Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Siyaseti, rekabet değil düşmanlık olarak algılayanlar bu ülkede kutuplaşmanın gerçek faili. Politik kutuplaşmayı, toplumsal çatışma gibi yansıtmaya uğraşıyorlar.

Politikacıları da gazetecileri de aydınları da bunun için çabalıyor. Hâlbuki 12 Eylül 1980'den önce bu millet toplumsal kutuplaşmanın ne demek olduğunu görmüştü. Ayrılmış mahallelere farklı düşünceden ve partiden insanlar bile sokulmuyordu. Erdoğan karşıtlığında hayatı boyunca yan yana gelmeyecek tiplerin buluştuğunu görüyoruz.

***
Mesela Ergenekon, Balyoz ve KCK gibi davalardan hapis yatmış isimler bakıyorsunuz bugün Paralel Yapı'nın savcıları ile aynı safta. Oysa onları Paralel bir kinle, sahte belgelerle yıllarca Silivri'ye tıkanlar o savcılar, o emniyetçiler, o Paralel gazetecilerdi.

KCK'lı diye hapse atılan bir akademisyen bakıyorsunuz Paralel Yapı'nın televizyonunda Paralelcilerle kol kola. Aynı şekilde Ergenekon'dan yıllarca Silivri'de yatan bir gazeteci, kendisini içeri tıkan savcıyla kol kola sosyal medyada birbirilerinin yazılarını paylaşıyorlar. Bunları aynı 'cephede' buluşturan tek gerekçe; "Erdoğan karşıtlığı!"

***
Geçen hafta Mersin'de hunharca katledilen gencecik üniversite öğrencisi Özgecan kardeşimiz için kimin içi yanmadı?

Hangi partiyi desteklerse desteklesin, hangi etnik veya mezhebi kökenden olursa olsun zerre kadar vicdanı olan herkes Özgecan için gözyaşı döktü.

Hiç kimse, 'benim içim daha çok yandı' gibi bir pespayelik yapabilir mi? Bunun aksini düşünmek, bu toprakların 'sağlam mayasına' hakaret etmek demektir.

***
Özgecan'ın anne babası helak olmuş durumda. Buna rağmen sağduyularını koruyup, herkese ders olması gereken olgunlukta açıklamalar yapıyorlar. Acıları tarif bile edilemez bir ailenin hali ortada iken, siyasilerin ve medyanın bu olaydan bile kutuplaştırma veya politik rant devşirmeye girişmesi ahlaksızlık değil midir?

***
Toplumun her ama her kesiminin vicdanını kanatan böylesine vahşi bir cinayette bile maalesef toplumu ayrıştırmak için el ovuşturanlar var. Düşünsenize, Hükümet'in icraatlarına destek olan gazeteci ve yazarlara, "Bu konuda en son konuşacak olan AK Partililerdir" diyenler var.

Vahşi bir cinayet için üzülmek, söz söylemek, kelam etmek hakkı bile sadece onlarda olacak. Yani Erdoğan karşıtlığında buluşmuş kesimlerde olacak. Bu akıl tutulmasından kurtulmak gerekiyor.

Bir evladımızın ölümünü bile ayrıştırmak, ötekileştirmek ve bir kesimi 'doğal suçluymuş' gibi göstermek için kullananlara yazıklar olsun!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER