YAZARA MAİL GÖNDER Zeki Alasya'yı kutlamak

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

Hafta başı, Beşiktaş Belediyesi'nin iyice geleneksel olmaya başlayan saygı gecelerinden birindeydik. Bu kez Zeki Alasya için... Akadlar Kültür Merkesi denen küçük ama son derece işlevsel ve sempatik salon, orada hiç görmediğim bir kalabalığı karşılamaya çalışıyordu ve pek de başaramıyordu. Öyle ki gecelerin hazırlayıcısı Faruk Şüyun'un çağrısıyla, bir kısım seyirci gelip sahnede oturdu. Elbette böyle olacak. Konuşmamda da dediğim gibi, bir Zeki Alasya kolay yetişmiyor. O ve elbette Kemal Sunal, Metin Akpınar, Halit Akçatepe, Şener Şen, Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan vb. sanatçılar, yıllar boyu bu milleti güldürürken duygulandırmayı, ağlatırken mutlu etmeyi başardılar. Kolay iş değildir bu, belki düpedüz ağlatmaktan daha zordur. Ve sahneden beyazperdeye, oradan küçük ekrana kimbilir kaç kuşağın kaç bireyinin gönlüne girdiler. Akadlar salonunun lafı mı olur... Güzel bir geceydi. Ben bir yaş günü kutlaması nedeniyle, konuştuktan hemen sonra ayrılmak zorundaydım, öyle de yaptım. O güzel konuşmaları dinleyemediğim için çok üzgünüm. Ama bir incelikten söz etmeden geçemeyeceğim. Bu mazeretimi -mecburen!- Faruk'a bildirmiştim. Biz salondayken bir hanımefendi, üstelik bizzat Alasya'nın eşi, getirip bir kutu içinde pastamızı vermez mi? Çok mahçup olduk, buradan yine teşekkür ediyorum. Ama o gece pastalar ikiydi. Meğer sevgili Halit Kıvanç'ın da yaşgünü değil miymiş? O pastasını ilk konuşmayı yaptığı sahnede aldı. Ve laf arasında, sözümona çaktırmadan, yaşını söyleyiverdi. Evet, 18 Şubat gecesi Halit Kıvanç tam 88 yaşına basmış! Der miydiniz? Hele o son derece akışkan, esprili ve zarif konuşmasını dinlerken? Evet, halkımızın gönlünde yer etmiş bu insanlara buradan bir kez daha sevgilerimi yolluyorum. Bence dünya çapında bir konuşma ustası olan Halit Kıvanç'a... Ve o gece de hatırlattığım gibi, tam 17 filmi de yönetmiş olan ve bunların arasında Doktor veya ilk 12 Eylül filmlerimizden biri olan Dikenli Yol da bulunan Zeki Alasya'ya daha nice ömürler, nice başarılar.

