YAZARA MAİL GÖNDER Öyle bir düzelir ki..

YAZARLAR

İstanbul'da bir trafik müdürü olsa, nelerin nasıl düzeleceğini yıllardan beri yazarım..
Ama yok.. Sadece trafik müdürü değil, Emniyet Müdürü de yok, Vali de yok.. Olsa, hemen anında, bir yılda, ona yılda değil, bir günde, bir saatte bir dikkat etme, bir emirle değişecek o kadar çok şey var ki?.
Bu dediklerimin kanıtını geçen hafta çarşamba günü yaşadım. Benimle beraber, yüzlerce, belki binlerce kişi yaşadı..
Nejat Uygur'un cenazesi vardı Teşvikiye'de.. Sabah Gazetesiyle Teşvikiye arası en fazla 10 dakikadır yol rahatsa. Ezan 12'de.. Namaz da 15 dakika sürse, cenaze namazı 12.15 falan..
Ben 11.30 da yola çıktım. Tecrübelerim var. Öğle saatlerinde Nişantaşı kavşağı kördüğüm olur.
Kilitlenme geriye doğru sarkmaya başlar, tüm Teşvikiye Caddesi tıkanır..
Hele bir de sevilen birinin cenazesi oldu mu, Akaretler Yokuşu'nun sonunda dura kalka yarım saatte camiye varırsınız..
O zaman erken çıkmakta yarar var değil mi?.
Bir mucize oldu.. Aklınız almaz bir mucize..
15 dakikada caminin önüne geliverdik..
Yahu yol ayni yol.. Üstelik çok da kalabalık bir cenaze var.. Nasıl oluyor bu?.
Cami avlusunda dolanıp duruyorum, millet camiden çıksın diye.. Yarım saat falan..
Nihayet kapıda göründüler, pabuçlarını giymek için.. Vali ve Emniyet Müdürü..
Düğüm çözüldü tabii.. Onlar gelecek diye, polis Akaretler'in dibinden her türlü önlemi almış.. Yok canım, kesilen yol falan yok..
Tek yaptıkları trafiğin akmasını sağlamak, gereksiz durmaları önlemek, duble parka izin vermeyip yolun huniye çevrilmesine izin vermemek..
Cenaze bitti..
Dönerken, o normal bir günde, en az 15 dakikada aşabildiğim Nişantaşı kavşağını da, inanmazsınız, 3 dakikada geçtim. Camiden Fulya'ya inişimin tümü 7 dakika sürdü. Bir deneyin bakalım, günün herhangi bir saatinde bu yolu 7 dakikada yapabiliyor musunuz?.
Nişantaşı kavşağı İstanbul trafiğinin yüz karasıdır, ama kimsenin umurunda olmadığı için yüz karasıdır.. Orda görevli trafik polisleri dahil kimse aldırmadığı için yüz karasıdır.. Çanakkale'den beter geçilmez bir düğümdür orası.
Herkes ayni anda kavşağa girerse ne olur ki?. Kimse çıkamadığı için..
Polisler mi?.. Bakarlar.. Öyle bakarlar..
Ya da civar kafelerde arazi olur, vakit doldururlar, vatandaş çile çekerken. Orada işleri ve evleri olanlar korna sesinden sinir hastası olurlar.
Bu en umutsuz caddeyi ve işkence kavşağını muma çevirdi, geçen çarşamba günü İstanbul Trafik Müdürü..
Çünkü Vali Bey, çünkü Emniyet Müdürü Bey geliyorlardı o gün, o yola ve o kavşağa..
İstanbul trafik müdürünün tek görevi var. Patronlarına yol açmak.. Onu da harika yapıyor, gözümle gördüm..
Sonra da kendi kendime sordum.. "Peki biz İstanbul halkı neyiz, o zaman?.
Hayvan mı?."
Ortaokulda biyoloji hocam Salih Pala
"Hakkını aramayan hayvandır" derdi de..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.