YAZARA MAİL GÖNDER Yaşasın, çorba buz gibi!

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

Hayatım boyunca çorbayı çok sıcak içtim. Bir restoranda çorba önüme ılık getirildiğinde geri gönderdim. Ama küresel ısınma kapıya dayandı, dumanı tüten çorbanın mertliği bozuldu. Doğa gecikmiş yaz ve düşük giden sıcaklık ortalamalarının yarattığı kaybı birkaç haftada kapatmaya kalkınca, sıcak çorbanın düşüncesi bile insanda sauna duygusu uyandırır oldu.
Biz Türkler sıcak çorbanın sayısız çeşidini biliriz. Her yöremizin ayrı sıcak çorbası vardır ama konu soğuk çorbalara geldiğinde, İspanyolların soğuk domates çorbası gazpaço hatırlanır. Yöre yemeklerini bilenler soğuk yoğurtlu yarmalı çorba, soğuk ayran aşı, soğuk erişteli tutmaç çorbası gibi birkaç yöresel yoğurtlu çorbanın adını sıralar. Yaz aylarında sofraların gedikli eşlikçisi cacığı çorbadan saymak hemen akla gelmez. Oysa İspanyolların gazpaço'su varsa, bizim sarımsağı karar, zevke göre kıyılmış dereotu ya da taze nane ilaveli, üzerine mis gibi sızma zeytinyağı gezdirilmiş fazla koyu olmayan cacığımız var ve onun bir kasesi bile insanın canına can katar.
Yabancılar Türkiye'nin soğuk çorbası olarak cacığı bilir. Bizse onu salatalar kategorisine sokarız. Aynı kategoriye sulu Gavurdağ salatası da girer ki bana kalırsa onun da usulünce hazırlanmış iyi bir örneği İspanyolların gazpaço'suna fark atar. Yöresel çorbalarımızdan Hatay'ın haşlanmış kabağını ve sulandırılmış süzme yoğurt ve nane ile yapılan çoban çorbasını da biraz daha lezzetlendirecek olursak, onu da pekala uluslararası soğuk çorbalar kategorisinde yarıştırabiliriz.
Soğuk yaz çorbalarının uluslararası düzeyde en ünlenmişi gazpaço kuşkusuz. İspanya'nın Sevil, Cordoba gibi en sıcak yörelerinde doğmuş bu çorba. Dolayısıyla dumanı tüten kış çorbası olmasını zaten beklememeli. Özetle domates, salatalık, zeytinyağı, dolmalık biber, sarımsak, bağlayıcı olarak da ufalanmış ekmek kırıntısı ya da önceden pişirilip koyulaştırılmış mısır unuyla yapılan bir çorba bu.

HERKESİN SOĞ UK ÇORBASI VAR

Dünyadaki soğuk çorbaların önemli bölümü domates ya da salatalık gibi çiğ sebzelerle yapılmıyor. Örneğin Fransızların vichyssoise adlı soğuk çorbaları patates püresi, pırasa, muskat baharı, krema, acısos, karabiber ve tuz ile hazırlanıyor. Meraklısı bunu buz gibi soğuk seviyor. İspanyolların bir de ajoblanco adlı sarımsak severleri mutlu edecek türden bir soğuk çorbaları var. Ajoblanco yumuşatılmış beyaz ekmek, dövülmüş badem ve sarımsak ile yapılıyor. Kaliteli zeytinyağı, tuz, karabiber ve sirkeyle de tatlandırılıyor.
Polonyalıların chlodnik çorbası dana eti, pancar, karides, haşlanmış katı yumurta, salatalık ve ekşi krema ile hazırlanıyor ve iyice soğutulmuş olarak kaşıklanıyor. Yunanların tarata'sı ise kabukları soyulmuş patlıcanlar ve dolmalık biberlerin bol zeytinyağında pişirildikten sonra yoğurtla sulandırılıp sarımsak, tatlı kırmızıbiber, toz nane ve tuzla lezzetlendirilmesinden oluşuyor.
Slav ülkelerinin de bir soğuk çorbası var; okroşka diyorlar. İsim, Rusça küçük parçalara doğramak sözcüğünden türetilmiş. O da çiğ ve pişirilmiş malzemelerin birlikte kullanıldığı bir çorba. Salatalık, taze ve kuru soğan, haşlanmış patates, sığır ya da dana eti, sosis ya da jambon, Slavların siyah ekmek ya da çavdar ekmeğini fermente ederek yaptıkları alkolsüz içecek kvass, tüm malzeme servise çıkmadan hemen önce bir araya getiriliyor. Ekşi krema ilave edilerek yeniyor. Kvass yerine sirke da kullanılabiliyor.
Çorba denince sıcak ve yoğun bir yemek hayal eden Almanların zevkine hafif, soğuk çorbalar pek uymuyor. Ama onların da yemeğin sonunda tüketilen harika tatlı soğuk çorbaları var. Örneğin Almanya'nın yanı sıra İskandinav ülkelerinde de yapılan rote grütze denen karışık böğürtengiller çorbası sıcak havada insanı serinletirken, yenen ağır bir yemeği de bir anda bastırıyor.
En sıcak havada bile vazgeçemediğim tek bir çorba var o da işkembe çorbası. Gerçi onu bile öğle sıcağında kaşıklamak aklımdan geçmiyor ama akşam hava serinlediğinde, canım işkembe çorbasını çektiğinde, en lezzetli soğuk çorba bile bir anda aklımdan siliniveriyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.