YAZARA MAİL GÖNDER Necilere bırakalım?

YAZARLAR

Bir araştırma yapmışlar, Türk halkı Ermeni kırımına nasıl bakıyor?
Yüzde 9 çıkmış, "soykırımı kabul etme" yanlısı.
Bu fikre gele gele her on Türk'ten ancak biri gelmiş diyebiliriz.
Gene aynı oranda da "1915 yılında ölenler için Türkiye özür dilemeli" fikri çıkmış.
Herhalde aynı kişiler.
Bundan azıcık fazlası da, yüzde 12 oranıyla "üzüntü bildirmeli ama özür dilememeli" demiş!
Daha da yüksek oranla (yüzde 23), halkımız "o dönemde ölen tüm Osmanlılar için üzüntü bildirilmeli" diyor, yani hem Ermeniler hem Türkler için...
Buna yakın bir oranla (yüzde 21) "Türkiye hiçbir adım atmamalı" diyenler çıkmış...
Yüzde 25'inin de bu konuda fikri yokmuş. (Bendeniz "fikri olmayan" insanlara bayılırım, tam benim ilacımdır.)
Postalcılar sevinmişler, kabul edenlerin yüzde 9 çıkmasına... "Halkımız tuzağa düşmedi" diyorlar.
Yurt dışı destekli Fethullahçı liberaller üzüleceklerdir, "o kadar uğraştık, demek ki halkın ancak onda birini etkileyebilmişiz"...
İktidar ne diyor?
Gene yaklaşmakta olan geleneksel 24 Nisan muhabbetine 18 Mart şenlikleriyle cevap vermeye hazırlanıyor. (İkisi de 1915... Çanakkale'de çarpışmaların başlamasıyla İstanbul'da Ermeni aydınlarının derdest edilmeleri arasında bir ay bile yok...Talat Paşa, müttefikler Çanakkale'yi geçip İstanbul'a girerlerse Ermeniler'in onlara yatacaklarından korkmuştu.) Muhalefet ne diyor?
CHP içinde her kafadan bir ses çıkıyor.
CHP ne diyeceğini bilemiyor.
Şafak Pavey, Sezgin Tanrıkulu falan, soykırımı kabul etmekten yana. Hrant Dink'i anma töreninde bu yönde bir pankart açtılar.
Fakat bunları disiplin kuruluna sevketmek istemiş milliyetçiler, niçin MHP'ye katılmadıkları merak konusu olanlar.
Emine Ülker Tarhan ayrıldı, Süheyl Batum kovuldu ya, şimdi de partinin milliyetçi kanadı, tıpkı Demirel'in 1971 yılında Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamı için "üçe üç" diye tutturması gibi (Menderes, Polatkan ve Zorlu'ya karşı Gezmiş, Aslan ve İnan), bu sefer "ikiye iki" diyor...
Tarhan ve Batum'a karşı Pavey ve Tanrıkulu! Hadi bakalım kolay gelsin.
Peki biz ne diyoruz?
Ne Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne gireceği vardır, ne de şu soykırım meselesinin bir sonuca ulaşacağı...
Bu pilav daha tankerle su kaldıracaktır.
Her sene aynı temcit pilavı kazanı da konulup kaldırılacaktır.
Yeter, bıktık. İşine gelmeyen nasıl "tarihçilere bırakıyorsa", biz de oluruna bıraktık.
Kürt meselesini çözelim, Ermeni meselesini de gelecek kuşaklara bırakırız, bizden atlar onlarda patlar.
Eee, dedelerimiz de böyle yapmadılar mı, kendilerinden atlatıp bizde patlatmadılar mı? Sırayla bu işler.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.