Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'la Washington'dayız. Ziyaret vesilesi, bugün başlayacak "Nükleer Güvenlik Zirvesi." Ancak Türkiye'nin ajandası bununla sınırlı değil. Çoklu terör tehdidi karşısında Ankara'nın küresel çığlığı, Suriye ve Irak'ın geleceği, insani krizlerin önlenmesi... Ve bir yönüyle de küresel yatırımcıların yükselen piyasalara bakışında Türk ekonomisinin pozitif ayrışma çabası. Bir bu kadar önemli olan husus da "Paralel Yapı'nın ABD'deki kökleri" ile Ankara'yı karıştırmaya yönelik farklı senaryolar...

***
Cumhurbaşkanı'nın heyeti siyasi, diplomatik ve istihbari açıdan geniş tutulmuştu. TUR uçağındaki sohbetler sırasında en fazla ilgimi çeken detay, küçük çalışma masalarının birindeki kırmızı kapaklı kitaptı... (The Great War of Our Time) "Zamanımızın En Büyük Savaşı: CIA'nın Terörle Mücadelesi... El Kaide'den DEAŞ'a" CIA eski Başkan Vekili Michael Morell'in yazdığı kitap, Başkanlık Seçimi öncesi iyice içe kapanan 'nin hem yakın dönem gölgeler tarihini hem de DEAŞ üzerinden Ortadoğu'yu dizayn etme yaklaşımını göstermesi bakımından manidardı.
Bu ayrıntıyı şu nedenle anlatıyorum... Cumhurbaşkanı, Washington'a gelmeden önce Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, mevkidaşı John Kerry ile buluştu. Kerry, son terör saldırılarındaki kayıplar nedeni ile Türkiye'ye taziyelerini iletti. DEAŞ ve El Nusra üzerindeki baskıyı artıracaklarını, Suriye'deki siyasi çözüm sürecine birlikte katkı sunacaklarını vs. söyledi.
PKK- PYD- YPG unsurlarına gelince... ABD başkentindeki hava, o noktada Dışişleri'nin ağırlığının kalmadığı, bu işlerin Savunma Bakanı Ash Carter ve Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice'tan sorulduğu yönünde. Bu ikili için YPG hâlâ DEAŞ'a karşı süren kara harekâtının asli aracı. Ve Başkan Obama'yı da o iki isim manipüle ediyor.
Bu bölümü önemli bir notla bitirelim... Rice'ın PKK terörünü kınamakla yetindiği bugünkü kritik süreçte, Türk Genelkurmayı, Güneydoğu'daki terör operasyonlarında ele geçirilen Amerikan M16 silahları ile Alman menşeli Milan tanksavarını seri numaralarına varıncaya kadar muhataplarına iletti.
***
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın programına gelince... Detaylar zaten kamuoyuyla paylaşıldı. Başkan Yardımcısı Biden ve Dışişleri Bakanı Kerry'nin görüşme için Erdoğan'dan randevu talep etmesi siyasi ve diplomatik açıdan ne kadar gösterge ise Başkan Obama'nın 50 ülkenin devlet ve hükümet başkanının katıldığı Nükleer Güvenlik Zirvesi yoğunluğunda Erdoğan'a özel zaman ayıracak olması da o kadar gösterge. Türk-ABD ilişkileri öylesine derinlikli ve çok yönlü ki bazı görüş farklılıklarına rağmen üst düzey temasta kalınması mutlak zorunluluk.
Washington'dan aktarmak istediğim iki konu daha var...
1- Paralel Yapı uzantılarının, Cumhurbaşkanı'nın konakladığı otelin önündeki gösteri çabalarının da teyit ettiği gibi zeminleri iyice daralmış. İki kişinin bağrışması, ABD polisinin geç de olsa güvenlik hattı çekmesi... Otelin karşısında ise Cumhurbaşkanı sevgisi ile dolu kitlenin olgun desteği... Ortalama 250 mil (400 km) uzaklıktaki eyaletlerden gelen o insanların yüzünde bir yanda umut diğer yanda kendi vatandaşlarının, kendi devletine karşı takındığı düşmanca tutum karşısında duydukları üzüntünün izleri...
2- Rıza Sarraf'ın tutuklanması... Resmi makamlar, iddianameyi incelemişler. Türkiye Cumhuriyeti'ni ve devleti yönetenleri ilgilendiren veya bağlayan hiçbir husus olmadığından eminler. Lakin bu olayın Türkiye'deki atmosferi zehirlemek için kullanılacağının da farkındalar!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER