YAZARA MAİL GÖNDER Yoko 'Yok olmaz' diyor!

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

Eldekinin kıymetini bilmeyip kaybettikten sonra dövünmek, en yaygın insan davranışı. Aşkta da, doğada da, bu böyle! İstanbul Modern'deki Yok Olmadan sergisi, doğa ve devamlılık üstüne düşündürüyor, hem Yoko Ono da orada!

Roberta Joan Anderson desek, kimseler bilmez. Ama Joni Mitchell dediğimizde tanıyanı, dinleyeni, seveni çıkacaktır muhakkak. Sekiz Grammy ödülünü boşa vermezler. 70'li ve 80'li yıllarda pek çok albüm çıkaran, 'her parmağında ayrı marifet' (Şarkıcı, söz yazarı, müzisyen, ressam) bu lepiska saçlı, billur tınılı, Kanadalı ablanın Big Yellow Taxi diye bir şarkısı vardır. 5 Haziran'a kadar İstanbul Modern'e gidip de alt kattaki Yok Olmadan isimli sergiye inerseniz, sizi o Kocaman Sarı Taksi'nin sözleri karşılayacak: "Cennete kaldırım döşediler / Bir de otopark kondurdular / Bir pembe otel, bir butik / Bir de gümbür gümbür gece kulübü..." Nakarat: "Hep böyle değil midir gidişat / Bilmezsin eldekinin değerini / Yok olmadan / Cennete kaldırım döşediler / Bir de otopark kondurdular..." Devam: "Aldılar bütün ağaçları / Kodular Ağaç Müzesine / Milletten bir buçuk dolar / Kestiler sırf onları görmek için..." Nakarat... "Oy çiftçi çiftçi / Bırak o DDT'yi elinden / Elmalarımda benekler olsun varsın / Kuşlarla arıları bırak ama bana / N'olur!" Nakarat... "Geçen gece geç vakitti / Dış kapı çarptı, işittim / Geldi kocaman sarı bir taksi / Aldı götürdü evimin direğini..." Ve nakarat: "Hep böyle değil midir gidişat / Bilmezsin eldekinin değerini / Yok olmadan / Cennete kaldırım döşediler / Bir de otopark kondurdular..." Sonradan ahlayıp vahlamak, hakikaten de en yaygın insan davranışı. Eldeyken kıymetini bilmemek ve kaybettikten sonra dövünmek: Bir klasik... Aşkta da, doğada da! Sevgilide de, lüferde de!

Yok olmama ve Yoko Ono

Yok Olmadan sergisi, adını Joni Mitchell'ın nakaratından alıyor. Doğanın önemine, değerine ve iş işten geçmeden, yitip gitmeden yapılabileceklere dair fikir veriyor. Ekosistemle ilişkimizi gözden geçirtiyor. Adının altında yazdığı gibi: "Doğa ve Sürdürülebilirlik Üzerine Bir Sergi" bu. En çarpıcı işlerden biri, Yoko Ono'nun Ex It'i. Hem ürperten hem ümit veren bir yerleştirme bu. Sanki mezarlıktasınız; farklı ölçülerdeki ahşap tabutlar yan yana dizili (Kadın, erkek, çocuk). Ama içlerinden çıkan zeytin ağacı fidanları hayatın devamlılığına işaret ediyor. Bir süreklilik olarak yaşamın ta kendisini anlattığını söylüyor zaten Yoko Ono da (Evet John Lennon'unki; ta kendisi).

Hayat alanları

Yine İstanbul Modern'de, Yok Olmadan ile iç içe geçmiş bir de güncel fotoğraf sergisi var: 'Habitat'. Gündelik konuşmalarda çok cümle içinde kullandığımız bir kelime değil ama bir organizmanın yaşadığı ve geliştiği yer demek özetle habitat. Popülaritesine rağmen 'yaşam alanı' da çok haz ettiğimiz bir tamlama değil; hele ki inşaat sektöründeki coşmuş kullanımıyla kabak tadı verdi. O yüzden 'hayat alanı' mı desek acaba, 'yaşam yeri' mi, yoksa kelimelere bu kadar takılmamalı mı? İşte bunlar üzerine farklı bakış açıları gösteriyor bu sergi. Kerem Ozan Bayraktar'ın klimalarına kayıtsız kalmak zor. İlk dergicilik günlerimde birlikte çalıştığımız Gündüz Kayra ile son gazetecilik günlerimde birlikte çalıştığımız Serkan Taycan'ın bu sergide buluşması da, kişisel tarihimin devamlılığı açısından ayrıca ilk sergiye bağlanıyor, bu da hoş bir durum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.