YAZARA MAİL GÖNDER Musul: Kriz ve fırsat

YAZARLAR

Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) isimli cihatçı örgütün, Irak'ın Musul kentinde hakimiyeti ele geçirdikten sonra, Türk Konsolosluğu'nu basarak rehineler alması... Bölgedeki dengeleri değiştirecektir.
Tabii bu işte bir tuhaflık var: Son aylarda ne kadar güçlenirse güçlensin, neticede bir gerilla hareketi olan IŞİD... Koskoca bir orduya sahip olan Türkiye'yi niye kışkırtsın?
Gayet anlamsız bir hareket... Belli ki bunu "birileri" IŞİD'e yaptırıyor. "Birileri" Türkiye'nin Musul ve havalisini işgal etmesini istiyor.
IŞİD'e "yaptırılan" saldırı öyle bir hamle ki... Türkiye bunu görmezden gelemez. "Rehinelerimi kurtarayım ama olayın geri kalan kısmına karışmayayım" demesi çok zor.
Çünkü Musul ve havalisi, Türkiye için herhangi bir bölge değil. Önemiyle ilgili birkaç noktayı sayalım:

Mustafa Kemal mecburdu
1)
Azınlıkta olsalar da Türklerin yaşadığı bir bölge.
2) Musul, Misak-ı Milli'ye dahildir. Bu açıdan Türkiye'nin yüzyıllık rüyasıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasına izin vermek için öne sürülen şartlar kabaca şunlardı: a) Komünizme katılmayacaksın, b) Halifeliği terk edeceksin, c) Musul'da hak iddia etmeyeceksin.
Mustafa Kemal şartları kabul etmek zorunda kalmıştı. Çünkü gücü o kadardı.
3) Türkiye artık "büyük" olmak istiyor ama kendi enerji kaynağı yok. Enerjiyi (petrolü, doğalgazı) dışarıdan aldığı sürece "oyun kurucu" olamaz. Musul ise muazzam bir petrol bölgesi... Üstelik bu petrolün üstünde Türkiye ile ilişkileri iyi olan Kürtler (Barzani) oturuyor.
İşte şimdi o Musul, hani derler ya, "altın tepside" Türkiye'nin önüne konulmuş durumda. "O bölgeyi işgal etmek için al sana mükemmel bir gerekçe" denmekte.
Not: Dışişleri Bakanlığı'ndaki (dinlenen) toplantıyı hatırlayın. IŞİD, Türkiye'nin Süleyman Şah Türbesi'ni terk etmesini istemişti. Ankara da böyle bir durumda icabında oraları işgal etme ihtimalini tartışmaya başlamıştı.
Gelin gerekçelendirme açısından iki olayı kıyaslayın: Suriye'deki "tarihi türbe" mi önemli, Irak'taki "petrol bölgesi" Musul mu?

Öcalan söylemişti
Bu olay bana, Abdullah Öcalan'ın 2013 Nevruz'unda Diyarbakır'da okunan mesajını hatırlattı. Çoğu kişi o mesajın "şiddeti bırakıp siyaset yapma" bölümüyle ilgilenmişti.
Mesajdaki başka bir noktayı çok önemsediğim için değerlendirme yazısına, "Mesajdaki Osmanlı Vizyonu" başlığını koymuştum.
Çünkü mesajında Misak-ı Milli terimini anan Öcalan, Türkler ile Kürtlerin ortaklaşa kuracağı bir siyasi oluşumdan (federasyon, konfederasyon?) söz ediyordu.
Soracaksınız: "Yani Türkiye, Kuzey Irak'ı işgal mi etmeli?" Buna evet cevabını veremem. Çünkü yukarıda belirttiği gibi IŞİD'e bu eylemi "birileri" yaptırdı. Demek ki Türkiye'nin Musul ve havalisini işgal etmesi "o birilerinin" işine geliyor. Bu durumda Ankara, Musul yoğurdunu üfleyerek yiyecektir.
Yalçın Küçük'ün yedi-sekiz yıl önce sık sık tekrarladığı sözü hatırlamanın tam zamanı: "Türkiye, Musul'u almazsa, Diyarbakır'ı verir..."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.