını sağlayan bir de Galatasaray taraftarı vardı. Bunu belirtmeden devam etmeyelim...
Bu da kaçar mı diyeceğimiz dakikalar o kadar çok olmaya başladı ki, önümdeki kağıtta yer kalmadı. Maçın 60. dakikasında ise oyun dengelendi. Var gücüyle saldıran sarı-kırmızılı oyuncular yoruldu, mücadele kapasitesi azaldı ve gardı da düştü. Sabırla bekleyen Bayern Münih, nefesi tükenen G.Saray karşısında hataları değerlendirmeye başlayıp Harry Kane ile temsilcimizde sistem falan bırakmadı.
BÜLENT TİMURLENK - MERHAMETİN OLMAYACAK!
Bir takım, iki oyun ve bir teknik adamın iki yüzü. Muhteşem başlayan, hazin sonla biten filmin kısa hikâyesi bu. Bayern Münih gibi topa sahip olmakta hiçbir kusuru olmayan bir takımı kendi sahasına gömüp son 20 yılda bir maçın ilk yarısında en fazla hücumu (16) geliştirebilmek Okan Buruk'un mahareti.
O sağlık raporu büyük fedakârlık gerektiriyordu. İğne ile oynayan İcardi'nin en uçta orkestra şefliğinde Alman orta sahasını imha eden, savunmasına büyük baskı yapan G.Saray, B.Münih gibi bir devi devirebilecek futbolu oynadı, pozisyonları yakaladı. Orta sahada Torreira ve Kaan'ın kusursuz presi ve pas trafiği, İcardi'nin bilinen fırsatçılığı, geride iki stoperin Kane'e nefes aldırmayan savunması...
Aslansan merhametin olmayacak. Karşısında iki kanadında topla dribblingler yapabilen sırtlan sürüsü var adeta. Bayern soyunma odasına ölü değil, baygın gitti. Manchester ve Kopenhag maçlarının istatistiklerine baktığınızda ikinci yarıda ayakta kalan takım olduğunu görürsünüz. G.Saray, ilk yarıda enerjisini 90 dakikaya yayacak ekonomi ile oynamadı. Okan Buruk da bunun farkındaydı.
Almanlar ancak 63. dakikada ilk kez set oyununa döndüklerinde tehlike sinyalleri çalıyordu. Bozuk Zaha çıkmalıydı, Tete geldi kenara. İlk golde de hatası olan Kazımcan solda dağılmışken Okan Buruk, müdahaleyi atı alan Üsküdar'ı geçtikten sonra yaptı. İşte bu da onun ikinci yüzü. "Fevkalade zaferlerim olmayabilir fakat içinden sağ çıkmayı başardığım yenilgilerimle sizi şaşırtabilirim." Okan Buruk, Çehov külliyatını okusun demiyorum elbette ama bazen sağ kalmayı da öğrenmeli.
LEVENT TÜZEMEN - SADECE TAÇ ATTIĞI İÇİN FORMA GİYEMEZ!
Galatasaray'a bu yenilgi hiç yakışmadı. 70 dakika boyunca Bayern'e karşı üstün oynayan, pozisyon zenginliğini elinde bulunduran Galatasaraylı futbolcular, hak etmedikleri bir yenilgi ile karşılaştılar. Bayern Münih'in bu zamana kadarki oynadığı maçlarda bir rakipten bu kadar çok gol baskısı yediğine tanık olmadık.
Torreira'nın yıldızlaştığı, İcardi'nin fedakârca mücadele ettiği, defansın 70 dakika dikkatli oynadığı oyunda bazı futbolcular taşın altına elini sokamadı. Tete çok etkisizdi, Zaha verimli bile olamadı. Ama en kötüsü Kazımcan'a bu kadar uzun süre tahammül edilmesiydi.
Bir teknik adam maçı izlerken kararlarında geç kalmayacak. Yaptığı değişikliklerin hepsi doğruydu ama Zaha, Kerem, Tete, Kaan Ayhan ve Kazımcan'ın tükendiğini gördüğü halde bu değişikliklere Okan hoca çabuk karar veremedi. Pozisyon zenginliği Galatasaray'daydı ama vuruş becerisi olarak Bayern Münih üstündü. Kerem inanılmaz pozisyonları harcadı, birinde kaleciyle karşı karşıyayken topun dibine gireceğine aşırtma vuruş yapıp kaçırdı.
Okan hoca Türkiye Ligi'nde Kazımcan'ı oynatır ama Avrupa'da Kazımcan o görevi kaldıramaz. Çünkü fizik olarak zayıf, düşünce olarak titrek, sadece uzun taç attığı için forma giyemez. B.Münih hızlı hücum hattıyla G.Saray kalesine çabuk indi ama Sanchez, Abdülkerim ve özellikle Sacha Boey başarılıydı. Galatasaray iki golü de Kazımcan'ın hatasından yedi. Tribünlerin Kazımcan'ı alması konusunda önceden yaptığı uyarıya maalesef Okan hoca müdahale etmekte geç kaldı. İnsan şuna üzülüyor; en kötü bir puan alacakken G.Saray üstün ve etkili oynadığı oyundan mağlup ayrılıyor. G.Saraylı oyuncuların 70 dakika ortaya koyduğu mücadele gücünü, pozisyon arayışlarını, yürekli oyunlarını kutlamak gerekiyor.
ÖMER ÜRÜNDÜL - 60 DAKİKALIK ŞAHSİYETLİ FUTBOL ÖVGÜYE LAYIK
Galatasaray takım halinde mükemmel oynadığı ilk yarıda ne yazık ki Bayern Münih gibi bir takım karşısında eline geçen fırsatları değerlendiremedi. Alman ekibi ilk yarıda iki kez çıktı, ilk çıkışında erken skor avantajı yakaladı. Sonrasında Galatasaray, hiçbir moral bozukluğuna uğramadan, müthiş ön alan baskısıyla rakibi kendi ceza sahasına hapsetti. Müthiş yardımlaşmalı bir ön alan baskısı vardı. Benim saydığım, penaltı golü dışında 5 fırsat yakaladı.
Kerem Aktürkoğlu iki tane net fırsatı kaçırdı. Bir tane de mükemmel vuruşunu aynı güzellikte kaleci kurtardı. Bu çok başarılı futbol, taraftarı da üst düzeyde coşturuyordu. Ama tabii ki benim bütün endişem ikinci yarı içindi. Devrenin başında da 15 dakika yine aynı tempodaki Galatasaray sahadaydı. İcardi bir fırsatı değerlendiremedi. Galatasaray'ın alışılan son yarım saat yorgunluğu gündeme geldi. Buradaki en önemli dezavantaj; Galatasaray'ın oyundan fizik olarak düştüğü zaman kontrol futbolu uygulamasının yeterli olmayışıydı.
Bu yüzden büyük kopukluk başladı. Rakipten gol sinyali veren ataklar gelişti. Sonra da o dakikaya kadar sahada hiç görünmeyen deneyimli santrfor Kane bir şans golü atınca moraller de tükendi. Sonrasında da Bayern Münih farkı ikiye çıkararak maçı bitirdi. Bana göre Galatasaray yenildi ama bilhassa 60 dakika oynadığı şahsiyetli futbol övgüye layıktı. Aslan, gruptan çıkmak için en önemli finali İstanbul'da Manchester United ile oynayacak.