YAZARLARMETİN SEVER
METİN SEVER
Yazıyı Dinle
İletişim
SMS: MS yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
Camekanda yaşamak
Günahsız kapitalizm!
Haftanın çinekopları!
Haftanın 'duası'

Camekanda yaşamak

Eskiden mahallelerde 'örtük mahremiyet' olurdu. Komşular birbirlerinin ne yaşadığını bilirdi, duyardı. Ama kimse durumu faş etmezdi, 'görünür' kılmazdı. Ta ki, arada bir husumet çıkıncaya kadar. O vakit, pencereden pencereye kavgalarda bazı kirli çamaşırlar dökülürdü ortalığa. Yani iyi kötü bir mahremiyet duygusu vardı. Her şey sebilhane bardağı ortalığa saçılmazdı. 'Koca bir mahalleye' dönen günümüz dünyasında ise her şey ortada: 'Şeffaf!' Magazin basınının gözü önünde. Semt pazarlarındaki gibi seç beğen al cömertliğinde. Ayrıca mahallenin 'Twitter Caddesi'nden, 'Facebook Sokağı'ndan kim ne zaman ne yapmış dakika dakika izlemek mümkün. Eski mahalleden farklı olarak herkes kendi kendini faş ediyor artık. 'Görünüyorum o halde varım' durumu. Görünmeyen buharlaşıyor! Varlığının bir anlamı kalmıyor sanki. Hadi Başbakan'ın CHP'ye dediği gibi söyleyelim; 'ontolojik' sorun yaşıyor. Bu 'ruhsal pornografi' hali aklıma Walter Benjamin'i getirdi. Benjamin, 1926'da, yani büyük Ekim Devrimi'nden dokuz yıl sonra Rusya'ya gider. Devrimin sorunlarının kapalı kapılar ardında halledilmeye çalışıldığı bir dönemdir. Canı sıkılır. Bu arada Moskova'da kaldığı otelde bazı kapıların hep aralık olduğunu görür. Araştırınca bu odalarda, hayatları boyunca kapalı mekanda kalmamaya yemin etmiş Tibetli rahiplerin kaldığını öğrenir. Ve şu sonuca varır: "Bir camekanda yaşamak kusursuz bir devrimci erdemdir. Bu da bir sarhoşluk hali, çok ihtiyaç duyduğumuz bir ahlaki teşhirciliktir." (Son Bakışta Aşk, Metis Yayınları) Sovyet rejimindeki kapalılık, Benjamin'i ahlaki teşhirciliği, özgürlüğün teminatı olarak görme noktasına getiriyor. Ancak, Benjamin'in "Camekanda yaşamak," dediği, bu olmasa gerek. Göründüğün kadar var olabildiğin, 'camekan dünya' olsa olsa bir özgürlük yanılsaması. Üstelik bireyin 'şeffaflaştığı' bu dünyada devletlerin mahremiyeti sürüyor. Oysa galiba tersi gerekiyor. Şeffaf devlet, mahrem birey. Ve belki de artık şu sonuca varmak gerekiyor: "Mahremiyetini korumak kusursuz bir devrimci erdemdir."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Fareli köyün kavalcısı ( 26.06.2011 )
Kılıçdaroğlu seçimin 3. Ahmet'i Perinçek ise 'Türk spor basını'! ( 19.06.2011 )
Kirvem böyle yaz: Bahçeli'nin hal'i hal değil ( 12.06.2011 )
Türk 'misafirperverliği' üstüne! ( 05.06.2011 )
Kürtlere yapılacak en büyük kötülük ( 29.05.2011 )
Kadınları sevmenin zaafı! ( 22.05.2011 )
'Püskevit açılımı': Bahçeli'deki çocuk imgesi ( 15.05.2011 )
Ladin'e yargısız infaz: Mazlumun zulmü, güçlünün hukuku ( 08.05.2011 )
Toplumlar ikiye ayrılır: Yüz sürenler ve yüzleşenler ( 01.05.2011 )
Köln karşı duruyor, ya siz! ( 24.04.2011 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol