Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ERDAL ŞAFAK

3 ayaklı tabure

Geçen cuma Tunus'taki "Suriye'nin Dostları Konferansı"na katılan dışişleri bakanları, toplantının ardından evlerine döndüler. Biri hariç: ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton.
O, Tunus'tan sonra Cezayir ve Fas'a da uğrayıp Magrip turunu tamamladı.
Üstünden üç gün geçti, Cezayir basını hâlâ Clinton'un temaslarını yorumlamaya devam ediyorlar. Özellikle ABD'nin Cezayir Büyükelçiliği'nde "Sivil toplum temsilcileri"nin davet edildiği etkinliği.
Birkaç gazetecinin izlemesine izin verildiği ama onların da soru yöneltmelerinin yasaklandığı toplantıya, Cezayir sivil toplumunun temsilcileri olarak kimler katıldı?
Yanıtı Cezayir medyasından aktarayım: "10 kadar genç geldi. Bugüne kadar hiçbirini hiçbir yerde ve hiçbir etkinlikte görmemiştik. Sivil toplum deyince aklımıza insan hakları, şiddet mağdurları, bağımsız yargı, temiz yönetim gibi konularla uğraşanlar geliyor ama ABD Büyükelçiliği'ne davet edilen gençlerin o taraklarda da bezleri yoktu. Daha çok internet ile, Facebook, Twitter gibi sosyal medya ile ilgilenenler seçilmişti..."
Cezayir basınının haberlerinde Clinton'un salona girdikten sonra gazetecilere selam bile vermeden doğruca o gençlere yöneldiği, hepsinin tek tek ellerini sıktığı anlatılıyor ve yaptığı konuşma aktarılıyor.
Cezayir bu yıl bağımsızlığının 50'nci yıldönümünü kutluyor. Clinton söze onunla başladı: "Cezayir 50 yıl önce bağımsızlığını kazandı. Ama önümüzdeki 50 yılda uluslar ailesinde kendisine ayrılan yeri doldurmak zorunda..."
Nasıl dolduracak? "Gelişmeye ve sosyal adalete yönelerek..." Ve ekledi: "Biz Amerikalılar da bu projeye katılmak istiyoruz?"
Cezayir'in gelişmesine ABD nasıl bir katkıda bulunmak istiyor? İşte en can alıcı soru bu. Ve Clinton'un soruya cevabı daha da can alıcı:
"ABD, Cezayir'de toplumun üç direği arasındaki diyaloga katılmak istiyor. Çünkü bir 21'inci yüzyıl devleti üç direk üstünde yükselmek zorunda. Bu direklerden biri, sorumlu ve hesap verebilir hükümet. İkincisi özel sektör. Üçüncüsü ise dinamik bir sivil toplum."
Sonra meramını açıyor: "21'inci yüzyıldayız ve ben bu yüzyılda toplumu üç ayaklı tabure olarak tasarlıyorum. Ayakların ilkini sorumlu, hesap veren ve halkı için fırsatlar yaratan hükümet temsil ediyor. İkincisini fırsat ve istihdam yaratabilmek için dinamik, dünyaya açık olması gereken özel sektör oluşturuyor. Üçüncü ayakta ise vatandaşlarının yaşam koşullarını iyileştirmek için durmadan çalışan sivil toplum var."
Bu şema, özellikle de sivil toplumu en öne çıkaran, açık topluma dayalı yönetişim anlayışı bana pek yabancı gelmedi. Spekülatör milyarder ABD yönetiminin politikalarını derinden etkilemiş. Helal olsun...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA