YAZARA MAİL GÖNDER Cari açığın ilacı olmak!

YAZARLAR

Yıllardır ilaç fiyatlarındaki indirimden yakınan sektör, 4 yıl öncesinde 100 olan fiyatların 54'e gerilemesine rağmen hâlâ ayakta ve servet rekortmenleri çıkarabiliyor. Yığınca yabancı kuruluş, Sağlık Bakanlığı'nın düşürdüğü fiyatlara rağmen, kâr beklentisiyle Türkiye'ye yatırıma geliyor, ortaklık kuruyor veya şirket satın alıyor.
Bir bakıma "ağlaya ağlaya zengin oldular" öyküsü gibi. Ancak kazın ayağı bu kadar basit değil ve Türkiye, ilaç konusunda "fatura indiriminin" ötesine taşmak zorunda. Bunun da yolu, ilaç sanayicileri ile Bakanlık kavgası yerine, Türkiye optimali için işbirliğinden geçiyor.
Nitekim Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği'nin (AİFD) PwC'ye hazırlattığı "Türkiye İlaç Sektörü Vizyon 2023 Raporu", küresel ölçekte Ar-Ge ve üretim üssü olurken bölgesel yönetim merkezi olabileceğimizi ortaya koyuyor. AİFD Genel Sekreteri ve Yönetim Kurulu Başkanı Alp Sevindik, ilaç sektörü ile Hükümetin aynı vizyonda birleştiğini vurguluyor: "Türkiye'nin ilacı, Türkiye'ye ilaç gibi gelecek."
Rapor, ihracat odaklı eylem planı öneriyor aslında: 1- Temel ve Klinik Araştırma Yetkinliği ile Hizmet ihracatı için öncü sektör olmak. 2- Üretim yetkinliği ve ürün ihracatı için katma değeri yüksek belli ürün gruplarının üretimini artırarak küresel güç ve bölgesel ihracatçı olmak. 3- Yönetim Merkezi olmak ve hizmet ihracatını gerçekleştirmek.
Sağlık hizmeti gelişen, genişleyen ülkede ilaca erişimin kolaylaşmasına paralel olarak şu anda 4.5 milyar $ olan ilacın cari açığı, 2023'te 8.5 milyar $'a çıkacak. Oysa üçlü stratejinin uygulanması halinde ilaçta cari açığı kapatıp 1.3 milyar $ fazla vermemiz mümkün.
Peki, katma değeri yüksek ilaç üretim üssü olmanın önemi? İlaç pazarımızda kutu miktarı açısından %75 yerli (1 milyar 340 milyon kutu) , %25 ithal (444 milyon kutu) ürün söz konusu. Oysa pazarın TL üzerinden değer paylaşımı daha farklı: Yerli ürünlerin payı %49 ( 7 milyar 120 milyon), ithal ürünlerin payı ise %51 (7 milyar 420 milyon). İlacın efendisi değil, ilacın hamalı olduğumuzun en açık ifadesi bu.
AİFD'nin Dış İlişkiler Müdürü Hande Göksoy bu durumu "katma değer üretme zorunluluğumuzun fotoğrafı" olarak tanımlıyor. Nitekim cari açığın ilacı olmak da zaten katma değer üretmekten geçmiyor mu? Diğer her üründe olduğu gibi...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.