YAZARA MAİL GÖNDER Türkiye'nin eksiği hep ayni.. Muhalefet!..

YAZARLAR

Gezi olayları sırasında, ilginç bir dış analizi, The New York Times'da okudum.
İlginçliği bir defa yayınlandığı gazete ve altındaki imza.. New York Times, genelde hükümete yakın, Amerika politikalarını destekler bir gazete olarak bilinir.
Yazar Graham Fuller ünlü bir C.I.A. ci.
Teşkilatın Ulusal Haberalma Konseyi asbaşkanıydı.
Orta Doğu ve Türkiye uzmanıdır.
O zaman The New York Times'da Fuller imzalı yazıyı, büyük çapta Amerika'nın görüşü olarak kabul edebilirsiniz..
Hangi Amerika'nın?. Daha geçen ay, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı fevkalade itibarlı karşılayan, ağırlayan ve uğurlayan Amerika'nın..
Hangi Amerika'nın?. Türkiye'nin iç işlerine öteden beri karıştığı, etkili olduğu, hatta iktidarlar değiştirdiği söylenen Amerika'nın..
Hangi Amerika'nın?. Başından beri bizi içine almayacağını adeta davul zurnayla ilan ederken, ayda yılda bir parmak bal çalarak oyalayan Avrupa Birliği'ne karşı çıkan Amerika'nın..
Fuller, bir tespitle başlıyor işe..
"Taksim'i Tahrir meydanı sananlar yanılıyorlar.. Taksim olayları Türkiye'de demokrasinin daha da gelişmesine yol açacaktır. Taksim gösterileri bir diktatöre karşı değil, bugüne dek hiç bir başbakanın başaramadığını gerçekleştiren, arka arkaya üç serbest ve namuslu seçimi kazanan bir başbakana karşı yapılıyor.
Bu farka dikkat edin. Taksim gösterileri Başbakan'ın, belki de iktidar yorgunluğundan ve öfkeye varan kibirinden doğan eylem ve söylemlerine bir tepki. Erdoğan, hızla yayılan bu tepkilere karşı sağır ve duyarsız davranırsa, bu makamına mal olabilir. Partisi ilk seçimleri kaybedebilir"
diyor özetle.
Ve arkasından, AKP ve Erdoğan'ın 10 yılda başardığı çok önemli şeyleri sıralıyor uzun uzun ve "Gezi Parkı üstündeki kara bulutlar aslında demokrasinin büyüme sancılarıdır" diyerek bitiriyor.
Yazının tümünü okumak isterseniz, adres.. http://www.nytimes.com/2013/06/14/opinion/ global/turkeys-growing-pains.html?smid=twshare Şimdi Fuller'in görüşleri tartışılabilir.
Arkasına sadece ılımlı İslamcıları değil, yoğun halde liberalleri de alarak arka arkaya üç seçim kazanan Recep Tayyip Erdoğan'ın, hemen tüm dış dünyaca alkışlanan ve saygı gören başarılarına rağmen, iktidar yorgunluğu, kibir ve öfke yüzünden seçimi kaybedebileceği tezine bir bakalım, dediği her şeyi doğru kabul ederek.
Erdoğan kaybedebilir. Tamam.. Peki kim kazanacak?.
Türkiye'de seçim kazanabilecek bir muhalefet partisi görebiliyor musunuz?.
Türkiye karizmatik liderler ülkesidir.
Seçimleri partiler değil, liderler kazanır..
Tarihe bakın..
Menderes, DP ile sildi süpürdü. Nerde bugün DP?.
Demirel, AP ile sildi süpürdü. Nerde bugün AP?.
Özal, ANAP ile sildi süpürdü.. Nerde bugün ANAP?.
Erbakan ile en fazla yüzde 15 oy alabilen, ılımlı İslam Partisi, bugün Erdoğan ile nerde?.
Şimdi bakın ortama..
Bu Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP'sinin sandıktan çıkacağına inanan var mı aranızda?.
Peki Devlet Bahçeli ve MHP'sinin iktidar olmayı geçin, Ana Muhalefet pozisyonuna gelebileceğini düşünen?.
Şimdi sorum şu..
Türkiye'de daha fazla demokrasi isteyenler, ki yerden göğe haklılar, daha fazla demokrat olmadığı için durmadan Başbakanı yerden yere vuruyorlar da, bu ülke insanına sandıktan çıkma umudunu zerre vermeyen muhalefet partilerine niye gözlerini yumuyorlar.
Bir ülkede seçimi kazanabilecek parti sayısı "Bir" olduğu sürece demokrasi olur mu?.
Muhalefet partilerini tartışma, onları eleştirme zamanı gelmedi mi, demokrat arkadaşlarım?.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.