Türkiye'nin en iyi haber sitesi

MEVLÜT TEZEL

Şike mi, bahis mi?

'7258 sayılı Kanun'a muhalefet', 'evrakta sahtecilik suçuna iştirak' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlarından gözaltına alınan hakem Yasin Kol'un inanılmaz para trafiği de ortaya çıktı.
MASAK raporuna göre 2012-2026 yılları arasındaki çok sayıda işlemde, 84 milyon 181 bin 512 TL 'lik işlem hacmi yaptığı görülüyor.
14 yıl uzun bir zaman dilimi gibi görünebilir; ama işlem hacminin 2020 yılından sonra belirgin biçimde arttığı, artışın 2024–2026 döneminde hızlandığı, 2026 yılında ise yaklaşık 22,3 milyon TL girişe karşılık 40,8 milyon TL çıkış olduğu belirlendi.
Tam da Kol'un kariyerinde yükselişe geçtiği ve büyük takımların maçlarını yönettiği yıllar.
Asıl ilginç olan ise Kol ile aynı maçta görev alan hakemler arasındaki para transferleri.
Kol ile en az bir maçta görev alan ve kendisiyle para transferi eşleşmesi bulunan 64 kişi tespit edildi.
Aynı maçta görev yapılan kişilerle gerçekleştirilen 50 banka işlemi, ortak maçın üç gün öncesi ile iki gün sonrasındaki altı günlük zaman dilimine denk geliyor.

Bu detay çok şeyi anlatıyor!
Hakem maaşıyla 84 milyon liralık banka işlem hacmine ulaşmak çok zor!
Peki, kirli işlere bulaşsanız parayı IBAN ile mi yoksa elden mi alırdınız?
84 milyon TL belki de buzdağının görünen kısmı!
Asıl Kol'un ve yakınlarının mal varlıklarına bakılmalı!
Elbette suçu ispatlanana kadar herkes masumdur. Kararı hukuk verecek.
Ancak MASAK raporuna göre Yasin Kol adına 11 bankada 50 hesap kaydı ve 41 farklı IBAN bulundu. 41 farklı IBAN çok anormal bir durum!
Birileri Kol'a şike yapması için para mı veriyordu yoksa bahis oynanıp kazanılan para mı paylaşılıyordu?
Bakalım soruşturmadaki diğer hakemlerin hesaplarından neler çıkacak?
Görünen köy kılavuz istemez!
Şu an tutuklu bulunan Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu ve bazı hakemler büyük kirli işlere karışmış gibi görünüyorlar!
Umarım bu soruşturmada sonuna kadar gidilir.
Gündoğdu ile Yasin Kol gibi hakemlerin arkasında kimin olduğu ortaya çıkar.

***


ARAÇTA HANGİ RENK EN GÜVENLİ?
Avustralya'daki Monash Üniversitesi'nin Kaza Araştırma Merkezi, araç rengi ile trafik kazası riski arasındaki ilişkiyi inceledi.
17 yıllık polis kayıtlarındaki 175 bin kazaya dayanan çalışmada, araç renkleri görünürlük düzeylerine göre değerlendirildi.
Uzmanlar renk farkının tek başına belirleyici olmadığını, sürücü davranışının daha önemli olduğunu vurguluyor.
Ancak 175 bin kazada en az kaza yapanların beyaz renkli araçlar olduğu ortaya çıktı. Her rengin kaza riski beyaz araçlarla karşılaştırıldığında ise siyah araçların kaza riski beyaz araçlara kıyasla yüzde 12 daha yüksek çıktı.

Bunu yüzde 11 ile gri, yüzde 10 ile gümüş, yüzde 7 ile mavi ve kırmızı takip etti.
Yeşil renk de beyaza göre daha riskli renkler arasında yer aldı.
Özetle istatistikler beyazın yolda en kolay fark edilen renk olduğunu gösteriyor.
Diğer renkli araçların çoğu, beyaz renkli araçlara göre ortalama yüzde 10 daha fazla kaza geçirmiş.
Zaten dünya genelinde otomobil alınırken yüzde 35–38 arası oranla en çok tercih edilen renk de beyaz.
Güneş ışığını yansıtması, toz/çizik gösterme riskinin düşük olması da beyazı en çok tercih edilen renk yapıyor.
Otomobil alırken renk faktörünü de dikkate almakta fayda var.

***


16 BİN TL!
Bazen gece yarısından sonra bir arabanın yüksek egzoz sesi, birçok insanı uykusundan uyandırıyor.
Ne yazık ki aracında mevzuata aykırı değişiklik yapıp gürültü çıkarmaktan zevk alanlar var.

Peki, bu ihlaller nereye ve nasıl bildiriliyor? Öncelikle aracın videosunu ya da fotoğrafını çekip plakasını almanız gerekiyor.
Sonra 112'yi arayıp şikâyette bulunabilirsiniz.
Egzoz sesiyle insanları rahatsız etmenin cezası 16 bin TL. Ayrıca araç 30 gün trafikten men ediliyor.

***


KİRA DAVASINDA EMSAL KARAR
İstanbul'daki iş yerini 2005 yılında kiraya veren mülk sahibi, kiracının 2021'de aylık 22 bin lira kira ödediğini, bu tutarın emsal kira bedellerinin oldukça altında kaldığını belirterek mahkemeye başvurdu.
Mülk sahibi, kira bedelinin 39 bin liraya çıkarılmasını talep etti. Davaya bakan sulh hukuk mahkemesi, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin son olarak 2018'de yenilendiğini dikkate aldı.
Mahkeme, son sözleşmenin üzerinden dava tarihi itibarıyla 5 yıl geçmediği gerekçesiyle "Kira sözleşmesindeki artış şartına göre hesaplama yapılması gerektiğine" karar verdi.

Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin verdiği kararı hukuka aykırı bularak bozdu. Dairenin kararında, 6098 sayılı Kanun kapsamında tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmalarının, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki 12 aylık ortalamalara göre değişim oranını aşmaması şartıyla geçerli olduğu belirtildi.
Bu kuralın bir yıldan uzun süreli kira sözleşmeleri için de uygulanacağı kaydedildi.
Özetle yerel mahkeme olaya "Son imza ne zamansa hayat o zaman başladı" felsefesiyle yaklaşmış. Yargıtay ise "Geleceğe Dönüş filmi çekmiyoruz, mazisi olan ilişkinin kirası da emsale bakar" diyerek noktayı koymuş. Kiracı ve gayrimenkul sahipleri arasında yaşanan anlaşmazlıklar son dönemde çok arttı.
Daha önce de yazdım; zengin ünlüler bile kiraladıkları eve adeta çöküp düşük kiralar ödüyorlar.
Kira sözleşmeleri ve tarafların haklarını belirleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 299. ve 378. maddeleri bazı adaletsizliklere yol açıyor. Bu maddeler gözden geçirilmeli!
Kiracı ve mülk sahiplerinin eşit haklara sahip olduğu, her şeyin net bir şekilde belirlendiği bir kanun çıkarılmalı.

***


İZ BIRAKAN SÖZLER
"Bir toplum gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa, doğruyu söyleyenlerden o kadar nefret eder." (George Orwell)

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA