Türkiye'nin dünya genelinde kültür üretiminde önemli bir konumda olması gerekiyor. Uzun zamandır aynı cümleleri kurup duruyoruz: Kitap okuma oranları düştü, gençler ekran başında kayboldu... Dünyayı gezmiş biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim Londra'dan Tokyo'ya New York'tan Seul'e kadar birçok etkileyici kültür mekanı gördüm ama Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi dünya standartlarının üzerinde bir yapı. Hep içimden geçirmiştim İstanbul'da da böyle bir vizyon alanı olsa diye. Ve o güzel haber geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Sayın Emine Erdoğan'ın teşrifleriyle hayata geçirilen TOGEMDER tarafından yürütülen "Okul Kütüphaneleri Projesi" kapsamında Üsküdar Mihrimah Sultan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Kütüphanesi'nin açılış törenine katıldım.

ÖNEMLİ ROL OYNUYOR
Emine Erdoğan'ın kültüre olan ilgisi ve desteği takdire şayan. Kütüphane açılışında konuşan First Lady'imiz Emine Erdoğan'ın söylediklerinden aklımda kalanlar şöyle: "Kitapların büyülü dünyasına adım attığınızda o dünyanın büyük bir parçası olursunuz, fikir hayatınız, gönül eviniz ihya olur. Keşfedileceklerinizin sınırsızlığını bilmek öğrenme aşkını her zaman taze tutar o nedenle kütüphane okulların kalbidir ruhudur, can damarıdır. Bir ülkenin entelektüel sermayesi işte bu şekilde artar. Kütüphanelerin kapıları öğrenmek isteyen herkese açıktır. Bu örnek projenin temelinde de böyle bir felsefe var. Öğrenciler için sık sık çalacakları bir dost kapısı yapmayı hedefliyor.
Atölye çalışmaları söyleşiler yazar buluşmaları gibi faaliyetlerle büyük cazibe merkezi haline getiriyor. Her birinde bulunan en az 4 bin kitaplık koleksiyon, öğrencilerin eğitim hayatlarına büyük katkılar yapacak kalibrededir. Bu kitaplar elden ele geçecek yüzlerce binlerce öğrencinin zihnine tohumlar ekecektir. Bu tohumların meyvelerini niteliği artan bir toplum olarak toplayacağız. Türkiye Yüzyılı hedefimizi gerçekleştirmede bu kütüphaneler önemli bir rol oynayacaklar.

Bir öğretmen kütüphanede raflar arasında dolaşan bir öğrenciyi daha önce hiç duymadığı bir kitapla tanıştırdığında sadece görev tanımını yerine getirmiş olmuyor medeniyet ufkunu genişletiyor, ülkenin aydınlık geleceğine ışık oluyor. Bu nedenle her bir öğretmenimize kütüphanecimize ve ülkemizin eğitimcilerine özverili çalışmalarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Sayın Emine Erdoğan hanımefendi konuşmasında öğrencilere kitap okumalarını tavsiye ederken "Bazen Evliya Çelebi'nin Seyahatlerinde yolculuk yaparsınız bazen Nurettin Topçu'nun Cemil Meriç'in düşünce koridorlarında bazen Mevlana'nın gönül bahçelerinde gezersiniz bazen de Sezai Karakoç'un Necip Fazıl'ın mısralarında büyük fikirlerle derin hislerle tanışırsınız" dedi.
DÜNYAYA YÖN VERECEĞİZ
Kültür üretimi sadece okumakla değil okuduğunu dönüştürmekle mümkün. Kütüphaneler bu dönüşümün laboratuvarları bana göre. Belki yıllar sonra bu açılan 22 kütüphaneden birinde oturan bir genç bilimde, sanatta, edebiyatta dünyaya yön verecek. O zaman dönüp "Evet vizyon güzeldi ama daha güzeli o vizyonun hayata geçmesiydi" diyeceğiz. Çünkü gelecek yüksek sesle değil derinlikle inşa edilir. Ve derinlik her zaman bir kütüphanede başlar.