Türkiye'nin en iyi haber sitesi

HAŞMET BABAOĞLU

Su altında kaldık!

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Tamam!
Yağmur anormaldi...
Resmi açıklamaya göre son 84 yılın en ağır yağışı...
Tamam!
Metrekareye 260 kg yağış düştü mü, yer yer sel oluşması kaçınılmazdır...
Ama şunu da kabul edelim...
Sadece çarşamba gününün yağışı değil...
Bir kez daha gördük ki...
İstanbul'un büyüme ve gelişme biçimi fena hâlde anormal!

***

Şunu da not edelim...
Hiç öyle "komplo" falan deyip burun kıvırmayın!
Sel vursun, vurmasın...
İran-İsrail (ABD) savaşı başladığından beri yağışların karakteri değişti...
İlkbaharda da, yaz boyunca da bütün bölgede yağmurlar alışmadığımız bir karakterdeydi...
Yağmurların "yapılabilir" ve "yönlendirilebilir" olduğu iddialarını hafife alacak bir dönemde yaşamıyoruz artık...

***

Dönelim yine İstanbul'a...
Kentin eski mahalleleri dereler kapatıldığı, su tahliye kanalları yeterli olmadığı için sular altında kaldı...
Kentin yeni yerleşim bölgelerine gelince...
İşyerinden yarım saat uzaklıktaki yeni taşındığı semtine ve oradaki evine üç buçuk saatte zar zor varan arkadaşlarım var.
Neden?
Çünkü bu semtler de açık dere yataklarının yanı başlarına inşa edilen yüzlerce siteden oluşuyor ve derelerden taşan su bu sitelere ulaşmayı engelledi...
Nasıl adında dere olan eski mahallelerin sele kapılmasında şaşacak bir şey yoksa, adında "vadi" olan pek havalı zengin semtlerin AVM'lerinin garajlarını su basmasına da şaşmamalı...
Vadiye yapmışsın, vadinin deresini de caddeye çevirmişsin işte!
Başka ne olabilirdi ki?

***

Sel felaketiyle doğrudan işi olmayan İstanbullular da yollarda perişan oldular.
Bu kentte (şehir yok, betondan bir kent burası) otoyollar ve caddelerin yeniden planlanması gerekiyor.
Mevcut yollar bu kenti taşıyamıyor.

***

Ah, bir de Sarıyer Ayazağa'da ve Beykoz'daki birçok eski mahallede yeni bir felaket tehdidi var!
Ne mi?
Zaten çökmesi an meselesi olan eski apartmanların ve işyerlerinin altı şimdi su ve çamur dolu...
Yetkililer işin bu yanını asla ihmal etmemeli!..

***


NOT DEFTERİ
Zamanın hızı içinde kaybolmak istemiyorsan, durup hiçbir şey yapmadan beklemeyi öğrenmelisin. Gerçek özgürlük bir şeyleri kaçırma korkusu bittiği an başlar. (BYUNG-CHUL HAN / Yorgunluk Toplumu)

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA