Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Filistin meselesi bu topraklar için kırmızı çizgidir. Türkiye'de sağdan sola, dindarından azınlığına kadar neredeyse tüm toplum kesimleri mazlum Filistinlilerin safında buluşmuştur.

Herkesin uzlaştığı bir dış politika eğilimi varsa o da kurulduğu günden bu yana Filistinlilere zulmeden İsrail terörüne karşı gösterilen ortak hassasiyettir.

2009 yılında Davos Zirvesi'nde İsrail Cumhurbaşkanı Peres'in suratına "One Minute" resti çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'den hazzetmeyen dünyadaki tüm halkların, tüm mazlumların ve Filistinlilerin büyük sempatisini kazandı.

Çünkü kurulduğu günden bu yana İsrail, uluslararası arenada böylesi bir tokat yememişti.

İsrail 2010 yılında bu 'One minute'in intikamını almak için vahşice bir saldırıda bulundu.

Akdeniz'in uluslararası sularında, İHH öncülüğünde Gazze'ye insani yardım götüren Mavi Marmara gemisine saldırdı. On vatandaşımızı şehit etti.

***

Türkiye İsrail'le ilişkilerini dondurdu ve diplomasi kanallarının tekrar açılması için üç şart ileri sürdü: Özür, tazminat ve Gazze ablukasının kalkması
O günden bu yana Türkiye, İsrail'in çeşitli kılıflardaki saldırısına maruz kaldı. Gezi olaylarını ve Paralelin Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı giriştiği pervasız kalkışmayı İsrail'den bağımsız düşünemeyiz.

Ama ne yaparlarsa yapsınlar, millet 'Dik duran Adam'ın arkasında 'dik' durdu. İsrail'den korkanlar da bir türlü "Erdoğan'dan kurtulma" hayaline kavuşamadı.

İsrail, önce kurulduğu günden bu yana ilk kez Türkiye Cumhuriyeti'nden özür dilemek zorunda kaldı.

***
Son günlerde kamuoyuna yansıyan haberlere göre de Türkiye ile İsrail arasında şimdi de tazminat ve abluka konuları tartışılarak diplomasi kanalı tekrar açılmak isteniyor.

Ama İsrail'le ilişkilerimiz bozuldu diye Erdoğan'ı ve hükümeti en şedit şekilde eleştirenler bugün "Filistin'i satıyor" diye bağırıyor.

Mesela Paralel yapı. İsrail'i 'otorite' kabul eden bu Paralellere "Paket bilinç" veriliyor. Sonra hepsi birden aynı şeyi yazıyor.

Onlar İsrail'e istihbarat akıtırken Erdoğan "One minute" çekiyordu. Paralellerin hepsi şimdi utanmadan "Mavi Marmara" diyor. Mavi Marmara çok umurlarındaymış gibi.

***

Yine söylüyorum. İsrail kurulduğundan bu yana (ABD de dahil) Türkiye hariç kimseden özür dilemedi. Bunu unutmayalım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu'nun Filistin hassasiyetinin milletin genel hissiyatından farklı olduğunu hiç kimse iddia edemez.

O halde, Filistinliler bile "Türkiye bize asla sırtını dönmez" deyip Türkiye'ye tam güven açıklamaları yaparken manipülatif haberleri boş verip beklemek gerekiyor.
***
Özür ve tazminatı kabul eden İsrail'e, Gazze'ye yönelik ambargoyu da kaldırtmak harika olur.

Ambargo kalksa Gazze sevinir, Türkiye sevinir, tüm Müslümanlar sevinir.

Türkiye'nin kendi ve Filistin çıkarı için diplomatik bir ilişki kurması normaldir. Fakat bu İsrail'in terör devleti olduğu gerçeğini değiştirmez
Filistinlileri katletmeyen, Gazze'ye abluka uygulamayan bir İsrail'le diploması kanallarının açık olması tüm mazlumların çıkarınadır.

Bizim İsrail halkıyla sorunumuz yok. Misket bombalarıyla çocuk kadın demeden insanlara terör uygulayan İsrail yöneticileriyle sorunumuz var.

***

Kültür Bakanı Mahir Ünal, Türkiye ile İsrail arasında anlaşma sağlandığı iddialarına ilişkin, "İsrail ile şu anda tazminat ve abluka konularının dışında hiçbir şey konuşmuyoruz. Bunu birileri 'Türkiye'nin İsrail'e yakınlaşması' olarak değerlendiriyorsa, bu doğrudan bir art niyettir" dedi.

3 şart yerine getirilmediği takdirde anlaşma da olmayacak zaten İsrail'le.

Velhasıl, Gazze için İsrail ile görüşmeye devam…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
;