NEBİL'DEN YENİ BELGESEL
Yorulmak bilmez insanların bir başkası olan Nebil Özgentürk de yakında (mart başında) CNN Türk'te yayınlanmaya başlanacak olan yeni belgeselinin tanıtımı için güzel bir kokteyl verdi. Tüm belgeselin de ardındaki sponsor olan Denizbank tarafından Feriye Restoran'ın bir bölümünde yapılan kokteyl son derece düzeyli ve kaliteliydi. Yıllar boyu Bir Yudum İnsan, Türkiye'nin Hatıra Defteri, Dünya Bir Oyun Sahnesi gibi uzun soluklu belgesel diziler sunan Özgentürk, bu kez Türk tarihine özenle seçtiği bir avuç sanat insanı açısından bakan Sanatımızın Hatıra Defteri belgeselini sunuyor. Asıl bölüm, o sanatçının özünü veren tam bir belgesel yaklaşım... Sonunda ise herbiri özenle seçilmiş ve büyük bir makyaj ustalığıyla o kişiliklere benzetilmiş çağdaş ünlülerin oynadığı birer canlandırma bölümü var. Kimler kimler yok ki... Osman Gidişoğlu'nun canlandırdığı Yahya Kemal'den Beyazıt Öztürk'ün canlandırdığı Abdülhak Hamid'e, Ayberk Atilla'nın canlandırdığı 'çellist' İnönü'den Orhan Alkaya'nın canlandırdığı Can Yücel'e, Güven Kıraç'ın canlandırdığı Aziz Nesin'den Tarık Akan'ın canlandırdığı Attila İlhan'a, Hüseyin Avni Danyal'ın canlandırdığı Münir Nurettin'den Bülent Fil'in canlandırdığı Ruhi Su'ya, Menderes Samancılar'ın canlandırdığı Cevat Şakir'den Rasim Öztekin'in canlandırdığı Ahmet Arif'e, Serra Yılmaz'ın canlandırdığı Fatma Aliye'den Ayşe Arman'ın canlandırdığı Denizkızı Eftalya Hanım'a, Meltem Cumbul'un canlandırdığı Cahide Sonku'dan Demet Akbağ'ın canlandırdığı Müzeyyen Senar'a... Peki, Neyzen Tevfik, Orhan Kemal, Yılmaz Güney vb. ünlüleri kimler oynadı? O da sürprizi olsun, biraz bekleyin... Biz o gece Cahide Sonku ve Münir Nurettin bölümlerini izledik. Bu önemli çabada anılması gerekenler arasında, öyküleri anlatan Cihan Ünal, denemeleri sunan Haluk Bilginer, müziği yapan Can Atilla da var. Projeye inanıp arkasında duran Denizbank'a, yayınlamayı yüklenen CNN Türk'e de teşekkür etmek şart. Bu destekler olmasa, bize ulusal tarihimizi geri getiren ve ortak bir bellek yaratan bu tür çabalar da olmazdı. En büyük teşekkür ise kuşkusuz Nebil'e olmalı...

FİLMLERE SAYGISIZ YAKLAŞIM
Moda oldu: Önemli bir filmin (özellikle yerli filmler) basın gösteriminden hemen sonra burnunuza kameralar veya teypler sokuluyor ve sizden film üzerine hap görüşler isteniyor. Oysa filmden yeni çıkmışsınız, daha etkisi geçmemiş, belki üzerinde düşünmeniz ve kendinizle tartışmanız gerekiyor. Kendi adıma şöyle bir ilke edindim: Filmi sevmediysem, hele nefret ettiysem, ağzımı açmıyorum. Ağır bir laf ederek, belki pişman olacağım bir cümleyle daha gösterime bile girmemiş bir filme zarar verme olasılığı beni ürkütüyor. Ama beğendiysem, birkaç cümle ediyorum. Ne yazık ki bazen onlar da yalan yanlış çıkıyor. Geçen gün Kelebeğin Rüyası için çok beğendiğim Kıvanç Tatlıtuğ'u överken "Diğer oyunculardan açık ara önde," dediğim yazıldı. Hem de -nasıl olduysa- sahipleri de farklı olan iki gazetede birden. Böyle demedim, demiş olamam. Çünkü öncelikle tüm oyuncuları beğendim. Sadece Kıvanç'ın oyununun tam bir sürpriz olduğunu düşündüm, söyledim ve de yazdım. Ayrıca 'açık ara' deyimini hiç sevmem ve kullanmam. 47 yıldır yazıyorum, bu deyimin geçtiği bir tek yazımı bulun bakayım! Ayrıca öyle kaba, insafsız ve nezaket dışı sözler ediliyor ki... Bir yazarın ilk cümlesine bakınız: "Esnemekten çenem çıktı. Keşke bunları 100 dakika ile sınırlayabilsek." Bir eleştirmenin böyle konuşabilmesi, üstelik filmlere zaman sınırı önermesi ne acı! Sevgili meslektaş ve gazetedaşım Mevlüt Tezel'in yazısına başlık yaptığı cümleyse şöyle: "Yılmaz Erdoğan'ın hatası eşini oynatması." Neymiş? "Belçim Bilgin lise öğrencisi rolünde çok olgun durmuş." Bence Belçim de gayet iyiydi. Sinema tarihinde 10 yaş değil, çok daha büyük farklar içeren ünlü kompozisyonları saymaya sayfalar yetmez. Ve ayrıca da sanatçı bir karı-koca için böyle konuşmak centilmenliğe sığmaz. Bilmem haksız mıyım?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.