YAZARA MAİL GÖNDER Ahmet Davutoğlu ve özelleştirme politikası

YAZARLAR

Başbakan Ahmet Davutoğlu Maliye Bakanlığı Bilgilendirme Toplantısı ile Orta Vadeli Program ve 2015 Bütçesi Sunumu'nun ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Özellikle devletin küçülmesi ve devlet harcamalarının daraltılması konusunda Davutoğlu'nun açıklamaları bana heyecan verdi. Son 12 yıldaki önemli başarılara rağmen hâlâ hantal devletçi uygulamalar bitmiş değil. Devletin boşuna harcadığı her para bizim cebimizden çıkıyor. Kapsamlı bir devlet reformu şart.
Davutoğlu'nun ağzından çıkan çok önemli cümleler şunlar:
"Devletin ve kamu yönetiminin tasarrufa dönük ve israftan kaçınan bir strateji benimsemesi önemli.
Yine bu çerçevede kamuda, resmi alanda ne kadar israfa dönük faaliyet ya da çalışma varsa bunların denetim altına alınması...
Eğer milletin üreten kesimi, vergi ödeyen kesimi, bazı imkânlara sahip değilse, bürokrasi ya da devleti yönetenler, bu imkânlara sahipse bu sürdürülebilir, ahlaki bir durum değil.
Devletin elindeki sosyal tesisler, lojmanlar, konutlar ve en önemlisi de bina ve taşıtlarla ilgili kapsamlı bir envanter çalışması yapılması talimatını verdim.
"
Davutoğlu'nun devletin küçültüleceği yönündeki şu sözleri de önemli:
"Devletin belli alanlardan çekilmesi artık bir zarurettir. Şans oyunları alanından devlet tümüyle çekilmelidir. Milli Piyango'yla ilgili çalışmalara başladık. Özelleştirme Türkiye'nin son dönemdeki kalkınmasında aslında çok ciddi kaynak sağlamıştır.
Şimdi özelleştirmeyle ilgili önümüzdeki dönemdeki atılacak adımları ele aldık ve özelleştirmeden gelen kaynağın en verimli şekilde üretken alanlara sevki konusunda da çalışmalar yapılacak

***
Davutoğlu'nun sözleri önümüzdeki dönem Türk ekonomisi için de umut uyandırıyor. Herkes bilmeli ki Eski Türkiye modeli devletçi kolektivist ekonomi denenmiş ve başarısız olduğu artık anlaşılmıştır.
Bugün ihtiyacımız olan şey, devleti bugünkü etkinlik alanı itibariyle değil büyütmek, muhafaza etmek bile değil; küçülterek, çok daha işlevsel ve etkin kılmaktır.
Şunu özenle vurgulamak isterim ki, devletin "küçülmesi"; devletin "etkisizleştirilmesi", "güçsüzleştirilmesi" demek değildir. Aksine, devletin asli görevlerini çok daha etkin biçimde yerine getirmesini sağlamak demektir.
Devleti küçültmenin yani devleti asli görevlerini en etkin biçimde yerine getirecek şekle sokmanın yollarından biri, piyasa ekonomisine gerçek anlamda işlerlik kazandırılması ve dolayısıyla, özelleştirmenin ivedilikle gerçekleştirilmesidir.
Dünyanın hiçbir ülkesi, devletçilik yoluyla gelişmemiştir.
Gelişmeyi ve refahı yaratanlar, bireyler ve özel işletmelerdir.
Devleti yöneten hükümetlerin görevi, piyasa güçlerinin normal faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli olan ve genellikle devlet dışında, kendiliğinden oluşan çerçeveyi benimsemek ve korumaktır.
***

Yeni Türkiye'nin Yeni Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Yeni Başbakanı Ahmet Davutoğlu da bu felsefe ekseninde bir ekonomik ve finansal politika yürüteceği müjdesini veriyor. 2023'ün 2 trilyon dolara yaklaşan Büyük Türkiye'si başka türlü de sağlanamaz. Öte yandan Davutoğlu'nun kayıtdışı ekonomi ile ilgili söylediklerine bazı itirazlarım var. Onu da yarın yazacağım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.