Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Dış politikada veya diplomaside söylemler bazen eylemler kadar ağırlıklıdır.
Ama bu gerçeğin farkında olmayanlar söylemlerin rüzgârına kapılırlar... Mesela CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin'in basın toplantısında söylediği gibi, "Hani Musul'da olacaktık? Türkiye hiçbir dönemde bu kadar zor durumda kalmamıştır" falan derler...
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Musul Harekâtı ile ilgili olarak vurguladığı gerçekler, 'nin harekât dışında tutulursa Irak'a karşı askeri operasyon yapacağının uyarısı değildi ki...

Önemli uyarılar
Musul Harekâtı'na ilişkin olarak 'nin duyduğu endişeleri Cumhurbaşkanı dünkü konuşmasında da seslendirdi...
"- Ülkemizin ısrarla Musul operasyonu dışında tutulmaya çalışılması, orada da DEAŞ bahanesiyle kurulmaya çalışılan mezhep çatışması kapanını bozacağımız içindir. Biz bir Sünni-Şii çatışmasına 'evet' diyemeyiz. 'Biz Şii-Sünni çatışmasına müsaade etmeyeceğiz' diyorlar. Tamam da Irak ordusu kimlerden oluşuyor. Irak ordusu Şiilerden oluşuyor.
Musul'a geldikleri zaman Sünnilerle vuruşacaklar.
Oraya Haşdi Şabi'yi sokacaklar, karşılarında kim var Haşdi Vatani. Onlar Musul'un yerli insanları. Haşdi Şabi dışarıdan geliyor. Biz yeni mezhep çatışmalarına 'evet' diyemeyiz.

Teröre destek
"- PKK'ın Suriye kolu olan PYD-YPG terör örgütü DEAŞ bahanesiyle besleniyor.
Defalarca ikaz yaptık. PYD'ye verilen silahların bir kısmı da DEAŞ'a gidiyor. Önemli bir kısmı PKK'ya gidiyor. Biz bu silahları yakalıyoruz.
Yakaladığımız zaman hangi ülkeye ait olduğunu görüyoruz. Bu konuda yaptığımız itirazlar yalan söylenerek dikkate alınmıyor. DHKP-C örgütü Avrupa'da rahatça faaliyet gösteriyor.
Eli kanlı katilleri Avrupa'da rahatça yaşıyor. Bu anlayışla terör ile mücadele mümkün mü?"

Misak-ı Milli tartışması
Dış politikada eylemler ile söylemler arsındaki benzer ilişkiyi, Cumhuriyet'in kuruluş yıllarında da görürüz. Örneğin Lozan Antlaşması sonrasında TBMM kürsüsüne çıkan Mustafa Kemal "Lozan'la Misak-ı Milli gerçekleşmiştir" deyince kapatılan Meclis-i Mebusan'dan TBMM'ye katılan Kocaeli mebusu Sırrı Bey oturduğu yerden "Hayır, gerçekleşmedi" diye bağırır. Mustafa Kemal ona "Sen Misak'ı Milli'yi nereden bileceksin" diye cevap verince de Sırrı Bey "Misak-ı Milli'yi ben yazdım" der. Mustafa Kemal bunun üzerine "Yazdın da iyi halt ettin" diyerek Sırrı Bey'i azarlar.
1923'ün gündeminde de Misak-ı Milli, dolayısıyla Musul vardı... Kısacası Musul daima 'nin gündeminde olacaktır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER