Jean Teulé'nin "İntihar Dükkânı" romanındaki Tuvache ailesinin işi akıl almaz intihar yöntemleriyle ölüm satmaktır. Zaten dükkânlarında neşe ayıp, mutluluk şüpheli, iyi olan her şey ticari sabotajdır.
Bizde de buna benzer tezgâh açmış bir "siyasi esnaf zümresi" var.
Kötümserlik bunlarda ekmek kapısından da öte dünya görüşüne, hatta tapınağa dönüşmüş durumda.
Aslında "kötümserlik" de değil, düpedüz felaket sevdası.
Demem o ki mesele sıradan bir muhalif refleksle izah edilemeyecek kadar vahim.
O kadar ki, Fetullah'ın o meşhur "Evlerinize ateşler yağsın" bedduası yerde kalmasın diye "Malatya'da bu yıl kayısıları don vurdu, hiç kayısı yok!" veya "Trafik kazaları arttı..." diyen o FETÖ'cüler kadar irrasyonel hâl almışlar.
Vaktiyle ünlü bir adamları bu hâllerini şu veciz ifadeyle özetlemişti: "Bu hükümet dünyanın en doğru işini bile yapsa bizim bu hükümeti alkışlayacak hâlimiz yok..."
Yazık ki alkıştan geçtik, atmadıkları pislik kalmadı.
***
Yerli otomobil çıktı, "Öküz arabası" diye burun kıvırdılar. İHA-SİHA yapıldı "teneke" yaftası yapıştırdılar. Köprü yapıldı "Doğa yok edildi" dediler.***
En sevdikleri şey memleket yandı, bitti, kül oldu mavalı okumak. En nefret ettikleri de ferahlatıcı, güzel olan her gelişme.