Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Ne beyaz yakalı ne mavi yakalı! En güzeli yeşil yakalı olabilmek.
Yarım milyonu aşan gönüllüsüyle birlikte, erozyonla mücadele veren ve topağı korumaya çalışan TEMA Vakfı, dile kolay bugüne kadar tam 13.5 milyon fidan ve 700 milyon meşe palamudunu toprakla buluşturdu. 240 kırsal kalkınma, koruma, biyolojik çeşitlilik ve ağaçlandırma projesini hayata geçirdi. Kırsal kalkınma projelerinden bir kaçında Sabah Gazetesi ve okurları da yer aldı, Türkiye'nin en ücra köşelerindeki köylere, mezralara can suyu verilmesine şahsen ben de tanıklık ettim.
Diyeceğim o ki Hayrettin Karaca, Nihat Gökyiğit gibi Türkiye'nin yaşsız ve doğa dostu iş insanlarının öncülüğünde kurulan ve ilerleyen TEMA Vakfı ne yapsa her zaman müthiş başarılı sonuçlarla karşılaştık. Nefes aldık ve iyi ki TEMA var dedik.
O nedenle TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç'tan, özel sektör çalışanlarına yönelik "Yeşil Yaka Programı"na başladıklarını duyunca müthiş seviniyorum.
TEMA, özel sektör çalışanlarının karar ve tercihleriyle dünyayı tüketmenin önüne geçmeye katkıda bulunma olanağına sahip gruplardan biri olduğu gerçeğiyle yola çıkmış. Baltaş Grubu ile birlikte bir program geliştirmiş.
Özel sektör kuruluşları birbiri ardına sürdürülebilirlik raporlarını açıklıyor ancak çalışanların 'yeşil' olabilmeyi içselleştirip içselleştirmediklerini, bir yaşam tarzı olarak davranış biçimlerinde bir değişiklik olup olmadığını bilmiyoruz.
İşte tam da bu noktada vakııf devreye giriyor. Peki bu nasıl oluyor? TEMA'nın geliştirdiği içerik Baltaş danışmanları tarafından çalışanlara interaktif bireysel ve grup çalışmaları, video gösterimi ve sohbetle sunuluyor.
Benim de katıldığım örnek bir toplantıda, mesela gazeteciler gruplara ayrılarak Mars'ta bir hayat kurmak ve yaşam alanı yaratabilmek için dünyadan götürebileceği sınırlı sayıda kaynakla neler yapabileceği konusunda çalışma yaptı.TEMA, doğanın milyarlarca yıldır kendini nasıl var ettiği ve nasıl bu kadar güçlü ve dirençli olduğunu çarpıcı örneklerle özel sektör çalışanlarına aktarmaya çalışıyor. İnsanın da doğa ile olan ilişkisinde geçmişten bugüne yaptığı doğru ve yanlışlara da vurgu yapılarak, çalışanların iş ve özel yaşamında doğaya karşı sorumluluklarını yerine getirebilmesi için bir yol haritası çıkarılıyor. Yeni davranış ve tutumları içiren bir eylem haritasından söz ediyoruz burada.
Deniz Ataç, sadece son 50 yılda sürdürülebilir olmayan yaşam tercihlerimizin, doğanın üçte ikisini geri dönülemez bir biçimde tahrip ettiğine dikkat çekiyor ve doğal yaşamdaki bu olumsuz tablonun sosyo ekonomik yaşama önemli etkileri oldunu dile getiriyor.
Ataç, yarının beyaz yakalı yöneticilerine mesajı net vermek için harekete geçtiklerini söylüyor.
Dilerim, "Yeşil Yaka Projesi" özel sektörde hızla yaygınlaşan, olmazsa olmaz olan programlardan biri haline gelir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER