YAZARA MAİL GÖNDER Solculuk, entellik, sazanlık

YAZARLAR

Adamlar belgelemek için gazeteci çağırıp resim çektirmişler: Tavan süslemelerini bile tek tek numaralamışlar, üst kata taşıyıp yeniden kuracaklar.
Emek Sineması yokedilmiyor, yalnızca "naklediliyor"... Bunu da defalarca söylemişlerdi ama duymak istemeyen duymamıştı.
Buna karşılık 400 kadar kişiden imza toplandı. Bu rakam 350 olarak açıklanmıştı, sonra muhalefet gazeteleri azıcık zam yaptılar!
Cunta döneminde bu tür imzalar Ertuğrul'un Papirüs barında toplanırdı, sonradan bazıları Kenan Evren'den korkup imzalarını geri çekerlerdi... Bugün böyle bir sorun yok.
Ne istiyorlar?
Evvela, "sevgi Emek'tir" ya da "sinemanın asıl sahipleri biziz" gibi enayi sloganları atıyorlar. Hani bir gazetenin "asıl sahiplerimiz okurlarımızdır" sloganıyla kasaba yarı-aydınlarını kafakola aldığı gibi.
"Kutsal mekânımız yıkılıyor" diye saçmaladılar. Sanki cami yıkılıyordu... Aynı duyarlılık Saray Sineması yıkılırken, Yeni Melek, As ve Konak yokedilirken, Atlas küçültülürken neredeydi? Ne olmuştu Fitaş, Dünya, Site, Gazi, Kent sinemaları? Onlar mahalle ibadethanesi de, Emek bir selatin camii miydi? Emek "en fiyakalısı" olduğu için mi böyle yapılıyordu? Atlas ve Konak daha az mı fiyakalıydı?
Hayır, amaç "Tayyip'e" uyuzluk etmek.
İçlerinde "pis kapitalistler para kazanacaklar" diye uyuzluk edenler de var, "herkes imza veriyor aman ben de geri kalmayayım" endişesini taşıyanlar da, "adım geçer reklamım olur" diye umutlanan çakallar da... Emek Sineması'nın yolunu bilmeyen ama bu konuda yazı yazan taşra aydınları da... Düzenlenen eylemde, sinemanın s'siyle ilgisi olmayıp, aylarca tutuklu kalmış olmanın hıncını polis arabasına tekme atarak çıkarmaya çalışanlar da görüldü.
Kambersiz düğün olmaz, Zülfü de var tabii.
Bunlar seçim önceleri de toplarlar bu tür imzaları, biz aşağıda imzası olanlar oyumuzu CHP'ye vereceğiz... Her seferinde de şişer kalırlar.
"Sinemanın restore edilerek korunmasını" istemişler, zaten inşaat firması da aynı şeyi söylüyor. "Öyle yapacağız" diyor.
I ıh, kesmiyor.
Amaç kendince solculuk, kendince entellik etmek. Solla uzaktan yakından ilgisi olmayan bazı para babası sanatçılar da eyleme katılmışlar, Kemalizm gayretiyle.
Bakınız, bu işin dört çözümü var:
Bir: Emek sineması yokedilir. Ona biz de bozuluruz.
İki: Bugünkü haliyle olduğu gibi metruk bırakılır, içinde fareler cirit atar.
Üç: Sökülüp üst katta yeniden kurulur, yürüyen merdivenle bir zahmet çıkıverirsiniz... Belki o arada kitapçıya da uğrarsınız.
Dört: Olduğu yerde restore edilir ve 875 seyirci yerine her seansta en fazla 85 seyirci gelir, yani Hikmet Bey salonu dolduramaz, İsmet Kurtuluş iflas eder. Böylece pis kapitalistler de para kazanmamış olurlar, yani devrim gibi bir şey!...
İmzacılardan Derya Alabora, "buradan da para kazanılmayıversin" demiş.
Tabii. Zararı Derya kendi çantasından karşılayacaksa, neden olmasın?
Derya'da para yoksa, gene imzacılardan Cem Yılmaz'da çoktur, ondan alırsınız.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.