YAZARA MAİL GÖNDER Şaşırmayan bir ben miyim?

YAZARLAR

Birkaç gün önceydi.
CHP'nin aydınlarla yaptığı toplantıdan dönen bir arkadaşıma sormuştum: Çatı aday hakkında fikrinizi mi aldılar?
Cevap tahmin ettiğim gibiydi: "Hesapta öyle ama belli ki Kılıçdaroğlu'nun kesin bir fikri var. Çoktan karar verilmiş!"
CHP çoktandır bir müsamere partisi!
Sahnede seçmenlerine derme çatma bir oyun sergiliyorlar; asıl "oyun" ise kuliste dönüyor.
Kılıçdaroğlu bir siyasetçi değil.
Bir 'medium'.
Kendisini daha 1999'da DSP'ye teklif eden, yıllar sonra Baykal'ı devirip onu "Gandi Kemal" diye tekrar ileri süren "kadro"nun siyaset kanalı ve hizmet personeli.
Nasıl geçen sonbahar Sarıgül'ü CHP'ye empoze ettilerse, şimdi de Ekmeleddin İhsanoğlu için aynı şeyi yaptılar.

***

Şaşırdım mı? Hayır!
Dün CHP İstanbul milletvekili Melda Onur'dan, her zaman iyi haber alan Yeni Şafak'tan Abdülkadir Selvi'ye kadar birçok kişi ters köşeye yattığını söyledi.
CHP'nin toplantısına katılan arkadaşım da "Çoğunluk Yılmaz Büyükerşen'in aday gösterileceğini düşünüyor" demişti.
Oysa bu kez yerel değil, uluslararası bir ismin tercih edileceği kesindi.
Benim aklım Ertuğrul Özkök'ün 12 Ekim 2013'teki yazısında takılıp kalmıştı.
Özkök'ün yazısının başlığı meseleyi anlatmaya yeter.
Çünkü uzun bir hesabın kurgulanmış ilk adımı gibiydi başlık: "İslam'ın en barışçı yüzüne ödül."
İslam'ın en barışçı yüzü denilen kişi Ekmeleddin İhsanoğlu'ydu.
Ödül'e gelince, Washington'daki East West Institute tarafından veriliyordu.
Bu enstitüden ödül alan iki Türk var.
2000 Yılında İsmail Cem ve 2010 yılında da F. Gülen.
***

Uzun lafın kısası, müsamere devam ediyor.
Kılıçdaroğlu'nu (ve artık Bahçeli'yi de) yönlendiren kadro için 30 Mart'tan sonra seçmenin özel bir yeri ve değeri kalmadı.
Hesaplar başka bir şey için yapılıyor.
"Sonunda muhafazakâr aday bulmak zorunda kaldılar" veya "Geziciler İhsanoğlu'nu ne yapsın?" türünden yorumlara da pek aldırmamalı!
İhsanoğlu tercihini yapan esas "kadro" Başbakan'ın karşısına çıkacak bir adayın sandıkta hiçbir şansı olmadığını bilmez mi?
O halde sorulması gereken soru şudur: İhsanoğlu, uluslararası odaklar tarafından zorlanacak muhtemel bir "ara rejim" senaryosunun bugünden zihinlere kazınmak istenen aktörü olmasın sakın?
Biraz Muhammed El Baradey dersi mi çalışmalı, ne!

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.