YAZARA MAİL GÖNDER Daren Acemoğlu'ndan satır başları

YAZARLAR

Dünyanın önde gelen iktisat profesörü Daron Acemoğlu hafta sonu Türkiye'de hem Sabancı hem de Bilgi Üniversitesi'nde konferans verdi, öğrencilerle sohbet etti. Ben de bu arada kendisiyle tanışma ve sohbet etme fırsatı yakaladım.
MIT'in (Massachusetts Institute of Technology) önemli akademisyenlerinden biri olan İstanbul doğumlu Daron Acemoğlu, iktisat dünyasında en çok sözü dinlenen, dikkat edilen profesörlerden biri. Daron Acemoğlu, öncelikle Gezi Parkı protestolarına 'barışsal protesto' olarak bakıyor ve yazdığı kitaplara da atıfta bulunarak protestoların demokrasinin ayrılmaz bir parçası olduğunu düşünüyor. Acemoğlu'na göre AK Parti hükümetinin Gezi Parkı protestolarını hâlâ iyi yönetebilme şansı var.
Acemoğlu'nun satır başlarını kısaca şöyle özetledim:
Unutmayın, yabancıların gözünde medyası olsun yatırımcısı olsun hükümet çok iyi prim yapmıştı. AK Parti hükümeti çok önemli işler yaptı. Askerin politikadan çekilmesi küçük bir iş değil. Bunları AK Parti başardı. Ekonomik ve siyasi istikrarı sağladı. Ancak Gezi olayları bu hükümet döneminde yaşanan bir ilkti ve iyi yönetilemedi. Yüzde 50 oyla iktidar olmuş bir hükümetin halkı dinlemesi demokrasiye çok şey katardı.
Yabancı sermayenin hükümete zaten çok büyük ilgisi ve toleransı vardı. Gezi Parkı olaylarında hükümet pozitif bir yaklaşımda bulunsa, çok prim yapardı.
Hâlâ da yapabilir. Bu olaylardan sonra Türkiye'de demokrasi daha güçlenebilirse, Türkiye de yeniden güçlenir ve bu durum yerli ve yabancı yatırımcıları cesaretlendirir.
Yine de AK Parti'ye kredisini vermemiz lazım. Son 10 yılda istikrarı sağladı.
1990'larda hem makro ekonomi hem de siyasi açıdan büyük bir belirsizlik vardı. AK Parti Türkiye'deki belirsizliği azalttı. Hem makro ekonomik olarak fena yönetmedi hem de politik riski azalttı.
Kürt sorununda önemli açılımlarda bulundu, sürecin daha başında olmasına rağmen bunu yaptı. Ama Gezi olaylarındaki tepki aslında politik riskin azalmadığı konusunda bir sinyal de oldu.
ABD ekonomisi ne zaman ki daha kuvvetli hale geldi, Fed finansal piyasalarda deprem yaratan kararı aldı ve para musluğunu kapatacağını ilan etti. Fed bu kararı 1.5 yıl önce alsaydı ABD ekonomisi etkilenecekti ama şimdi ABD ekonomisi kendi ayakları üzerinde durabilme sinyali veriyor. Avrupa zaten dışında. Bu karar gelişmekte olan ülkelere akan para açısından en bağımlı ülke olduğu için en çok Türkiye'yi etkileyecek. Cari açığı en yüksek ülke Türkiye.
Bu yeni döneme Türkiye'nin yargı, vergi, ekonomi bakanlığı gibi bir çok alanda yapacağı reformlarla ayak uydurması lazım. Yoksa sıcak paradan zaten Türkiye'nin kurtulması lazımdı.
Kendisinin yapamadığını şimdi sıcak para giderek yapacak. Yerine de ihracat ve turizm gelirlerinde artışı koymak lazım. Cari açık liranın değerinin düşmesiyle azalacak. Bu aşamada MB'nin devreye girmesi de doğru olur. Kur hareketini yavaşlatır.
Sıcak para çıkışında ekonomide yaratabileceği 'sudden stop' denen ani duruş riski var. Bu nedenle sıcak paraya her zaman sıcak bakılmaz. Bu riski dikkate alarak Başbakan Erdoğan'ın iyi mesajlar vermesi lazım. Yoksa zaten dış etkiyle sıcak para ülkeden çıkarken, buna bir de iç etki eklenirse kur bir anda patlayabilir ve çok negatif riskleri beraberinde getirebilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.