Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Şımartılmanın ekonomiyle ya da Bursa ile ne ilgisi var, diyebilirsiniz fakat eğer dünyanın üçüncü büyük zengini Warren Buffet, şımartılmaktan söz ediyorsa, incelemeye değer...
Şımartmak "gereğinden fazla motivasyon" olarak tanımlanabilir. Eğer beklenti yönetiminden söz ediyorsak, şımartılmış kesimlerin gösterebileceği davranış bozukluklarını da tanımlamış oluyoruz. Buffet'in küresel kriz başladığında sarf ettiği "ABD Kongresi süper zenginleri kollamaktan vazgeçsin" sözleri, fedakârlığın toplumun her kesimine eşit paylaştırılması yönünde bir "çağrı" niteliği taşıyordu.
Kendisinin ödediği verginin, şirket çalışanından daha düşük, adeta "komik" kaldığını itirafla Buffet "zenginlerden daha fazla vergi alınsın" çağrısını yapıyordu. Bu çağrısını duyan Obama; zengin vergisini seçim stratejisine koymakla kalmayıp hayata geçirme dirayetini de gösterdi. Bizde bile zengin vergisi çalışmaları başlatılmış durumda...
Bugün Buffet'in söylediği şımartılmışlık olgusu, kendi yakın tarihimizde fazlasıyla "örneklendirilebilecek" öykülerde görülebilir. Hatta ekonomiyi emanet ettiğimiz bir bakan, "bu devlete vergi verecek kadar enayi değilim" diyebiliyordu. Neden? Çünkü son derece şımartılmıştı. Kamu bankaları ona bağlıydı, onun yandaşlarına kredi vermeyeni, makamına vekil göndererek dövdürtebiliyordu. Benzer şımartılmayı bugün, vergi özelinde, "fazlasıyla" görebiliyoruz. Mesela bir avukat ya da doktorlar... Genellemeden kaçınmak için vergisini hakkıyla ödeyenleri özenle ayrı tutarak... Sabahtan akşama dek muayenehanesinde adeta para basan, vizitesi 150-600 lirayı bulan doktor, üstelik nakit topladığı para karşılığında, neredeyse bir asgari ücretlinin vergisini öder. Neden? Çünkü onları çok şımartmışızdır. Ellerinde tuttukları "tanrısal" bilgi ile bu şımartılmışlığı "hak ettiklerini" düşünürler. Fatura istediğinizde ya da kredi kartı uzattığınızda bu astronomik vizite ücretlerinin üstüne bir de "vergi farkı" koyarlar.
Peki ya şu ağlaya ağlaya zengin olmayı şiar edinmişler? Hükümetlere, medyaya, bizlere, "yatırım yapmam yoksa" şantajıyla, elektriği ve arsayı bedava isterler. Kendilerine getirilmiş teşviki, "küçümser" ve "daha... daha" diye lobi yaparlar.
Şımarma,şımartılmayı hak edenler için "gerekli motivasyon" olabilir. Ancak bizdeki örnekler ne yazık ki böyle gelişmiyor. Şımartma, risklidir ve şımartılanın aklını başından almanın, gereği yoktur.
İster sevgili, ister yatırımcı ister zengin olsun... İster Bursalı işadamı veya Mudanyalı turizmci... Hak edene, hak ettiğince...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER