Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SÖZÜN ÖZÜ ÜNAL ERSÖZLÜ (EGE)

Havamız çok temiz farkındalığımız az

Dünya Sağlık Örgütü 91 ülkeden 1100 şehir arasında uzun süren ciddi bir 'hava kirliliği' araştırması gerçekleştirdi. Sonuçları iki gün önce açıklanan, Türkiye'nin de dahil olduğu bu araştırmada, ülkemiz 66 mikrogram ile havası kirli ülkeler arasında çıktı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), yeryüzünün hava kirliliği açısından en yaşanmaz kentinin ise İran'da olduğunu bildirdi. İran'ın güneybatısındaki bir milyon nüfuslu Ahvaz kentinin, partikül madde miktarı yıllık ortalama 372 mikrogram olarak belirlendi. Dünya Sağlık Örgütü'nün Türkiye'de 'hava kirliliği' sınavına soktuğu şehirler arasında, İzmir havası en temiz kent çıktı.
(Kanımca WHO'nun bu verilerini, teması sağlık olan EXPO 2020 adaylık dosyasında da değerlendirmek çok faydalı olur, ilgililere önerelim.)
Şaşırtıcı bir şekilde, havası iflas eden en kötü durumdaki kentimiz ise Van.

***

İstanbul'un durumu da 'hava kirliliğinde' parlak sayılmaz.
Bu haber üzerine, İstanbul'da yaşayan Vanlı işadamı bir dostum aradı; "Havası en temiz şehirde yaşıyorsunuz. Bize bakın, hem ana yurdumuz Van'ın havası iflas etmiş hem de yaşadığımız İstanbul parlak değil. Gerçekten çok şanslısınız" dedi.
Evet, şanslıyız. Hem İzmir'de yaşayanlar, hem Ege'nin diğer illerinde yaşayanlar, her açıdan şanslı. Evet havamız temiz; sadece bu değil, olanaklarımız da çok, geleceğimiz ise parlak. Ama bunların tümüyle, avantajlarımız ve ekonomik konumumuzla ilgili, İzmir ve Ege olarak, farkındalığımız az. Kentimizi, kendimizi, bölgemizi, bazen kısır döngülerin tutsağı haline getirebiliyoruz. Oysa hem İzmir hem Ege Bölgesi, yaşam kalitesi ve ekonomik değerler açısından, çok 'mazeretsiz' ve çalışıldığında, gelişme çizgisinde çok iyi bir yerde duruyor. Devlet Planlama Teşkilatı'nın paylaşılan son verilerine göre 'sosyoekonomik gelişmişlik' sıralamasında Ege Bölgesi, Türkiye'nin tüm bölgeleri arasında ikinci sırada yer alıyor.
***

Aynı veriler ışığında, İzmir ise bizlerin de arada eleştirdiği bütün olumsuzluklara rağmen, 81 il arasında sosyoekonomik açıdan, hala en gelişmiş üçüncü il konumunu koruyor.
Ege Bölgesi bu sıralamada çok sayıda avantajıyla hemen öne çıkarken, İzmir'in konumu da, bir çok alanda ön sıralarda. Hatta işin güzelliği, İzmir bazı alanlarda yine Ege'nin diğer illeriyle rekabet eder durumda. Örneğin illerin rekabet edebilirliğini ölçen bazı araştırmalarda İzmir, ticaret becerisi, üretim potansiyeli, erişebilirlik endekslerinde, ülke çapında en rekabetçi ikinci il durumunda. Beşeri sermaye ve yaşam kalitesinde en rekabetçi dördüncü il olurken markalaşma becerisi ve yenilikçilik endeksinde ise Manisa ve Denizli'nin arkasında kalarak ülke çapında dokuzuncu sıraya yerleşiyor.
Ege illerinin bazı alanlarda çok daha küçük ölçekte olmalarına rağmen İzmir ile rekabet eder konumda olmaları da ayrı bir güzellik. Bu tablo İzmir'den Ege'ye bir bütün olarak bakmanın değerini de bize gösteriyor. Şurası bir gerçek ki Türkiye'nin en şanslı bölgesinde ve en özel şehrinde yaşıyoruz. Ve gelecek için gelişme noktasında, ne İzmir'in ne de Ege'nin mazereti yok. Bölgemizin ve İzmir'in kıymetini bilmeliyiz.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA