Türkiye'nin en iyi haber sitesi

İzmir'de bir zamanlar, 'Dokuz Eylül Vapuru' vardı.
Karşıyaka'da, 1976 yılında Alaybey Tersanesi'nde doğmuştu. 2013 yılında, veda etti İzmir Körfezi'ne... Ah o, ne çok güzeldi... Zaten simgelediği bir 'kuğu' gibi, süzülürdü İzmir Körfezi'nde. İçinde yalnızlıklar, aşklar, kederler, sevgiler, sevgisizlikler taşırdı.
Her şeyi taşırdı içinde; hayatı kucaklardı Dokuz Eylül Vapuru. Onunla, Pasaport'tan Karşıyaka'ya; köpüklü suları yara yara gidebilmek, müthiş bir keyifti.
Martılarla yarışır gibi, denizin üzerinde, sonsuzluğa uzanır gibi, gitmek, gidebilmek... YILLARCA, AKSATMADAN
İşte bir gazeteci, bir İzmir araştırmacısı, bir hatırat arşivcisi, bir yazar, güzel yürekli bir kültür adamı, bir şair... O 'Dokuz Eylül Vapuru' ile hep aynı saatte, aynı zaman yağmurları altında, Karşıyaka İskele'den, Pasaport'a doğru yolculuk yaptı. Gazetesine gitti...
Akşamları aynı saatlerde, aynı vapurla döndü Karşıyaka'sına...
Hem de yıllarca, hiç aksatmadan tekrarladı bunu.
Vapurda gazete yazılarını, kitaplarını tasarladı.
Bir çay ve simit eşliğinde, kafasından geçen dizeleri not etti bir kenara.
Güneşin batışını izledi, dalgaların gizemle renklenişini.
Attila İlhan'ı, kaptanı, anımsadı belki.
İçli bir dizesini mırıldandı.
Belki de esmer bir kadına aşık oldu tutkuyla; bazen sarışınlaşan o vapurda. Ve şimdi işte o şair; (her ne kadar kendisini 'şair' değil, 'şiirsever' olarak kimliklendirme müvetazılığını gösterse de), 1974 ile 2014 yılları arasında yazdığı, yani tam 40 yıla sığdırdığı şiirlerini, çocuksu saf, yalın bir arzuyla, 'Dokuz Eylül Vapuru' adı altında kitaplaştırdı.
Sonunda bugüne dek yayınlanmış sekiz şiir kitabından, bir güldeste oluştu.
Tarihten, kültüre uzanan; kentlilik bilinci ile insan hikayelerini kucaklayan; ömrü boyunca durmadan İzmir için değer üreten bu güzel adam; 1970'li yılların başında başladığı lirik şiir serüvenini, hep özlediği Dokuz Eylül Vapuru ile 660 sayfalık yeni kitabında taçlandırdı.
Sevgili Yaşar Aksoy'un her zaman, her noktada İzmir şehri ile aşkların ışığında buluşan naif şiiri, bir ömür serüveni olarak toplandı böylece, gözümüzün önünde.
İşte o kitaptan, bir de kitabın adını taşıyan bir şiir.
Yani 'Dokuz Eylül Vapuru':

seni bekliyorum
yağmurlu konak iskelesi'nde
saat kulesi'ne bakıp seni özlüyorum

seni bekliyorum
hüzünlerimle pasaport iskelesi'nde
teknelere dalıyorum martılardan seni istiyorum
beyaz tenine yakışan şiirler buluyorum

seni bekliyorum
yapayalnız alsancak iskelesi'nde
sahile vuran efkarlı dumanını gözlüyorum
ılık gövdeni arıyorum, bacaklarını, kollarını

seni bekliyorum
şenlikli karşıyaka iskelesi'nde
ansızın çıkıp geliyorsun, denizin ve aşkın kadını
saçlarını okşuyorum, kucaklayıp gövdeni öpüyorum
bergama, sur, efes, dokuz eylül hepinizi seviyorum

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER