YAZARA MAİL GÖNDER Elif Şafak için SEZON FİNALİ

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Ülkemizin medarı iftiharlarından, İletişim-Metis-Doğan tayfası cenahından, beyin siyatiğinden mustarip -Allah derdine derman versin- Ulema ı Frankfurt Murat Belge eşrafından...
Parabol'cuların güzide gelini ve de memleketimizin kabul günlerinde edebiyat çekiştiren örtülüörtüsüz hanımefendilerimizin mümtaz gözdesi...
Levent Kırca kontenjanından imzacı, Gezi'den malulen emekli, kitaptan milyarder, aileden misyoner, İngilizce düşünüp Japonca yazan, Fransızca börek açan...
Ve de "Mevlana'yı, Şems'i kafana-göre-uydur- kaydır-parayı-indir-corp"un şahikası Elif Şafak hanımın, sülaleden Kemalist aydınların çıkmak için birbirinin kahvesine müshil attığı New York Times'ta, "Şeriat Geldi Ayol" tadındaki yazısını görünce -sıcak da yardım ettidüştüm bayıldım. Rüyalara battım.
Rüyamda Elif Hanım geldi karşıma oturdu! Saçlarını şöyle bir döktü. Bana ağlayacakmış, gülecekmiş ya da ayakkabısı vurmuş gibi buğulu gözlerle baktı. O yazıdaki gibi çan çan konuşmaya başladı. Sözümü kesmeyeydi iyiydi...
"Gerginiz of course yani! Ay ne o öyle. Fatih'te tüy dökücü bir ürünün reklam panosu vardı. Adriana Lima! O billboard'ı görünce hah işte modern Turkey diyordum. A bi'baktım, kimliği belirsiz kişi, Lima'yı baştan aşağı siyah sprey ile boyamış, burka yapmış. Fotoğrafın hemen yanında, gizemli bir el 'Ahlaksızlığa hayır!' yazmış. Şeriat şekerim."
İtiraf edeyim, hiç okuyamadım seni. Senin Türkçe 'de bi'sakatlık var be ablam! Turist gibi konuşuyorsun, yazıyorsun. Gizemli derken?
"Anyway! Soonacığıma, kadınların vücutlarının sergilenmekte olduğu billboard'ları tahrip ediyorlar. Olur mu? Kadını bööyle sergileyeceksin, freedom yani!"
Feminist bir yaklaşım tabii! Kadın dediğin sergilenmeli...
"Hayatım çıplaklık mühim mesele. Hatırlasana 2007'yi!"
N'olmuştu? Cumhuriyet mitingleri miydi, internet darbesi miydi, karıştırdım.
"Yok ayol! 2007 yılında, AKP'li belediyelerde çıplak kadınları billboard'lara asmalarına izin verilmediğini şikayet etmişlerdi. Medya 'mayo yasağı' demişti. Mayocu Zeki Başeskioğlu, protesto için, modern Türkiye'nin kurucusu olan Atatürk'ün..."
Diyossun...
"Yes. Ata'nın mayolu fotoğrafını bile paylaşmıştı. Fotoğrafın altına 'Güneşi özlüyoruz' yazmıştı."
Ne birikimli insansın, nazar değ...
"Hürriyet, kadınların bacaklarını şey ettiğini itiraf eden, adı gizli devlet yetkilisiyle röportaj yaptı ayol! Sözcü, İstanbul'da mayolu kadın görebileceğimiz tek bir billboard bile olmadığını vurguladı..."
Allasen, görmüyor musun plajlar tıklım tıklım! Millet taytla, miniyle dolaşıyor. Ne kullanıyorsan biraz ara versen diyorum, kendini bir nebze 'vurgulasan' diyorum!
"Olmaz ki böyle! Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, her Türk kadının en az üç çocuk doğurması gerektiği konusunda konuşmalar yapıyor ve devlet, erken evliliği desteklemek üzere genç çiftlere faizsiz borç veriyor."
Vermesin mi? Ne versin? Bonzai mi versin?
"Atatürk'ten sonra elit kesimin, geçmişten gelen başörtüsü yasakları, her ne kadar demokratik ya da savunulabilir olmasa da bugün, başörtüsü takmayan kadınlar yeni bir toplumsal baskıyla karşı karşıya."
Her ne kadar mı? Sözcü'de mi başlıyorsun, hayırdır?
"Bakıcaz artık! İstanbul'da bir mağazada, üzerinde yırtık bir kot ve tarz bir t-shirt olan, 40'lı yaşlarında, Atatürk dövmeli, sarışın bir kadın. Parmağında Kur'an'dan bir alıntıyla süslenmiş bir yüzük vardı. Bunları birlikte takıyorum, Atatürk ve Kur'an. Bu benim, başörtülü kadınlara 'Sizin gibi değilim!' deme şeklim, dedi."
Sen böyle deyince aklıma şeklen bak ne geldi! Sizin parabol polisler paketlenince milli takım forması giymişler. Darbeciler de yakalanınca "Atatüürk" diye bağırmışlardı onu şey ee...
"Tahammülüm kalmadı şekerim. Aaa inaf artık! Başörtüsü takmayan Türk kadınları kendi ülkelerinde istenmediklerini hissediyor..."
O değil de, Gazze diye bir yerde 700 kişi İsrail füzeleriyle can verdi. Belki duymuşundur. Bebekler, kadınlar, siviller ölüyor. Ona da bir cümle yazsaydın be güzelim! Kadınsın, ünlüsün, dünya duysaydı fecaati.
"Hamas onlar!.."
Bunu dedikten sonra saçını çekti, peruğunu çıkardı, yüzünü sildi. Annem annem! Netanyahu'nun melun suratı çıkmadı mı altından!
Al-lah, diyerekten uyanmışım.
Hay ben böyle rüyanın...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.