YAZARA MAİL GÖNDER Futbol sadece futbol değildir

YAZARLAR

Bir kent, ancak futbol ile hayata bağlanıyorsa, toplum onunla ağlayıp onunla çılgınca seviniyorsa, onu hayatının ön sırasına itiyorsa; bazen isyanına araç, bazen kaybetmişliğine kader arkadaşı, bazen de sevincine neden oluyorsa o sadece futbol olamaz. O hayatın ta kendisidir!

Yıllar oldu futbolla seyirci olarak ilişkimi nihayete erdireli… Hatırı sayılır bir zaman sonra ilk kez ilk kez pazar akşamı Trabzonspor- Fenerbahçe maçını seyretmek için televizyon karşısına geçtim. Yalnız yine bu iki rakibin tarihî bir maçıydı yıllar önce futbolla olan ilişkimde çok ciddi bir kırılmaya neden olan.

1996 yılıydı. Trabzonspor şampiyonluğa doğru adım adım yaklaşıyordu. Son üç maç kalmıştı ve Trabzon Avni Aker'de Fenerbahçe'yi ağırlayacaktı. Trabzon maçtan beraberlikle ayrılsa bile şampiyonluğu kucaklayabilecekti. Ve bilindiği gibi Trabzon maçı kaybetti ve şehir bir anda hüsrana boğuldu. Tam 12 yıl sonra şampiyonluk gelecekti, o yıl da olmadı.

O gece kötü haber Akçaabat'ın Düzköy beldesinden geldi. 12 yaşındaki Ortaokul öğrencisi Hüsnü Civelek, kaçan şampiyonluk nedeniyle, evin üst katına çıkarak, kapının arkasına astığı iple intihar etmişti. Bu haber benim hayatım boyunca unutamayacağım bir vukuat olacak, futbol ile olan ilişkimi yeniden sorgulayacak ve futbolu artık, izlemekten zevk aldığım bir spor olmaktan çıkacaktı. Ertesi gün o haber Show TV'de birinci haber olarak yayınlandıktan sonra hayatımda birçok şeyin değiştiği süreç başlamış oldu. Ve ben o tarihten sonra stadyumda toplam olarak ya üç ya da beş maç seyredebildim. Stadyumun kapısından içeriye girmek hiç istemedim. Her genç gibi futbol ile ilişkim çocuk yaşta başladı, profesyonel futbolcu olmaya ramak kala bırakmış ve izleyici olarak büyük hevesle takip etmekteydim. Stadyumdaki uğultuları duydukça, televizyon ekranlarında futbol maçlarını gördükçe, kısaca futbol aklıma geldikçe 12 yaşında kapı arkasında hayatına veda eden Hüsnü gözümün önüne dikiliveriyordu.

İstanbul hegemonyasına karşı Trabzonspor tavrı!

Tam 18 yıl geçti aradan ve ben pazar akşamı yine ilginç bir tesadüf ki; yine Trabzon- Fenerbahçe maçını seyretmek için ekran karşısına geçtim. Ekranda ilk anda futbolculardan ziyade Hüsnü'nün o güzel masum yüzünü gördüm. İrkildim. O gün ve o gece, zihnimi yeniden kapladı. O karanlık gecede kaybolan Hüsnü'yü hatırladım. O gece kaybolan umutları, heyecanları, hoyratça sevgileri hatırladım. O gece uzak diyarlara giden çocukların şampiyonluk hayallerine dalıp dalıp gittim. Bu duygularla 90 dakikayı izledim. Maçı mı izledim yoksa o karanlık geceyi mi hatırladım tam olarak belli değildi. Ama maçtan çok fazla bir kadraj aklımda kalmadı, kala kala o eski evin üst katındaki kapı kaldı aklımda.

Futbol Trabzon için sadece futbol değildir. Bir yaşam bicimi, sosyolojik bir anlam hatta politik bir tavırdır. İstanbul hegemonyasına karşı bir adres bir tavırdır.

Bir kent, ancak futbol ile hayata bağlanıyorsa, toplum onunla ağlayıp onunla çılgınca seviniyorsa, onu hayatının ön sırasına itiyorsa, bazen isyanına araç, bazen kaybetmişliğine kader arkadaşı, bazen de sevincine neden oluyorsa o sadece futbol olamaz. O hayatın ta kendisidir. Futbol bu kadar büyük ve yüce olamaz. Trabzon'da futbol ve Trabzonspor bir yaşam biçimidir. Bazen sevinir bazen üzülür hatta kahrolur insanlar. Ama tıpkı hayat gibi. Bazen hayattan umudunu kesenler olur onlar üst katta kapı arkasında bize hep sevdayı, bağlanmayı takımın taraftarı olmayı hep hatırlatırlar. Onlar o kentin semalarında dolaşan, her yeni doğan çocuğa anlatılan acı dolu hikayelerdir. O hikayeler belki de o kentin kulağına her an üflenir.

Tam 18 yıl geçti aradan… Ne o geceyi nede üst kattaki kapı arkası zihnimden çıktı. Tam 18 yıl önce Trabzon- Fenerbahçe maçı ile futbolla arama uzun bir mesafe koydu, Pazar akşamı yeniden onunla yüzleşmeyi karar verdim. Ve ilginç bir tesadüftür ki yine aynı takım karşıdayken…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.