Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yeni bir yılın ilk günündeyiz. Her yeni başlayan dönem umut ve heyecan yaratır. 2014 yılının da hepimize geri dönüp baktığımızda mutlulukla hatırlayacağımız anıların birikeceği bir yıl olması dileğiyle başlayalım hem yazıya, hem de yeni yıla...
Türkiye, 2014'ü en az iki seçim yaparak geçirecek. Bu seçimlerin, geleneklerimize uygun biçimde şeffaf, katılımcı ve demokratik bir biçimde gerçekleşmesini, sandıktan çıkacak yerel yönetimlerin başarılı olmasını, demokratik meşruiyeti olan seçimler yapabilmenin mutluluğunu bir kez daha yaşamayı umut ediyoruz. AK Parti hükümetleri döneminde seçim ekonomisi uygulanması, yani seçim döneminde seçmene geçici bir memnuniyet sağlamak için kamu harcamalarının seferber edilmesi âdeti ortadan kalktı. Bu âdetin ortadan kalkması, zaten yükselmekte olan seçmen bilincini daha da güçlendiren bir rol oynadı. Artık kimse, kalıcı olmayan ve sürdürülemeyecek yatırımlara, girişimlere ve seçim vaatlerine paye vermiyor. Bunu anlayan ve buna göre davranabilen siyasi hareketler de daha başarılı oluyorlar. Türk halkının sandığa olan güveni, sağduyulu ve istikrarı öne çıkaran tavrı, eminim ki 2014'te demokrasimizin sağlamlaşmasına büyük katkıda bulunacaktır.
Türkiye'de kamuoyu, 2014'ün, Başbakan Erdoğan'ın açıkladığı gibi bir "özgürlükler yılı" olmasını bekliyor. Bu beklentiler, garip vesayet sistemleri oturtma girişimleri karşısında çok daha güçlendi. Kişisel hak ve özgürlükler alanı ne kadar genişlerse, demokratik tartışma ortamı ne kadar halk yığınları tarafından rahatlıkla benimsenir hale gelirse, Türkiye'nin iç barışını, istikrarını ve ilerlemesini sağlaması da o denli kolay olacak.
Kürt sorunu konusunda, varılmış olan uzlaşma noktasının çok daha ileriye götürülerek, akan kanın durmasının da ötesine giden bir birlikte yaşama modeli oluşturulması, hiç şüphesiz Başbakan Erdoğan'ın ve AK Parti'nin siyasi tarihimize en büyük, en önemli katkıları haline gelecektir. Başbakan'ın ifade ettiği gibi, Aleviler başta olmak üzere toplumda kendini "azınlık" gibi hisseden tüm kesimlerin, bu algılamalarını aşacak bir özgürlük ortamı sağlanması hiç şüphesiz Türk demokrasisinin vereceği en önemli, en dönüştürücü sınav olacak. Meşruiyetini demokratik seçimlerden alan bir hükümetin, yeni vesayet girişimlerine göğüs gererek yapacağı bir dönem yaşayacağımızı öngörebiliyorum.
Uluslararası planda, son derece olumsuz bir ortam olduğu açıkça görülüyor. İlkeli davranmak için güçlerini ve tavırlarını ortaya koymaktan çekinmeyen ülkeler var. Fransa ve Türkiye'nin Suriye konusundaki tavırlarını buna örnek olarak verebiliriz. Ancak ne ABD, ne de AB içindeki ülkelerin önemli bir kısmı, dış siyasette destek olmadıkça yapılabilecek girişimler havada kalıyor.
2014, sürdürülebilir bir dış siyaset oluşturulması için, demokratik ülkelerin birbirleriyle olan ilişkilerini daha da güçlendirmeleri gerekeceği bir yıl olmaya aday görünüyor. Başta Kıbrıs sorununun aşılması olmak üzere, komşu ülkelerde akan kanın durması, İran'ın normalleşme süreci gibi çok önemli kilometre taşlarıyla bezenecek bir 2014 bizleri bekliyor.
Yeni yılın, yükselen ve kendisine güneşte bir yer edinmek isteyen Türkiye için özgürlükler, demokrasinin sağlamlaşması, toplumsal barış ve uluslararası planda yeni dinamiklerin yakalandığı bir yıl olmasını temenni etmek bana heyecan veriyor. En önemlisi de, AB ile olan ilişkilerin hayatiyet kazanmasının ötesinde, taze bir ivme yakalayacağı yeni bir yıl hepimize kutlu olsun.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER