Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yüksek Seçim Üst Kurulu diye bir kurul olsa... Yüksek Seçim Kurulu'nun bir seçim döneminde yaptığı hataları 50 yıl önceki bir kanuna göre değerlendirse... Kendince hatalı bulsa ve YSK'ya bir sonraki seçim dönemi boyunca faaliyet yasağı getirse... YSK bir sonraki seçim boyunca seçimlerle değil sosyal projelerle ilgilense... Tuhaf olur değil mi?
Radyo Televizyon Üst Kurulu var. Ve bu kurulun raportörleri... Bir kanalı gün boyunca izleyip jurnal yazıyorlar. Kanallar seçime katılan 27 siyasi partiye eşit yer vermiş mi diye bakıyorlar. 27'nin altını çiziyorum...
Bir üst raportör olsa... Bu kişilerin raporlarını incelese ve hesaplama hataları bulsa... Kurulun tarafsız davranmadığına kani olsa... Kurul üyelerine ve raportörlere televizyon izlemeyi yasaklasa... İlginç olmaz mı?
YSK tarafından A Haber'e verilen yayın durdurma cezalarını haklı bulan ve Sabah'ın bu konudaki yayınlarını eleştiren okurlarımıza bunları soruyorum.

Meslek örgütleri

Bu işin beni ilgilendiren kısmı bu kararlarla gazeteciliğin baskı altına alınıyor olması. Kaş yapmaya değil göz çıkarmaya odaklanması... Özgürlükçü değil yasakçı olması.
A Haber, adı üzerinde bir haber kanalı. Ayrıca, gazete haberlerinin okunması nedeniyle verilen cezalar da var. Seçim geride kaldı. Durdurulan yayınlarda seçim konuları ele alınmayacaktı.
Bu cezalarla halkın bilgi alma hakkının önüne geçiliyor.
Sorunun iki nedeni var. Kanunun eskiliği ve kanunu yorumlayan anlayışın çağdışılığı.
1974 yılında tek bir televizyon kanalı vardı. O da devlete aitti. Düğmesini çevirdiğinizde onu izlemek zorundaydınız. Bugün onlarca ulusal televizyon kanalı var. Birçoğu devlete ait değil.
Ekran karşısında oturup kronometre tutma zamanları geçti.
Özel televizyonların tarafsızlık ve bağımsızlığını yeni bir konsept çerçevesinde ele alma zamanı geldi.
Unutmayalım! Yasa ve hukuk her zaman aynı şey değildir. Birini farklı şekillerde yorumlayabilir, diğerini yorumla açıklayamazsınız.
Bahusus, suçlar ve cezalar orantılı olmalıdır. Bunun yanında kurallar bütün kanallara eşit şekilde uygulanmalıdır. Aksi takdirde bir kuruma gözdağı vermeye çalışırken gazeteciliği cezalandırırsınız.
Bütün meslek örgütleri bu sindirme ve cezalandırma politikalarına karşı tavır almalıdır. Almamaları kuruluş amaçlarını ve misyonlarını tartışmalı hale getirir.
Son olarak... Bir hukuk devletinde, YSK'nın ya da bir başka kurumun aldığı kararların yargı yoluna kapalı olması nasıl izah edilebilir?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER