YAZARA MAİL GÖNDER Hayatın eşek şakası

YAZARLAR

Saba hın ilk ışıkları. Soğuk gün grileşiyor. Sessizliği yırtan bir patlama!.
Bir çarpma sesi!.
Bir feryat!.
Bir kırmızı kamyon bir adamı ezdi.
Ak saçları dağılmış yatıyor adam. Ölmüş. Güzel yüzünde donup kalmış hayata kırgınlığı.
O derdi ki:
"Bağışla bana, yalvarırım
Sağlam bir kafayı
Sağlıklı bir bedende ve hem onurlu
Hem de sanattan yoksun
Olmayan bir yaşlılığı."
Pangaltı'dan Feriköy'e yükselen yokuşun ortalarında kamyonun altından çıkardılar onu.
Ve sonra... Bir namazlık saltanat musalla taşında.
Kamyon şoförü, "son adamı" öldürdüğünü bilmiyordu.
Son adam; Orhan Avşar'dı.
Arjantinli Astor Piazzola'nın ölümünden sonra onun seviyesindeki tek "bandoneon" virtüyözü, yani dünyadaki son Gran Maestro kabul edilirdi. Akordeona benzeyen bandoneon tangonun sesidir. Arjantin Tangosu ise klasik oda müziği kalitesindedir. Orhan Avşar, bu zor müziğin zirvesine ulaşmış adamdı.
Gri şafakta, freni patlak bakımsız kamyonun öldürdüğü Orhan Avşar. Son Gran Maestro.
Sabaha karşı ne işi vardı Feriköy yokuşunda?
Ve onu öldürecek kamyonu oraya getiren kader?
...
Evlerdeki tek eğlencenin radyo olduğu yıllar. Her cumartesi saat tam 12.00'de Orhan Avşar Tango Orkestrası programa başlardı.
İstanbul'un altın yılları. Eğlence yerlerinin Paris ile yarıştığı dönem. Erkeklerin smokin, kadınların tuvalet giyerek gece kulüplerine gittiği "görgü çağı."
Ve gün geldi, bozulma başladı. Atın yıllar yerini kahverengi yıllara terketti. İnsan kalitesi düşünce ilk müziğin kalitesi düşer. Orhan Avşar gibi değerli müzisyenler işsiz kaldı. Yıllarca orkestrasıyla değer kazandırdığı TRT'nin yenileri onu anlayacak kapasitede değillerdi. Programını kaldırdılar. Çok sıkıntı çekti. Nihayet Talimhane'deki Tayga Bar'da iş buldu. Biraz müzik yapıyordu ve utanarak teşrifatçılık...
2 şubat 1974 idi, Tayga Bar'dan sabaha karşı çıktı, evine giderken ölüme yakalandı.
İşte, dünyanın müstesna müzisyeni ve ağabeyimiz Orhan Avşar böyle öldü. Kahrolduk.
2 şubat içimi iki türlü titretir; aynı zamanda futbolumuzun Taçsız Kralı rahmetli arkadaşım Metin Oktay'ın da doğum günüdür.
"Ey tatlı arkadaş toplulukları,
Hoşça kalın; uzaktaki evimizden birlikte yola çıkıp, ayrı ayrı, çeşitli yollardan geri dönüyoruz." (Catullus).
tyener05@hotmail.com
twitter@Tevfik_Yener


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.