YAZARA MAİL GÖNDER İnsanlıktan çıkmanın eşiğinde miyiz!

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Cumartesi Notları

Dünya ne çok hüzünlü bir yer oldu...
Ama aynı oranda, insanlık ne kadar çok iki yüzlü...
İnsanlar, insanların öldürülmesine, çocukların katledilmesine nasıl da tepkisiz...
İnsanlık, insan olamamanın eşiğinde sanki...
Ülkeler çuvallıyor insanlık sınavında...
Kulaklar sağırlaşıyor, dudaklar mühürlü, gözler kapalı...

***
Dün bir gazetemiz, Birleşmiş Milletler'in Suriye'deki katliamı duymazdan, görmezden gelmesine, "Birleşmiş Maymunlar" başlığını atmıştı...
Gerçekten öyle: İki yüzlü 'Birleşmiş Maymunlar...'
Bu hüzünlü hazan ortamından, bazen bir şeyler okuyarak uzaklaşabiliyor insan...
Doğu'nun büyük yazarı Sadi'nin (1193-1292) Bostan adlı eserini karıştırıyordum.
Sadi'nin asırlar önce yazdıkları, günümüzde hala tazeliğini koruyor.
Sadi'nin 'meseller'i öylesine güzel ki...

***
İşte 'Su Damlası Gibi Olabilmek" adlı mesel:
"Bir buluttan denize bir damla su damladı.
Damla denizin büyüklüğünü, genişliğini görünce utandı ve şöyle dedi:
'Denizin bulunduğu yerde ben kim oluyorum!
Doğrusuna bakılacak olursa o var iken ben yoğum.
' Su damlası kendisini hakir gördüğünden, sedef onu bağrına basarak naz ile besledi ve felek onu öylesine yükseltti ki, padişahların tacına layık bir inci oldu.
Evet damla kendisini alçak saydığı ve gördüğü için yükseldi, yokluk kapısını çaldı ve var oldu."

***
Sadi'nin "Ateşböceği" isimli minik meseli ise şöyle:
"Arkadaş! Belki görmüşsündür.
Bağlarda, dağlarda geceleyin bir böcek çıra gibi parlar.
Birisi ona:

-Ey parlayan böcek, dedi. 'Niçin gündüz çıkmıyorsun, saklanıyorsun?'
Bak, yer mahlukatından olan ateşböceği, bu soruya arifane ne cevap verdi:
-Ben gece gündüz sahradayım, meydandayım. Bir yere saklanmıyorum.
Ama güneşin ışığı yanında görünmez oluyorum."

***
Sadi'nin aşağıdaki 'Yol Gösteren Nasihatler'i de, özellikle yönetenler için:
"Sakın gaflet uykusuna dalma.
Milletin başında bulunan zata uyku haramdır.
Her zaman için halkını düşün.

Zamanın kötü şartlarının sana üstün gelmesinden kork.
Not: Sadi-i Şirazi, şair, yazar, aynı zamanda bir filozof. İran'ın Şiraz kentinde doğmuş. Otuz yıl boyunca Hindistan ve Kuzey Afrika'yı dolaşmış. Günümüzde üzerinde en çok konuşulan ve Batı dillerinin tümüne çevrilen başlıca eserleri Gülistan ve Bostan. Moğol ve Haçlılar ile yapılan savaşlara katılmış. Haçlılar'a esir düşmüş, dikkat çekici bir kişilik.

Verilen öğütte kötü bir niyet, fena bir maksat yoksa, o öğüt ilaç niyetine geçer; hastalığı giderir."


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.