YAZARA MAİL GÖNDER Erdoğan'ın gönlünde yatan aslan

YAZARLAR

Şu sözü hepimiz biliriz: "Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar." Yani herkesin ulaşmak istediği büyük bir amaç vardır. (Tabii kendisi için büyük olan, başkası için sıradan sayılabilir.) Eskiden, bilhassa Kara Harp Okulu'na giren öğrencilerin gönlündeki arslanın Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmak olduğu söylenirdi:
Okul bitecek... Askeriyenin zorlu aşamalarından geçecek... Orgeneral ve ardından Genelkurmay Başkanı olacak. Bitmedi! Ve bir gün Meclis'in seçmesiyle ya da darbe yaparak Çankaya'ya çıkacak.
Bu hayal önce 1960 darbesiyle, sonra da 1980 darbesiyle de pekişti.
Ancak 2007'deki kısmi Anayasa referandumuyla son buldu. Çünkü Cumhurbaşkanını artık halk seçecekti.
Referandumla birlikte hayaller de sivilleşti! Artık her siyasetçi, "asker ne der" kaygısı taşımadan, bir gün Köşk'e seçilmeyi hayal edebilir. Etmelidir de!
Bu açıdan bakıldığında Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olmak istemesi son derece normal.
Ama onun gönlündeki arslan daha da büyük:
Türkiye'ye "Başkanlık Sistemini" getirmenin ötesinde... Cumhuriyetin 100'üncü kuruluş yılı olan 2023'e de "Başkan" olarak girmek istiyor.
Bu sürecin adımları çoktandır atılıyor. Ancak önümüzdeki cuma günü Erdoğan'ın gönlündeki arslan artık halkın önünde kükremeye başlayacak.
Başbakan Erdoğan, iki gün sonra, İstanbul Haliç Gösteri ve Kongre Merkezi'ndeki görkemli toplantıda Cumhurbaşkanlığına ilişkin "Vizyon Belgesini" açıklayacak.
Daha şimdiden "görkemli" diyoruz, çünkü toplantıda dini liderlerden sanatçılara, toplumun her kesiminden tanınmış simalar katılacak.
Bu belge aynı zamanda Erdoğan'ın 2023 yılında nasıl bir Türkiye öngördüğünü de ortaya koyacak.

Kemalizm: Sonra ne var?
Bizim burada birkaç satırla anlattığımız süreç, aslında hiç de kolay değil. Üstesinden gelinmesi gereken zorlukların birkaçını sayalım:
Köşk seçimi kazanılacak. (Bu en kolayı.)
Normal şartlarda Haziran 2015'te yapılacak genel seçimleri, AK Parti yine tek başına hükümet kuracak biçimde birinci bitirecek.
Cumhurbaşkanına "icraat" yetkisi vermeyen Anayasa, Başkanlık Sistemine uygun biçimde değiştirilecek.
2019'da genel seçimler yapılacak. AK Parti'nin eski başarılarını tekrarlaması gerekecek.
Erdoğan, 2019'daki Köşk seçimini bir kez daha kazanarak 2023'ü Başkan olarak karşılayacak.
Bu arada muhalefet partileri Erdoğan'ı ve AK Parti'yi yıpratmak için uğraşacak. Anayasa Mahkemesi kimi yasalara "dur" diyecek.
Tabii bütün bunlar yaşanırken, seçmenin en hassas olduğu konu olan ekonomide ciddi bir sorunun çıkmamasına dikkat edilecek, bilhassa işsizlik artmayacak, enflasyon kabul edilir seviyede kalacak.
Unutmadan: "Başkanlık ve 2023" olayının bir de ideolojik boyutu var ki... Onu da başka zaman konuşuruz. Ancak müstakbel tartışmamız hakkında şimdiden bir ipucu vereyim. Temel soru şu:
"Kemalizm'in yerini ne alacak?"


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.