Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HINCAL'IN YERİ HINCAL ULUÇ

Tecelli'den Abuzittin'e mektuplar

Abuzittincim,
Başbakanımızın ben sana bu mektubu yazarken (Çarşamba) piyasaları rahatlatıcı bi konuşma yapacağı söyleniyor. Bu hakikaten çok yerinde olacak. Ortalığın hali malum..
Borsa bi ara 46 binlere düştü. Dolar her an uçacakmış gibi. Öte tarafta da Suriye'ye girdik mi girecez mi dedikoduları.. Neredeyse kaosa giden bi vaziyet. Ortalığı sakinleştirse sakinleştirse Başbakanımız sakinleştirir diyorum. Gerçi Obama kendi ülkesini pek sakinleştiremedi ama orası Amerika!
Şimdi Abuzittincim şu ekonomik kriz meselesinde bi sürü laf ediliyor. Lakin dünyada olanlar bi yana, Türkiye'nin meselesi başka.. Esas mesele, biz kazandığımızdan çok sarf ediyoruz kardeşim. Bizim esas meselemiz bu. Bazı aklıbaşında ekonomistler bunu anlatmaya çalışıyorlar ama sesleri yeterince çıkmıyor. Daha doğrusu dedikleri gürültüye gidiyor. Oysa adamlar yerden göğe haklı.
Biz ayağımızı bi türlü yorganımıza göre uzatamıyoruz. Bu yıllardır böyle. Bizim yaptığımız, oradan buradan ayağımıza göre yorgan bulmak. Bu yorganı kendimiz yapıp üretsek mesele yok. Yapamıyoruz: kiralık yorgan alıyoruz kardeşim. Adam "ver yorganımı" deyince sorun başlıyor..
Bi aile düşün; aile reisi ayda 100 lira kazanıyor. Ama ay sonu harcanan 150 lira. İşin özeti bu kardeşim. Bunun sonu ne olur? Osmanlı olur, başka yolu yok!
Geçen gün Meclis Başkanımız Cemil Çiçek güzel bi laf etti. TV' den izliyordum. Gene cafcaflı bi iftar sofrası düzenlenmişti. Ve Çiçek anlaşılan masanın baş konuğu. Bi ara kamera ona dönünce "...beyler sizlerden rica ediyorum artık böyle şatafatlı iftar masaları düzenlemeyelim" dedi. "Bu masadan dönen tabakların içindeki artıklarla, dünyadaki aç birçok insan doyar. Dilerim bu, böylesine zengin son iftar masası olur !"
Valla bütün kalbimle bu sözlere katılırım Abuzittincim. İsrafa bayılıyoruz. Bu da ayak ve yorgan meselesi. Şili'den elma, Çin'den sarımsak geliyor. Saçmalığın bu kadarı olur!
Yollarda dolaşan arabaların marka çeşitliliğine bak. Çoğu ithal. Bilader biz otomobil yapan bi ülkeyiz. Garip değil mi kendi malımız dururken elaleminkini kullanmak. Geçen yıl 509 bin binek otomobili satılmış.
Bunun 354 bini ithal otomobilmiş.
Bunu bi Japon'a, bi Alman'a aldıramazsın.
Kafasına silah dayasan almaz. Hele ülkesi sıkıntıdayken.
Bizde kamuya ait 125 binden fazla araç var Abuzittincim. Dünya'nın hiçbir akıllı ülkesinde böyle kepazelik yok.. Kamuya ait araç sayısı İngiltere'de 12 bin, Japonya' da 10 bin.. Bizimkilerin 2009 yılı rakamlarına göre yıllık yakıt ve yağ masrafı 1 milyar 145 milyon TL.. Bakım giderlerini sen tahmin et.. Bürokraside neredeyse her müdür beyin altında bi araba. 5 makam aracı olan Valileri geçen yıl gazeteler listeler halinde yayınlamıştı.
Dağ gibi örnek var hangisini yazim..
İşte en son, İstanbul'daki Formula 1 pisti:
300 milyon dolar uçmak üzere!
Milletçe tasarruf etmeye alışmadıkça, her sene olmasa da, her iki üç senede bi başımızda bir kriz patlar. Dışarıdan gelecekler de cabası.. Bunu böyle bil Abuzittincim.
Münasip yerlerinden öperim kardeşim.
Güneş. tecelligüneş@yahoo.com.tr

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA