Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SAİT GÜRSOY

Alan ayrımı olmayanlar ve dershaneler

Geçen hafta başvuru formundaki alan adı ve kodu maddesinin, genel liselerde alan olmaması nedeniyle, son sınıfları tedirgin ettiğini yazmıştım. ÖSYM'nin danışmanları bana, "ister alan, isterse diğer bölümleri işaretleyebilir" diye kuraldışı bir yanıt vermişti. "ÖSYM konuya açıklık getirsin" diye yazdım. Aynı gün, kılavuzdaki "Ortaöğretim Kurumlarındaki Alanlar ve Kodlar" tablosuna "9008 Alan Ayrımı Olmayanlar" kodu eklendi.
Böylece, üniversite adayları bir kez daha SABAH'ın farkını yaşadı. Azınlık okulu öğrencileri ile farklı din ve mezhepten öğrenciler din sorularını yanıtlayacak. Sınavda sadece İslam ibadet ve inancına dair değil, genel çerçeveli din kültürü soruları da olacak. Soruları TÜBİTAK hazırlamayacak. ÖSYM, bundan sonra da sınav yapmaya devam edecek.
Sayın Başbakan, dershanelerin kapatılmasıyla ilgili "bir yıl" hedefini koydu. MEB de programını ay sonunda açıklayacak. Ancak olaya salt bir kurumun kapatılması ya da açılması gibi bakılmamalı. Önümüzdeki yıl, tüm liseler, Anadolu ve meslek lisesine dönüşecek ve Anadolu liselerine sınavsız adrese dayalı kayıt yapılacak. Bu sistemde, eşitlik eğitimde kalitede mi, yoksa kalitesizlikte mi olacak, zamanla göreceğiz.
Yıldız devlet liseleri sıradanlaşırsa önemli kaybımız olur. Ayrıca kamuoyu, meslek lisesi mezunlarının kariyer konusunda önünün açık olduğuna ikna edilmeli.
Kaliteli ve köklü eğitim için yarışılan G.Saray, İstanbul, eski adı maarif koleji olan Kadıköy, Konya Anadolu lisesi gibi okullar ve nüfusu 500 bini geçen yerlerdeki fen ve sosyal liselerine yine ayrı sınavla girilecek.
Önümüzdeki yıl SBS kalkacağına göre, buna yönelik dershanelerin büyük bölümü kapanır. Ancak gerçekleri de görmezden gelemeyiz. Üniversiteye sınavla girilen bu sistemde dershanelerin kapanacağını düşünmüyorum.
Geçtiğimiz günlerde, birçok ilde, dershaneler 2014 için sınav düzenledi; toplam 500 bin öğrenci başvurdu. Dikkatimi çeken, sınava girenlerin yaklaşık yüzde 80'inin lise ara sınıfı öğrencisi olması...
Liseyi, eğitim sisteminin merkezine aldığımızda, üniversiteye giriş sınavına hazırlık ikinci plana düşer. Bunun şartı, okulun gerçekten adaletli ölçme ve değerlendirme merkezi olabilmesinden geçer.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA