YAZARA MAİL GÖNDER Emek'i yalnız bırakmadık, şimdi de bırakmayacağız

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

Bana günün birinde Emek Sineması'nın yerine AVM yapılmak üzere yıkılacağını, Taksim Parkı'nın ağaçlarının kesilip yerine yine bir AVM kondurulacağını, kentin seyir terası Çamlıca Tepesi'ne Sultanahmet'in kopyasının inşa edileceğini söyleseler, güler geçer, bunları kötü bir şaka olarak görürdüm.
Ama tüm bu projeler gerçekleşmek üzere. Ve hepsi hemen ayni zamanda hayata geçirilmeye başlanıyor. Bakar mısınız?
Suriye örneğini vereyim. O ülkede tam bir insanlık faciası yaşanıyor. Ve Türkiye sınırlarını felaketzedelere açtı, 100 binlerce mülteciyi konuk etti-ediyor. İnsanlığa ne büyük hizmet... (Ama bırakmıyorlar ki bunları yazalım. Emek- Taksim-Çamlıca üçgeninden vakit mi kalıyor?)
Yarın öbür gün belki Suriye'de savaş bitecek. Ama kültürel altyapı diye bir şey kalmayacak. Belki sinema-tiyatro salonları pek yoktu. Ama bir bakacaklar ki ne eski çarşıları kalmış, ne tarihi camileri. Ne müze kalmış, ne mezarlık. Ne park var, ne havuz...
Allah'a şükür ülkemizde böylesi bir savaş yok. Ekonomik durumumuz ise birçok ülkeyi kıskandıracak kadar iyi. Peki, o zaman niçin eski yapılarımıza, kültür mekanlarımıza veya doğal güzelliklerimize bu kadar acımasız yaklaşıyorsunuz? Bizim hakkımız değil mi: Yıllardır gezdiğimiz parkı, büyümesini gördüğümüz ağaçları, içinde binlerce film izlediğimiz bir sinemayı veya sayısız repliğin hâlâ yankılandığı bir tiyatroyu, hep ve her zaman yerinde bulmak? Kimi zaman bilgisizlikten, kimi zaman üç-beş kuruşluk rant uğruna bunları gözden çıkarmanın, sonunda aydınlara karşı açılmış topyekun bir savaşa dönüştüğünü fark etmiyor musunuz?

10 BİNLER YÜRÜDÜ
Aydınların büyük kesimi bunlara karşı çıkarken, kronik bir iktidar düşmanlığıyla davranmıyor. Tersine, iktidarın özellikle savaşa son verme ve ülkeye huzur getirme konusundaki çabalarını takdirle izliyor. Ama yöneticiler, tarihi ve doğayı koruma konusunda ne yazık ki sınıfta kalıyor. Toplumsal tarihimiz yanında kuşkusuz biraz da kişisel tarihimizi korumak, anılarımıza beşik olmuş mekanları ayakta tutmak için gösterdiğimiz çabayı bir türlü anlamıyorlar.
Oysa, 10 binlerce insan yürüdü, bir o kadar imza toplandı. Sivil toplum üzerine düşeni yaptı. Ama empati lafını dilinden düşürmeyen yöneticiler, bu konularda empati yapmayı beceremiyorlar. Ve sanki inatla, aydınları karşı cepheye itiyorlar. Yazık!..
Ben geçen gün NTV'de Yekta Kopan'ın Gece- Gündüz programında yaptığı gibi, adeta bir çığlıkla sorumlulara dönüyor, Emek kararını son bir kez gözden geçirmelerini diliyorum. Ve yazımı Sinema Yazarları Derneği'nin (SİYAD) basın bildirisinden bir bölümle bitiriyorum:
"Son beş yıl içinde Emek Sineması'yla ilgili kararların ve yıkım sürecine ilişkin uygulamaların tamamına yakınının İstanbul Film Festivali'nin hemen öncesine denk getirilmesi dikkat çekicidir. Ülkemizin en güçlü uluslararası film festivalinin "amiral gemisi" olarak da nitelenebilecek tarihi bir sinema salonuna yönelik olarak atılmış her yıkıcı adımla, genel çapta bir kültürsüzleştirmeye, sinemasızlaştırmaya, festivalsizleştirmeye, sanatsızlaştırmaya biraz daha yaklaşıldığı açıkça ortadadır. Emek Sineması, yedinci sanatın sembolüdür; yerine dikilmesi öngörülen AVM, kapitalist barbarlığın utanç ve ruhsuzluk anıtından başka bir şey olmayacaktır.
Sermaye-devlet-hükümet-belediye-ajans işbirliğinin bu süreç içindeki "kamuoyunu ikna etme" girişimleri de amacına ulaşamamıştır. Çeşitli sivil toplum kuruluşları, başta SİYAD olmak üzere sinema örgütleri ve sinemaseverlerimiz, Emek Sineması'na sahip çıkma konusunda örnek bir duyarlılık sergilemişler, bir sinema salonu için dünyada benzeri görülmemiş uzun süreli bir kampanya yürütülmüştür. Emek'in yıkımında payı olanlar, destek verenler ise şimdiden tarihsel utançlarıyla başbaşa kalmışlardır.
Gelinen son noktada SİYAD olarak, ilk kazmanın vurulduğu anda da tüm dostlarıyla birlikte Emek Sineması'nın yanında olacağımızı ilan ediyoruz. Emek'i hiçbir zaman yalnız bırakmadık, şimdi de bırakmayacağız."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.