Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Geçtiğimiz hafta yazdığım "Ali Babacan" analizi tahminimden fazla ilgi gördü. Çok farklı geri dönüşler aldım. Tabii, en çok merak edilen hususlardan biri, "Neden Babacan?" sorusuna cevap arayışı idi. Sanırım birkaç detay eksik kalmış... Zira Babacan'ı bilinçli olarak "Muhafazakâr kesimin Kemal Derviş'i" konumuna getirmek isteyen çevreler var. Yani... Babacan'a, AK Parti içinde olmakla birlikte dışarıdan rol yüklenmesi söz konusu. Benim işaret etmek istediğim nokta da burası. Babacan, AK Parti'nin bir parçası ve öyle kalmak durumunda. AK Parti ile kazandığı değer, AK Parti'ye rağmen sürdürülemez. Aksi takdirde Babacan, AK Parti'den koparılır!
Tabii Ali Babacan deyip geçmemek lazım. Hayatı "kural ve uymak" üzerine kurulu. Hiç unutmuyorum. Yeni bakan olduğu dönemde, aile şirketi "Ali Babacan AŞ" özel vergi incelemesine alınmıştı. Babacan'ın bizzat kurduğu sistemle, tek bir ürünün bile belge ile alınıp belge ile satıldığı belirlenmiş, maliyeciler teşekkür edip ayrılmıştı. Babacan'ın "aşırı ihtiyatlı" tutumu da karakterinin birebir yansıması. Seyahate gittiğinde, pasaportunun renkli fotokopisini yanında taşıyan, parasının tamamını cüzdanında tutmayan ayrı ayrı yerlere dağıtan bir isimden bahsediyoruz. Bu özelliklerini "güven ve öngörülebilirlik" boyutunda genel ekonomiye teşmil ettiğine de kuşku yok. Lakin canlı piyasanın içinden gelen Babacan'ın da iyi bildiği gibi ekonomi sadece rakamlardan ibaret değil. Uzun vadeyi yöneteyim derken, o anı ıskalayan siyasetçi iktidar olamadı mı, varsın çok başarılıydı diye övsünler. O zaman "geçmiş olsun!"

***

Gelelim, "seçim beyannameleri" gündemimize... AK Parti 4 Ekim'de, CHP 30 Eylül'de güncellenmiş vaatleri ile kamuoyunun karşısına çıkacak. MHP'yi soracak olursanız... Aslında teknik olarak tutarlı ekonomik çalışmaları var. Ancak, Devlet Bey'in koalisyon görüşmeleri sırasında Başbakan Ahmet Davutoğlu'na dediği gibi... Öncelikleri terör. Yoksa ekonomi politikalarında anlaşılamayacak yönler yok. Asgari ücreti bile muhalefetin açık artırmasında geri kalmamak için belirlemişler!
Neyse... 7 Haziran öncesinde en önemli beklenti, "4 yıllık seçimsiz dönemdi." 2019'a uzanan 4 yıl çok ciddi reform fırsatı olarak görülüyordu. Lakin tüm hesaplar değişti. Örneğin AK Parti, 1 Kasım'a gidilirken uzun vadeli reformları anımsatmakla beraber daha kısa vadeli vaatleri de ön plana alacak. Mühim olan, ekonomiye güvenin yeniden tesis edilmesi. "Yapısal reformlar, kitleleri rahatlatan önlemler ve mega projeler" arasında denge kurulması. Niteliksel dönüşümün sağlanması. "Kur, faiz, enflasyon" üçlüsünün, ekonomik kararları etkilemeyecek kadar istikrarlı ve beklentiler dahilinde kalması. Yüzde 5'ten az olmayan yıllık büyümenin sürdürülmesi.
Netice... Dış şartlar gelişmekte olan piyasaları ve Türkiye'yi zorlarken, içeride siyasi tartışmalarla çok vakit kaybedildi. Genel seçimde "Politik, ekonomik, güvenlik" huzuru hepimizin ortak arzusu...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER