YAZARA MAİL GÖNDER Üç Spor Bakanı gitmişti!..

YAZARLAR

Yani bu kadar skandal, bu kadar üst üste başka ülkede olsa, 3 spor bakanı gitmişti. Bizde kimsenin kılı kıpırdamıyor.. Neden?.
Çünkü bu ülkede hep diyorum ya, Spor Bakanı yok.. Spor Bakanının olmadığını fark eden medya da yok..
Bir doping rezaleti sürüyor ki, gizlenecek gibi değil. İnsanın yüzü kızarır. Ama sorumlular gizleme telaşına bile düşmüyorlar. Çünkü, kış uykusunda bir spor medyamız var..
İzmir'de yapılan Türkiye Atletizm Şampiyonası sırasında alınan 70 numuneden 30'u pozitif çıkmış.. Nerdeyse yarı yarıya.. Haberiniz var mı bu rezillikten..
Bu raporlar yüzünden, Avrupa Milletler Kupası'nda yarışmak üzere Londra'ya giden 5 atletimiz, yarışmadan geri gelmiş. Birisi, Binnaz Uslu orada kalmış. Kız yoğun bakımda.. Daha önce dopingten iki yıl ceza alan Binnaz, Londra'da ani bir karın sancısı ile hastaneye kaldırılmış ki, durum feci. Derhal ameliyata alınmış. Böbrekler, karaciğer darmadağın.. Kıza sorumsuzca ve leblebi gibi verilen her türlü hapın yan etkisi..
Eskişehir'de yapılan Yıldızlar Türkiye Şampiyonası'nda alınan örneklerin de benzer sonuçları bekleniyor.
Her iki şampiyonadaki rezaletler sonucu, beş sporcu Akdeniz Oyunları milli takımından çıkarılmış. Dahası da bekleniyor..
En önemlisi, Aslı Çakır'ın doping yüzünden diskalifiye edilmesi sonucu, 2012 Londra Oyunları Kadınlar 1500 Metre Altın Madalyasını boynuna takan, ama o günden beri tıpkı Aslı gibi ortalarda hiç görünmeyen ve yarışmayan Gamze Bulut da "Sakatım" diyerek Akdeniz Oyunları'ndan çekilmiş. 2012 yazından beri yarışmayan bir atlet nerde nasıl sakatlanır, belli değil..
Doping ve ırkçılık, Uluslararası tüm spor kuruluşlarının en başta da Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin (IOC) affetmez savaşçısı olduğu iki konuyken, Akdeniz Oyunları'nı organize eden Türkiye'de önce sekiz milli haltercinin, ardından 10'a yakın milli atletin doping yüzünden kadrodan çıkarılması ülkemizde haber bile olmuyor, manşetlerde patlamalıyken..
Ve de ne ilgili Federasyon Başkanları, ne Gençlik ve Spor Genel Müdürü, ne de Spor Bakanı, bu rezaletten rahatsız olmuş görünmüyor ve koltuklarında oturmaya devam ediyorlar. Uluslararası Okçuluk Federasyonu Başkanı sıfatı ile, IOC'si üyeliği yapan, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Başkanı Uğur Erdener de, hayrettir suskunlar arasında.
Sevgili Dostuma iki şey sormak isterim..
1- TMOK Başkanı olarak ülkemizdeki bu yoğun doping kullanımı hakkında ne diyorsun?.
2- IOC üyesi olarak, Rıza Kayaalp'in Akdeniz Oyunları'nda yarışmasından ve de üstüne üstlük açılış töreninde Türk Bayrağını taşımasından rahatsız olmadın mı?.
Bu ikinci konuyu açmak isterim. Kayaalp, Gezi Protestocularını kendi tweetleriyle protesto etmiş. "Sizin yaptığınız eylemi sinkaf edeyim, vatan hainleri" demiş.. Der.. Bu ülkede ifade özgürlüğü varsa, herkes dilediğini söyler. Yasaları ihlal edenler de yargı önünde hesabını verirler.
Fazıl Say'ın Ömer Hayyam dizelerini retweet etmesinde suç bulan, dava açan savcılar, Rıza Kayaalp'in tweetlerine de bakacaklardır elbet.. Benim konum, o değil..
Kayaalp'in başka tweetleri de var.
"Ermenilere bıraktınız meydanı, Allah belanızı versin, eylemci çapulcuları" diyor. "Ermenistan halkı kutlama yapıyormuş, Taksimi işgal ettik, Türkiye'ye rahatça hakaret ediyoruz, diye" diyor..
Sevgili Uğur,
Bu tweetler, IOC'nin nerdeyse dünya savaşı açtığı ırkçılık eylemlerine girmiyorsa, ne giriyor söyler misin?.
Yunanlılar en yetenekli futbolcularını bir lig maçında, Nazi selamı verdi diye Akdeniz Oyunları kadrosundan çıkardılar ve Mersin'e getirmediler..
Türkiye, Ermeni yurttaşlarımızı aşağılayan bir sporcu(!)ya bayrak taşıtırken, sen Şeref Tribününde nasıl hareketsiz oturuyorsun?.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.