YAZARA MAİL GÖNDER Armut yönetimi

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Böyle bir kavram yok.
Ancak olmalı... Zira ülkeler, kurumlar ve şirketler kadar, süreçler, ürünler, hatta ürettiğiniz armudu dahi yönetmek zorundasınız.
Peki, armut yönetimi derken neyi kastediyorum?
Bir örnek üzerinden yürüyelim... 1990'lı yılların sonu... Türkiye, ihracata dayalı büyümeyi anlamaya başladığı, Gümrük Birliği üyesi, gelişmekte olan ülkelerin yıldızı olduğu zamanlar...
Uşak, Anadolu Kaplanlarının yeşerdiği ortamlardan biri... Öne çıktıkları ürün; kumaşlık deri.
512 işletme, bu işi yapıyor ve kumaşlık deri ihracatından başı çekiyor. Peki, bunu nereye ihraç ediyor?
Neredeyse tek ülkeye; Rusya'ya...
Ve bir sabah Pasifik'ten başlayan "küresel çöküş" ile önce Malezya, ardından Rusya dibe vurunca, tek pazarını kaybeden Uşak, iflas ediyor. 14 işletme, zar zor ayakta kalabiliyor. Diğerleri, çalışanlarını eve gönderip, tesislerin borçları karşılığı fabrika anahtarlarını bankacıların önüne fırlatıp, sistemi tasfiye ediyorlar.
Sebep? Çok basit... Uşak; kumaşlık deriyi yönetememiştir.
Tek ürün zaten riskli iken tek pazara sıkışıp kalmanın ufuksuzluğuna kurban olmuştur. Aradan geçen uzun yıllar sonra belini doğrultabilmiş ve bugün aldığı derslerle yoluna devam edebilmiştir.
Ödediği "öğrenim maliyeti" ise fazla yüksek olmuştur.
Bugün armut, Bursa'nın elindeki değerlerden biridir. Şükür ki tek değeri bu değildir ancak armudu küçümseyip, bu alanın "yönetilmeye değer bulunmadığı" bir zihin yapısı ile kentin ekonomisi zarar görecektir.
Bu açıdan Suriye'ye bağlanan umutlar Deveci Armudu özelinde, "yönetilmesi gereken alan" ihtiyacını belirginleştirdi ise, bunu birilerinin yapıyor olması lazım gelmez mi? Bunu, kim, nasıl yapacak?
Bunu, Ankara veya bakanlık mı yoksa bizzat işin aktörleri mi gerçekleştirecek?
Fındıktan örnek veriyorum.
Dünya fındık rekoltesinin üçte ikisi, 2 kenttedir ve bunlara biz Giresun, Ordu diyoruz. Fakat gel gör ki fındığın fiyatını tek fındık ağacı olmayan Frankfurt tayin etmektedir. Peki sebep? Akılsızlık mı? Evet, becerip fındığın piyasasını oluşturma dinamiklerini sağlamadığımız, kısa vadeli bakışımız ve hükümetin ağzına bakma kolaycılığımız, fındıkkıran balesi yaptırıyor üreticiye... Çünkü fındığı yönetmiyoruz.
Tıpkı, deveci armudu üzerinden tehlike çanlarını görüp, yarına yönelik tedbir geliştirmediğimiz gibi... Bu alanda çalışan, üreten, işleyen ve ihraç eden, değer zincirinin aktörleri, bir araya gelip ortak akıl oluşturmadıkça, armuttan kent ekonomisine akması gereken fayda, riske atılmış olacaktır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.