CHP'li Faik Öztrak fon soruşturması üzerinden yine bir yalan ve algı operasyonu kumpasına kalkıştı. 128 milyar dolar iftirasını atan, IMF çantacısı rolüne soyunarak ülkesine ve milletine ihanet eden Öztrak bu kez de 17/25 Aralık süreci benzeri bir senaryoda başrole soyundu. 17-25 Aralık sürecinde CHP'nin FETÖ temsilcileriyle bir araya geldiği görüşmelerde de bizzat yer alan Faik Öztrak'ın 2001 krizindeki rolü de hala hafızalardan silinmedi.

2001 KRİZİNDE ÜLKESİNE NASIL İHANET ETTİ?
Öztrak, o dönem BDDK Başkan Yardımcısı olarak "Türkiye dalgalı kur rejimine geçiyor" bilgisini sızdırdığı için Türkiye bir gecede milyarlarca dolarlık zarara uğratıldı. Karar öncesi 684 bin lira olan dolar kuru saatler içinde 1,2 milyon liraya yükseldi. Dalgalı kura geçişten hemen önce 21 bankaya düşük fiyattan 5,4 milyar dolarlık döviz satıldı.

Faik Öztrak, 30 Ağustos 2000 tarihinde atandığı Bankacılık ve Denetleme Kurumu'nda (BDDK) Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyordu. Bankalararası piyasada gecelik faiz oranının %1000'in üzerine fırladığı kriz günlerinde, kamu bankaları büyük zarara uğratılıp temerrüde düşürüldü.
Diğer yandan da özel bankalara bir gecede milyar dolarlar kazandırıldı. Bir aylık sürede yaşanan çalkantılı vurgun sürecinin fitilini; 19 Şubat 2001 tarihli Milli Güvenlik Kurulu toplantısında dönenim Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Başbakan Ecevit'e Anayasa kitapçığı fırlatması ateşledi.

HAZİNEDEN PARAYI ALANLAR DÖVİZE HÜCUM ETTİ
Bu devlet krizinin ardından ekonomik kriz, yıkıma dönüştü. Aynı gün 7 milyar doların üzerinde döviz talebi ortaya çıktı. 20-21 Şubat 2001 tarihlerinde Merkez Bankası, piyasaya TL vermeyi durdurdu. Bu karar, piyasaya katrilyonlarca lira borcu olan kamu bankalarının sonunu getirdi. Kamu bankaları, özel bankalara olan borçlarını ödeyemedi ve temerrüde düştü. Birkaç gün içinde kamu bankalarına yaklaşık 1 katrilyon liralık ek faiz faturası çıkarıldı. 21 Şubat 2001 günü Hazine, 3,9 milyar lira ile Cumhuriyet tarihinin en büyük ödemesini yapmak zorunda kaldı. Hazineden parayı alanlar dövize hücum etti.

1 GECEDE TL'YE OPERASYON ÇEKTİLER!
Dönemin BDDK Başkan Yardımcısı olan Faik Öztrak, kendisine yakın olan bir gazeteciye Türkiye'nin dalgalı kura geçeceği bilgisini sızdırdı. 21 Şubat 2001 akşam saatlerinde, Öztrak'tan sufleyi gazeteci, çalıştığı grubun televizyonu olan CNN Türk'te Türkiye'nin dalgalı kura geçtiğini duyurdu. Resmi açıklama ise ilgili televizyon yayınından saatler sonra gece 02:30'da yapıldı. Karar öncesi 684 bin TL olan dolar kuru 'dalgalı kura' geçilmesiyle birlikte saatler içerisinde 1,2 milyon liraya yükseldi.

OLAĞANÜSTÜ KAR ELDE ETTİLER
Dalgalı kura resmi geçişin hemen öncesinde Merkez Bankası kasasından 21 bankaya düşük fiyattan 5,4 milyar dolarlık döviz satıldı. Bu bankalardan 9'u, siyasilere olan eş-dost yakınlığı sayesinde 4,1 milyar dolar alarak krizde olağanüstü kar etti. Türkiye'de yerleşik holding ve bankalarında büyük miktarda döviz aldığı kriz gecesinde; 5,4 milyar dolarlık dövizden en yüksek tutarı iki yabancı banka olan Citibank ve Deutsche Bank satın aldı.

KEMAL DERVİŞ, ÖZTRAK'I MÜSTEŞAR YAPTI
TL'nin değerini bir gecede yarı yarıya düşüren finansal krizin ardından 13 Mart 2001'de Dünya Bankası'nda çalışan Kemal Derviş, "krizin üstesinden gelmesi için" Ecevit Hükümeti'nde Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı yapıldı. Bu adım, Türkiye'nin ekonomisine yurt dışından kayyum atanması olarak yorumlandı. Derviş, Türkiye'de bakan olarak göreve geldikten üç gün sonra yani 16 Mart 2001 tarihinde Faik Öztrak'ı Hazine Müsteşarı yaptı.

IMF'IN ÇANTACILIĞI
Derviş'in bakanlığı döneminde IMF ve Dünya Bankası'yla yapılan görüşmeleri yürüten heyette Faik Öztrak hep yer aldı. IMF, bu süreçte Türkiye'ye borç para vermek için Türkiye ekonomisini dışa bağımlı kılan yasaları dayattı. Nitekim Kemal Derviş, Ağustos 2002'de bakanlıktan ayrılırken yerine Faik Öztrak'ı önerdi.

VATANDAŞIN SIRTINA PRANGA GEÇİRDİLER!
Kemal Derviş'in Ekonomi Bakanı, Faik Öztrak'ın ise Hazine Müsteşarı olarak birlikte görev yaptığı 1,5 yıllık dönemin Türkiye'ye faturası çok ağır oldu. Şu anda yüzde 19 olan politika faizleri %190'ları gördü. 13 banka batırıldı ve el konuldu. Yalnızca 2001'de 40 bin kişi işsiz kaldı. 28 Şubat darbesi ile 2001 krizinin Türkiye'ye doğrudan ve dolayı maliyetlerinin toplamı 400 milyar dolar oldu Zenginlerin servetine servet kattığı bu dönemde hem devletin kasası boşaltıldı hem, Türkiye büyük bir borç yükünün altına sokuldu.

AK PARTİ DÖNEMİNDE IMF PRANGASI SÖKÜLÜP ATILDI
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan olarak göreve geldiği ilk andan itibaren Türkiye'ye biçilen IMF prangasını sökmek için kararlı adımlar attı. AK Parti döneminde, IMF'ye olan 23,5 milyar dolar borç ödendi. Ekonomide gelinen tarihi sıçrama ile IMF Türkiye'den borç ister duruma kadar geldi. Fon soruşturması üzerinden fırtına estiren muhalefet ise yeniden IMF'in Türkiye ekonomisinde karar verici bir role gelmesi arzusunu güdüyor.

AKRABALARI DEVLET BÜROKRASİSİNDE
Liyakat yalanını diline dolayan Öztrak'ın ailesinin yıllardır devletin sırtından geçindiği, eski hükümetler ve bürokraside önemli roller aldıkları ortaya çıkmıştı.
IMF ile gizlice görüşen CHP'li Faik Öztrak'ın eski açıklamaları ile çelişkisi!
Öztrak ailesinin geçmişine bakıldığında bürokrasi ve siyasetin merkezinde yer alan bir aile yapısı olduğu görülüyor. Akrabalarından birçoğunun devletin ya da başka kurumların belli noktalarında yıllarca görev yaptığı kaynaklarda da mevcut.

Örneğin CHP'li Faik Öztrak'ın dedesi eski İçişleri Bakanı Mustafa Faik Öztrak sekiz dönem CHP milletvekilliği yaptı. Bugün Tunceli dediğimiz Dersim'de "Olmayan" isyanı bastırma gerekçesiyle, kadın ve çocuklar da dahil olmak üzere ortak paydaları Alevilik olan vatandaşlar katledildi. Belgenin altında Dahiliye Vekili (İçişleri Bakanı) Mustafa Faik Öztrak'ın imzası var.
DEDESİ ŞEKER FABRİKALARINA USULSÜZCE ORTAK OLMUŞ!
Öte yandan dönemin gazete kupürlerine baktığımızda Faik Öztrak'ın dedesi Mustafa Faik Öztrak'ın 1930'lu yıllarda şeker fabrikalarına usulsüzce ortak olduğu ortaya çıkıyor.

Babası Orhan Öztrak ise İsmet İnönü dönemi İçişleri Bakanlığı yapmış bir kişiydi. Ayrıca Bülent Ecevit'in Gümrük ve Tekel Bakanlığı'nı yaptı.
Öztrak'ın babası Orhan Öztrak bakan iken CHP fabrika değil snack - bar açıyordu. Orhan Öztrak açılışta ise "bol içki ve sigara içilir İnşallah" ifadelerini kullandığı gazete kupürleri ile görülüyor.

İşte dönemin gazetelerinden bu usulsüzlüğü gözler önüne seren örnekler:





DENİZ GEZMİŞ'İN İDAMINA "EVET" DİYENLERDENDİ
Bununla birlikte Deniz Gezmiş ve iki arkadaşının idamına da "evet" dedi. Amcası İlhan Öztrak, TRT'nin ilk genel müdürüydü diğer amcası İlhami Öztrak ise Fahri Korutürk dönemi Cumhurbaşkanlığı Genel Sekterliği ve devlet bakanlığı görevinde bulundu.