YAZARA MAİL GÖNDER Yeni Türkiye'ye, Yeni İstanbul Valisi!..

YAZARLAR

"Yeni Türkiye" derken liderlerimiz neyi kast ettiler, onu tartışıyor uzmanlar günlerden beri, köşelerde, ekranlarda.. Ben, sıradan bir vatandaş olarak "Yeni Türkiye"den beklentilerimi dile getireceğim bugünlerde, fırsat buldukça..

***

Pazartesi günü bir vatandaş intihar etmek üzere Boğaziçi Köprüsü'ne çıktı ve İstanbul felç oldu. Önce E-5 iki yönlü kilitlendi. Yoldakiler anahtar kapattı. Kaçabilenler (Ki, rezilliğe bakar mısınız bunlar arasında Emniyet Şeridinden geri geri giderek, çıkışa gelenler vardı), TEM Otoyoluna saldırdılar ve orayı da felç ettiler.. İntihar için Köprü'ye çıkan vatandaş orada tam 3 saat kalınca, İstanbul'un tümü felç oldu bu defa.. İnsanlar işlerine, ambulanslar hastanelerine gidemediler. Çünkü otoyollarda "Emniyet Şeridi" de kalmadı. Çünkü bu şeridin "Can kurtarma" şeridi olduğunu bile bile, buraya süren ve kilitleyen ahlaksız hayvanlarla dolu bu kent.. Ve bu hayvanlar yaptıklarının yanlarına kâr kalacağını adları gibi biliyorlar.. Yüz dalışlarından birinde üç otuz para ceza gelirse ona da zaten razılar.
Niye en küçük tıkanmada ilk Emniyet Şeridi yok oluyor?. Çünkü bu ülkede, bu terbiyeyi yerleştirecek polis yok!. Hiç olmadı..
Niye olmadı?.
Çünkü bu kent sahipsiz..
Nasıl sahipsiz olduğunu pazartesi günü gördük.. Vatandaş üç saat Köprü'de durunca, felç olan trafik yedi saatte düzelebildi..
Yedi saat!.. İstanbul gibi 15 milyonluk bir kentte yedi saat trafik durmasının adı "Kriz" değilse, "Kriz nedir" Sayın İçişleri Bakanı bana söylerler mi?. Yeni Türkiye'yi kuracak hükümetin İçişleri Bakanı!..
Dünyanın her uygar ülkesinin kentinde böyle bir kriz anında ilk ortaya çıkan kişi, "Vali" dir..
Pazartesi günü Vali'yi gören, duyan oldu mu?. Vali'yi işbaşında gören oldu mu?. Valinin İstanbul'a sahiplendiğini gören oldu mu?.
İl İdaresi Yasası, valilere Sıkı Yönetim Komutanlarını aratmayan yetkiler verir. Krizde her şey ve herkes onun emrine, kontrolüne girer.. Birinci Ordu'nun tümünü oto yollara sevk edebilir mesela.. Bütün işyerlerini, açıksa okulları tatil edebilir mesela..
Peki, ne yaptı, o uğursuz pazartesi günü İstanbul Valisi?.
Hiçbir şey!..
Her zamanki gibi "Hiç- bir- şey!.."
O zaman söyler misiniz, İstanbul'da "Vali" niye var?.
Sen "Tören Valisi" misin sadece?. Gelen giden erkanı karşılamak, uğurlamak dışında işin yok mu?.
Bu kentin halkı inlerken, ofisinde nasıl oturursun?.
Çıksana.. Olay yerinde görünsene.. Görün de halk "Bakın valim var. İşe el koymuş. Yakında rahatlarız" diye moral bulsun hiç değilse.. Çık televizyonlara.. Krizin çözümü için aldığın önlemleri anlat.. Biz İstanbul halkının neler yapması gerektiğini söyle..
Hayır!..
Vali kayıp!..
Mesele İstanbul halkı olunca Vali kayıp!..
Siz bir İstanbul'a gelin hele Sayın İçişleri Bakanım.. O kayıp valinin sizin önünüzde ve arkanızda ne tedbirler aldığını, peşinizden bir saniye bile nasıl ayrılmadığını göreceksiniz..
Yeni Türkiye'de bu kafa artık değişsin lütfen..
Valiler "İl İdaresi Yasası"nı okusunlar başından sonuna ve "Görevler"ini öğrensinler, yeni baştan..
Unuttular çünkü!.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.