YAZARA MAİL GÖNDER Çin'in baş döndüren rakamları ve gerçekler!

YAZARLAR

Yıllar önceydi. Muhtar Kent, başarıyla yürüttüğü Anadolu Endüstri Holding'deki görevinden ayrılmış ve dünyanın en beğenilen şirketlerinden biri olan Coca- Cola'da başkan Neville Isdell'den sonra ikinci adam olmuştu. O sırada tüm Uzak Doğu operasyonu Kent'e bağlıydı ve hayatı şimdi olduğu gibi o zaman da uçakta geçiyordu. İstanbul'a geldiğinde Sabah gazetesine de manşet olan bir röportaj yapmıştım. Ayrılmadan hemen önce söz Çin'e gelmişti. Çok sık seyahat ediyordu bölgeye ve ben de henüz hiç gitmemiştim. Ne düşündüğünü çok merak ediyordum. Söylediği cümleyi hiç unutamıyorum. Kent demişti ki Çin'i düşününce beynim acıyor. Çin'in yaşadığı hızı, gelişmeyi sanırım çok iyi anlatan cümlelerden biriydi bu.
Bayram öncesi Ülker'in Godiva operasyonunu gözlemlemek ve daha iki yıl önce 2 mağazayla giriş yaptıkları ülkede şu anda 50 mağazaya ulaşmanın arkasında yatan etkenleri görmek için Japonya'nın ardından Çin'in önemli şehirlerinden Şanghay'a gittiğimde Kent'in bu cümlesini düşünüp durdum.
1980'lerde Çin kapalı ekonomiden vazgeçip, dünyaya açıldığı sırada gidip de oraları gözlemlemediğim için hayıflanıyordum. Pirinç tarlası olduğunu söyledikleri her yer gökdelenlerle bezeliydi.
Çin dünyanın hiçbir yeriyle kıyaslanacak durumda değil. Hali hazırda dünyanın ABD'den sonra ikinci büyük ekonomisi olan Japonya'yı 3'üncülüğe atmış durumda. 1.3 milyar insanın büyük bir kısmı bugün sayısı 600'e ulaşan şehirlerde yaşıyor. Şehirlere adeta bir akın var. Sohbetlerden öğrendim ki yerel halk bile bu hızlı değişime inanamıyor. Her an değişen bir ülke, şehir var karşınızda.
Çin'de başarılı olmak için önce Şanghay'da başarılı olmak gerektiğini bilen tüm şirketler, tüm markalar koşar adım bu büyük metropole geliyor. 10 yıl önce doğrudan uçuşun bile olmadığı Şanghay başta ülkedeki tüm şehirlerden insanlar akın akın seyahat ediyor. Çin'de tanıştığım Godiva yöneticileri, "Çinliler sünger gibiler. Her şeyi çekiyorlar. Güzel olan, farklı ve kaliteli olana para harcamakta çekinmiyorlar. Hediyeleşmeyi çok seviyorlar" dediğinde, bunu Şanghay'ın insanı New York Manhattan'da hissettiren caddelerinde dolaşırken hissetmemem mümkün değildi.
2003 yılında Çin, dünya lüks pazarından yüzde 1 kadar pay alırken, bu rakam 2015'te yüzde 29'a ulaşacak ve en büyük lüks pazarı bu ülkede olacak. Düşünün ki ülkede iyi gelire sahip hane sayısı 223 milyon. Yani ABD, Almanya ve Japonya'nın toplamından bile daha fazla. Üstelik bu rakam da 2015'te yüzde 20 artacak. 2020'de ise 320 milyon hane yüksek gelir grubuna ait olacak. Ülkede lüks ürünlere para harcayan tüketicilerin sayısı 100 milyona ulaşmış durumda. 250 milyon kişi de orta gelirli tüketicilerden oluşuyor.
Şanghay'da gördüğüm kadar lüks markayı bir arada ve her caddede başka bir yerde görmedim. Üstelik denen o ki markaların fiyat politikası ne ABD'yle ne de Avrupa'yla aynı. Düşünün ki Godiva çikolata bile biraz maliyetlerden biraz da tüm lüks markalar gibi ülkeye uygun fiyat politikasından olsa gerek, Çin'de yüzde 70 daha pahalı. Muhtar Kent'in "düşününce beynim acıyor" dediği Çin'de sadece Şanghay'ı görmek bile ne demek istediğini anlamak için yeterli.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.