YAZARA MAİL GÖNDER Bunlar Türkiye Partisi mi?

YAZARLAR / Sabah.com.tr Yazarları

1 Kasım seçimlerinde millet AK Parti'yi tek başına ve güçlü şekilde iş başına getirdi.
Fakat hala seçim sonuçlarını, "AK Parti'yi karalayarak" veya "Türkiyelileşmek" kavramı üzerinden izah etmeye çalışanlar var.
Doğrusu 13 yıl sonra hala AK Parti'nin başarısını anlayamayan, muhalefetin başarısızlığına bahane bulanlara neyi anlatacağız ki?

***
Mesela "Türkiyelileşmek" ne demek?
Bunu sadece HDP'nin sorunuymuş gibi anlatarak CHP ve MHP'yi bu tartışmanın dışında tutmak doğru mu? Ya da şöyle soralım, bu kurnazlık en azından seçmene karşı ayıp değil mi?
Durumu daha net kavramak için beş ay önce yapılan 7 Haziran seçimlerinde partilerin kaç ilde "sıfır" çektiğine bakmak gerekiyor.
Örneğin "AK Parti öldü, bitti, iktidardan düştü" dedikleri 7 Haziran'da AK Parti 81 ilden sadece 5'inde hiç milletvekili çıkaramadı.
CHP 38 ilde, MHP 34 ilde, HDP ise 49 ilde hiç milletvekili çıkaramadı.

***
Bu durum çok önemli.
Çünkü partilerin Türkiye genelinde memleketi yönetmek için inandırdıkları sosyolojiyi gösteriyor. O partinin millet tarafından ne kadar kuşatıcı olup olmadığını, iktidara yakın görülüp görülmediğini gösteriyor.
Şimdi gelelim 1 Kasım'da oluşan fotoğrafa. 1 Kasım genel seçimlerinde partiler kaç ilde "sıfır" çekti? Yani hiç milletvekili çıkaramadı?
AK Parti 7 Haziran'da 5 ilde hiç milletvekili çıkaramazken 1 Kasım'da sadece 3 ilde milletvekili çıkaramadı.
CHP 35 ilde, MHP ve HDP ise 57 ilde 'sıfır' çekip hiç milletvekili çıkaramadı.
1 Kasım için bile AK Parti'yi suçlayanlara soralım:
Durum böyleyken, AK Parti tutup iktidarı bu üç partiye buyur mu etmeliydi?
Hepsi bölgesel, hepsi 'Türkiyelileşme' sorunu yaşayan üç parti, 7 Haziran'da birleşip koalisyon kursaydı, memleket 'çoğulcu', 'kuşatıcı' ve 'uzlaşmacı' bir hükümete mi kavuşmuş olacaktı?

***
7 Haziran'dan sonra tabandan tavana kadar AK partililer ne diyordu? "Tekrar seçim yapalım eğer sonuç aynı çıkarsa o zaman koalisyon kurarız."
Çünkü AK Parti liderini Cumhurbaşkanlığı makamına göndermiş ve yeni bir liderle seçimlere girmişti. Bu zor siyasi geçiş sürecinde de kendini yeterince ifade edemedi.
Fakat AK Parti, seçimin hemen ardından birimler oluşturup özeleştiri süreci başlattı. Öyle böyle değil, rakibin bile söyleyemeyeceği derecede ağır bir öz eleştiri sürecinden sonra seçmeni tekrar kazanmanın, HDP ve MHP'ye giden oyların geri dönmesinin haritası çıkarıldı.
Hatalar ve yapılacak olanlar tek tek çıkarıldı. Partinin en alt kademesinden, sahadaki teşkilata, kadın kollarından gençlere, tepe yönetimden Genel Başkan'a kadar herkes bu yol haritasını birebir uyguladı.
Haliyle insanlar, iktidar için en uygun parti olarak, Türkiye'nin 7 bölgesinden ve 78 ilinden vekâlet alan AK Parti'yi seçti.
Ve millet AK Parti'nin siyasi, ekonomik, sosyal ve güvenlik meselelerinde 13 yıldır 'istikrarın merkezi' olduğunu bilerek sandığa gitti ve 'geleceğini' düşündü.
Mesele budur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.