YAZARA MAİL GÖNDER Bisiklet kuramı

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Siz bu yazıyı okuduğunuzda, İzmir'den 190 kişilik bir heyet olarak Diyarbakır'da olacağız.
Bir günlük Diyarbakır ziyaretine, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu öncülüğünde, meslektaşlarımız, çeşitli sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, siyasiler, ilçe belediye başkanları katılıyor.
Heyette, Türkiye'nin ilk köy tiyatrosu ünvanını taşıyan Bademler Köy Tiyatrosu oyuncuları ile Ege Üniversitesi Konservatuvarı Türk Halk Oyunları Bölümü sanatçıları da bulunuyor.
CHP'nin, adına ister 'barış', ister 'çözüm süreci' deyin; parti politikası olarak konuyla ilgili net bir duruşu olduğunu vurgulamak olası değil. Kendi seyrinde akan bu sürece yönelik, çeşitli eleştiriler gündeme getirilirken, ortada üretilmiş alternatif yol da yok.

DEĞERLİ SİNERJİ

CHP'nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun ise partisinden daha anlamlı duruşu var. Kocaoğlu; "Biz ülkemizde kalıcı barışın sağlanabilmesi için, bu süreçte en etkin adımların, yerel yönetimler tarafından atılması gerektiğine inanıyoruz" diyor.
Olumlu bir bakış açısı. Özellikle iki ayrı noktada bulunan İzmir ile Diyarbakır arasındaki kültürel, sosyal iletişimin artması, insanların birbirlerini daha yakından tanıma fırsatı elde etmesi, barış sürecine katkı sağlayacak, artı değer üretecektir.
İzmir'de yaşayan çok sayıda Kürt kökenli yurttaşımız var. Bu kentte, farklı dinden ve farklı köklerden gelmiş insanlar, asırlardır barış içinde yaşadı.
Aslına bakarsanız, Diyarbakır da; o coğrafyada tarihi 12 bin yıla uzanan, her dönemde farklı inançlardan ve uluslardan insanların, barış içinde yaşadığı bir şehir. Bu açıdan İzmir ile Diyarbakır arasında oluşacak sinerji, önümüzdeki günlerde daha çok değer taşıyacak.
Gazeteci kimliğim dışında, bir yurttaş olarak da barış sürecini destekliyorum. Unutmayalım ki Reyhanlı ve benzeri örnekler dışında, bu ülkede terör nedeniyle tam 5 aydır kimsenin burnu kanamadı. Annelerin, babaların, eşlerin, çocukların, nişanlıların, sevgililerin yürekleri yanmadı. Elbette hiçbir şey kolay olmayacak. Dün Diyarbakır'dan gazeteci dostlarla konuştum. Kent tamamen barışa, huzura odaklanmış durumda; herkes, yanlış bir şey olmasın diye dua ediyor. Bütün gözler geri çekilme sürecine endekslenmiş.
Diyarbakırlılar, geleceğin barış ve kardeşlikle inşa edileceğine inanıyor.
Sağduyulu olmalıyız. Barışın toplumun tüm kesimlerince kucaklanması çok önemli.
Unutmayalım ki Türkiye'nin yaşadığı sürecin benzerlerini yaşayan ülke sayısı çok.
En önemlilerinden biri İngiltere- Kuzey İrlanda örneği. Geçtiğimiz günlerde BBC Türkçe'de üç yıl önce yayınlanan bir dizi yazıyı yeniden okudum. Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair'in 10 yıl boyunca Kuzey İrlanda baş görüşmecisi olan Jonathan Powell'ın aktardıklarını çok önemsedim. İngiltere'nin barış ile sonuçlanan süreciyle ilgili şu değerlendirmeyi yapmış:
"Görüşmelerde, süreç çok büyük önem taşır. Ben bunu 'bisiklet kuramı' diye adlandırıyorum. Ne kadar zor olsa da, bisikletin pedalını hep ileriye doğru çevirmeniz gerekir. Bisiklet devrilirse, tekrar düzeltmeniz ve ileriye doğru yol almanız zorlaşır.
Barış, sonuçta, bir olay değil, bir süreçtir.

Bu süreçte adım adım güven duygusu inşa edilir. Kalıcı bir çözüm bulabilmek içinse, hem siyasi hem de kişisel anlamda, epeyce bir acıyı içinize atmanız gerekir."


BİSİKLET DEVRİLMESİN
Powell'ın yaşanmış tecrübesi çok önemli. Bisiklet hiç devrilmemeli. Çünkü aksi halde Türkiye ve insanlarımız yitirir. Bu nedenle barışa hep birlikte sahip çıkmalıyız.
Anayasa'nın daha demokratikleştirilmesi de önümüzde duruyor. Her ikisi, birbirini destekleyecek unsurlar. Önümüzdeki dönemde bu ülke buna endekslenecek.
Dilerim İzmir ve Diyarbakır, önümüzdeki aylarda barışa omuz veren en önemli iki kent olur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.