YAZARA MAİL GÖNDER Mustafa olayına yorumlar...

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Muhteşem Yüzyıl'da Şehzade Mustafa'nın öldürüldüğü sahne, tartışılmaya devam ediyor. Okurumuz Füsun İnci de konuyu ilginç bir tarzda değerlendirmiş: "Sevgili Yüksel Aytuğ, Muhteşem Yüzyıl'da Şehzade Mustafa'nın ölümüyle ilgili çok yorum yapıldı, sanal âlem yıkıldı. Ben de naçizane yorumlarımı aktarmak istiyorum. Şehzade Mustafa'nın ölümünün ardından bence yapılması gerekenler:
1) 'Hepimiz Şehzade Mustafa'yız' yürüyüşleri düzenlemeliyiz.
2) Atatürk'ümüz ortaya çıktığı, Cumhuriyet'i kurduğu için şükür duaları etmeli, Cumhuriyet'in kıymetini daha çok bilmeliyiz.
3) Teknolojinin gücünü hatırlayıp yaklaşık 460 yıl sonra talihsiz bir şehzadenin hatırlanıp ölümüne ağlanmasına, türbesinin ziyaret edilmesine, itibarının iade edilmek istenmesine aracı olabileceğini bilmeliyiz.
Warhol boşuna "Herkes bir gün mutlaka 15 dakikalığına ünlü olacak" dememiş.
Buna rahmetliler de dahil.

TARİHÇİLERE YARADI
4) Sanallığın doruğunda yaşayıp Kanuni'ye suç duyurusunda bulunan vatandaşıma da 'Alo hemşerim, olay olalı 460 yıl oldu' demeli. 'Ben daha yeni duydum' derse, 'Osmanlı tarihi derslerinde uyukluyor muydun?' diye sormalı.
5) Murat Bardakçı ve İlber Ortaylı gibi değerli tarihçilerimiz, Muhteşem Yüzyıl gibi dizilere tarihi çarpıttıkları gerekçesiyle asla kızmamalı. Bu dizi olmasaydı, haftalardır ne konuşacaktınız? Dizi, en şahane tarih hocalarının başaramadığını başarıp tarihe ilgiyi ve saray, türbe, müze ziyaretlerini artırmadı mı?
Hataları da sizin gibi bilgili kişiler televizyonda düzeltsin, biz de öğrenelim lütfen.
6) Şehzade Mustafa'nın ölümünün arkasında o zamanın Ergenekon'cularının, Yeniçeriler'in bulunabileceği düşünülmeli, iddianamelere 'Şehzade Mustafa'nın ölümünü tertip edip suçu Kanuni'ye atmak' eklenmeli. O zamanın paralel devlet yapısının başında Hürrem ve Rüstem Paşa'nın bulunduğu, böcek (dinleme cihazları) yerine de cariyelerin kullanıldığı da bilinmelidir.

GÜNSÜR'E Mİ ÜZÜLDÜK?
7) Muhteşem Yüzyıl'ın son bölümünde olayların aktarılışı çok acıklıydı. Şehzade Mustafa beyaz giysisi içinde çok yakışıklıydı. 'Acaba Mustafa'yı Mehmet Günsür oynamasa, insanlar bu kadar üzülür müydü?' diye bile düşündüm.
Yalnız, ağır hareketlerden çok sıkıldım, 'Hadi artık öldürün Mustafa'yı, yeteeerrr!' diyeceğim diye korktum. Annem dizide bir saat uyudu, 'Mustafa öldürüldü mü?' diye sıçradığında, zavallı şehzade daha çadıra girememişti. Bu uzatmaların sebebini hepimiz artık biliyoruz ve katlanamıyoruz. Lütfen diziler kısalsın.
8) Kanuni ya da başka bir padişahın yaptığı hatalar, onların tarihteki değerini asla küçültmez; gerçekte insan olduklarını gösterir.
Bazı satırlarım mizahi gibi görünse de, olayın tirajik boyutunun farkındayım. Sadece toplumun gerçek üstü davranışları karşısında hayret içindeyim.
Sizin 'Sebebi ne olursa olsun, evlat katili olmak kabullenilemez' düşüncenize katılıyorum. 2011'de TRT'de yayınlanan Yamak Ahmet dizisinde anlatıldığı üzre; Şehzade Mustafa'nın, çadıra gitmemesi için kendisine uyaranlara cevabıyla bitirmek istiyorum: 'Allah bu canı babam eliyle verdi, alacaksa varsın babam eliyle alsın.
Bizde baba buyruğuna karşı gelecek göz mü gördünüz?' Yazımın okurlarınızla paylaşılması dileğiyle..."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.