YAZARA MAİL GÖNDER Uyuzluğun dibi

YAZARLAR

Muhalif basında dün bir haber yayınlandı: "Atatürk'ün benzeri gözaltına alındı!" Haberi bizim arkadaşlar da laf olsun diye, magazin niyetine gördüler ama birinci ve 32. sayfada küçük ve tırnak içinde... Yani hafiften dalgamızı geçerek... Muhalif gazeteler büyütebildikleri kadar büyütmüşler.
Çünkü amaç şunu dedirtmek: "Vay vay vay... Yetişin a komşular, iktidar artık arslan gibi Atatürkçüler'i Silivri'lere tıkmakla yetinmiyor, Atatürk'ün benzerlerini de derdest etmeye başlamış!"
Efendim, Atatürk'e benzerliğiyle tanınan bir vatandaş varmış, Göksel Kaya adında biri, biz tanımıyoruz. Baktık, evet son dönemlerini andırıyor gerçekten...
Kendisi amatör oyuncuymuş, kimisi de sinema sanatçısı demiş.
Bu vatandaş geçen gün İzmit adliyesinde ifade vermiş. Adliyede mi mahalle karakolunda mı, onu da tam anlayamadık. Eee, ne var bunda?
Bir şey yokmuş canım, acar muhabir, Kaya'nın "İstanbul'da geçen bir olay için ifade verdiği anlaşıldı" diyor. Daha önce çağırılmış da gitmemişmiş, bu sefer "mevcutlu" olarak götürmüşler, işlem bitince bırakmışlar. Basit bir "alacak- verecek meselesiymiş" sözkonusu olan.
Vay be, demek ki Atatürk'e benzediği için değilmiş.
Ama bırak, gazetenin müşterisi olan emekli memur öyle sansın.
Öyle sansın da "iktidar Atatürk'e benzeyen kim varsa içeri tıkıyor" diye sinirlensin. O sinirle oyunu da CHP'ye, pardon, Mustafa Sarıgül'e versin.
Bu, zavallılığın dibi midir yoksa uyuzluğun dibi mi, ona da bizim okurumuz karar versin. Muhalif basın buna benzer haltları sık sık yiyor.
Sayın Göksel Kaya, adliyeden çıkınca şöyle demiş: "Üstlendiğim misyon ve cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e olan benzerliğim nedeniyle bu özelliklerime yakışmayacak bir şey yapmam mümkün değildir."
Sözünü ettiği misyon, 23 Nisan günleri ilkokulları dolaşarak çocukları şaşırtmak, sevindirmek ve heyecanlandırmak... Zaten İzmit'e de bu amaçla davetliymiş, şunun şurasında bir hafta kalan bayram için.
Zavallı Göksel Kaya, hayatında hiçbir zaman şöyle ağız tadıyla kafayı çekemeyecek, sigara içemeyecek, kumar oynayamayacak, karıya kıza yan bakamayacak, geceleri dağıtamayacak, "kop kop" yapamayacak...
Çünkü ülkemizin en birinciye gelen Atatürkçü'lerinden Turgut Özakman Beyefendi Hazretleri ne buyurmuşlardı bakalım? "Atatürk'ü oynayacak sanatçının içkisi, sigarası, kumarı, gece hayatı, kötü alışkanlıkları olmayacak" demişlerdi...
Özakman oynamayı yalnızca sinema ve tiyatroya mı münhasır tutuyor, yoksa 23 Nisan müsamerelerini de bu kapsama alıyor mu bilmiyorum ama, Göksel Kaya ayağını denk alsın.
Öyle ödenmemiş çek-senetti, trafik kazasıydı, komşuyla kavgaydı, evsahibiyle maraza çıkarmaydı, ona buna borç takmaydı falan gibi suçlar kendisine yasak!
Sonra düşersin adliyeye, gazeteci arkadaşlar da "Atatürk'ü gözaltına aldılar" diye kıyameti koparırlar.
Aynı mantıkla, Ronaldo'ya çok benzeyen Adanalı gencimiz Gökmen Akdoğan da bundan böyle bütün mahalle maçlarında çok iyi top oynamakla yükümlüdür! Bizden uyarması...
Bendeniz şimdi bu acar gazeteci arkadaşlardan, 19 Mayıs şenliklerinde Dolmabahçe rıhtımında Atatürk kılığına giren tiyatro oyuncusu hakkında da savcılığa suç duyurusu beklerim: Adam Osmanlı subayı kılığında dolaşıyor, devrimlere aykırı!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.