YAZARA MAİL GÖNDER Uzay filmi nasıl yapılırmış!..

YAZARLAR

Uzay Yolu'nu çekenler, uzay filmi nasıl yapılırmış, gitsinler, Süpermen'i izlesinler..
Uzaysa uzay.. Aksiyonsa aksiyon.. Oyunculuksa oyunculuk..
Bir de 3D nasıl kullanılır dersi.. Daha ne olsun?.
Man of Steel (Türkçe isim koymamışlar) Süpermen'in doğuşunu anlatıyor. Kripton adlı gezegende kıyametin kopacağını anlayan bilim adamı babası Jor- El, yeni doğan oğlunu, uzayın öbür ucunda keşfettiği dünyaya yolluyor. Bebeği Kent ailesi buluyor. Çocuk başına türlü çeşitli işler gelerek büyüyor ve dünyanın en büyük kentinin en büyük gazetesine Clark Kent adıyla, muhabir oluyor. İçinde de, Kripton'dan babasının gemiye yüklediği o ünlü tüm vücudu saran mayosu ile.. O öykü işte..
İlk filmde, babayı, sinemanın en ünlü Baba'sı Marlon Brando oynamıştı.
Bu defa bir başka Oscarlı oyuncu Russel Crowe canlandırıyor.
Bir şirin not. Avustralyalı Russel Crowe'un lise öğrencisiyken kurduğu orkestra ülkesinde bayağı ün kazanmıştı. En hit parçaları da "I want to be like Marlon Brando" idi. Yani "Marlon Brando gibi olmak istiyorum" diye şarkı yazmıştı Russel Crowe..
Daha da şirin bir not.. Jay Leno şova konuk olan Russel Crowe'un kendisinden dinledim.
Russel Crowe üne kavuşup İngiltere'de yaşamaya başlayınca, onu bir okula davet etmişler.
Gitmiş. Öğrencilerle sohbet etmiş. Okulu gezmiş.. "Futbolu seversen, okulun bir maçı var, kal seyret" demişler.. Kalmış. "Bir delikanlı var, bayağı iyi oynuyor, hoşuma gitti.. Maçtan sonra ayni çocuk yanıma gelmez mi" diye anlattı.
Crowe çocuğu iyi oyunundan dolayı kutlamış. Çocuk "Ben oyuncu olmak istiyorum ama, futbolcu değil. Senin gibi oyuncu" demiş ve sormuş.. "Nasıl bir iş oyunculuk?." "İyi para veriyorlar ama kötü muamele ediyorlar" demiş, Crowe.. Çocuğun hali, tavrı hoşuna gitmiş. Ertesi gün okul adresine bir koli dolusu hediye yollamış.. Bir de resim imzalayarak, arkasına "En büyük yürüyüşler, bir küçük adımla başlar" diye yazıp..
Geçen sene, film yapımcıları Crowe'a gelmiş.. "Süpermen'i yeniden çekiyoruz.
Marlon Brando'nun oynadığı Süpermen'in babası rolünü kabul eder misin" demişler.. "Bu tür efsane kahraman filmlerinde bir gelenek vardır.
Yan rolleri en kıdemli, usta oyunculara verirler. Esas oğlanı bir yeni, yepyeni tip canlandırır. Bu defa öyle oldu.
Marlon'un rolünü bana, Glenn Ford'un rolünü (Dünyadaki üvey baba) Kevin Kostner'e verdiler.. Çekim günü geldi.
Esas oğlanla, yani Süpermen Henry Cavill ile tanıştık.. Oturuyoruz, çekimin başlamasını beklerken.. Bana 'Yıllar önce bir liseli öğrenci sana oyunculuğun nasıl olduğunu sormuştu. Hatırlar mısın' dedi. Ben de 'Hatırlamaz olur muyum.. Parası iyidir, ama kötü muamele ederler, demiştim' diye cevap verdim.. Henry Cavill 'O çocuk benim işte' demez mi!.."
Ve de son bir şirin not..
Henry Cavill, kafasına koyduğu oyunculuk için çok uğraşmış.. Çok mücadele etmiş. Hem de kimlerle..
James Bond olmak için Daniel Craig'le deneme filmi yapmışlar.
Craig seçilmiş. Batman rolü için Christian Bale ile denenmiş.
Bale seçilmiş. Twilight/ Alacakaranlık filmi için Robert Pattison ile denemeye almışlar.
Pattison kazanmış rolü.
İnanmazsınız. Daha evvel planlanan bir Süpermen filmi için deneme çekimlerine katılmış, gene kaybetmiş, ama bir sebeple o filmi çekememişler.
Sonunda..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.