YAZARA MAİL GÖNDER 7 Haziran sonrası Türkiye eskisinden farklı olacak

YAZARLAR

Kitaplıklar yaşanan büyük olayın ve devrim ölçüsündeki değişimin farkında olmayan ve her şeyin eskisi gibi devam ettiğini zanneden insanların öykülerini anlatan yapıtlarla dolu değil midir?
Bunların meczup ölçüsündeki şaşkınlarına bir örnek Cervantes'in "Don Kişot"u olabilir... İvo Andriç'in "Drina Köprüsü"ndeki halk da, kentlerinin Osmanlı'dan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'na geçtiğini, kapılarına numaralar yazıldıktan sonra vergi tebliğlerinin gelmesi ile intikal ederler... John Reed ise "Dünyayı Sarsan 10 Gün"ünde St. Petersburg'daki halkın Sovyet devriminin yapıldığının farkına varmadıklarını ve kentin bir yanında Kışlık Saray düşerken, merkezdeki insanların tiyatrolara, lokantalara gittiklerini anlatır.

Bizdeki uyurgezerler

Bugünün Türkiye'sinde de bazı kesimler, yaşanan büyük olayın farkında değilmiş gibi davranmıyorlar mı? Bazı siyasetçiler ve bazı yorumcular, 7 Haziran'da yapılacak genel seçimlerin eski seçimlerden farksız olacağını zannedip, eski yöntemlerle yola devam edileceği yanılgısı içinde değiller mi?
Şöyle bir düşünülebilse... "Halkın seçtiği" bir Cumhurbaşkanı'nın varlığı bile, eski siyasal yapıdan çok büyük bir farkı işaret etmiyor mu? Geride kalan siyasal döneme damgalarını vuran "Vesayet organları"nın başında Cumhurbaşkanlığı gelirken ve Çankaya "Sivil ve asker bürokratik oligarşi"nin sistemdeki ağırlığını temsil ederken, şimdi Cumhurbaşkanlığı "Halkın" ağırlığını ve iradesini simgeliyor.
Vesayet odaklarının birer birer tasfiye edildiği bir sürecin sonunda yapılacak olan 7 Haziran genel seçimleri ertesinde, kaçınılmaz olarak "Başkanlık" meselesi gündemin ön sırasında bulunacaktır.

Çözüm süreci devam edecek
Geçmiş dönemlere göre bir diğer önemli fark da, Türkiye'nin önünde "Kürt Sorunu"nun mutlaka kalıcı bir çözüme bağlanması gündem maddesi vardır... 7 Haziran seçimlerinde HDP'nin izleyeceği siyaset çizgisi ve alacağı seçim sonucu "Çözüm Süreci"ni mutlaka etkileyecektir. Eğer bu çizgi barıştan ve çözümden yana olmazsa, HDP ile Kürt seçmen tabanının birbirlerinden uzaklaştığını görebiliriz. Ve bir anlamda HDP meşru siyasetten çekilebilir ve onun yerini PKK alabilir.
7 Haziran sonrasında Anayasa'nın hukuki değil siyasal anlamının ağırlıkla ele alınacağını, CHP ve MHP'nin temsil ettikleri eski "Kurumsal Siyaset" anlayışının yerine halkın ağırlığını koyduğu "Sosyolojik Siyaset"in ön plana çıkacağını öngörebiliriz. Bu siyaset tarzının AK Parti ile birlikte yeni öğesi olan HDP'nin rayından çıkması ihtimali, şimdiden tartışılmalıdır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.