YAZARA MAİL GÖNDER İçişleri Bakanı ne yapıyor?.

YAZARLAR

"Ankara'da bir yürüyüş yapılırken çevrede de çok ciddi aramaların yapılması, bu tür eylemlerin meydana gelmemesiyle ilgili tedbirlerin alınması icap ederdi. Bu tedbirler alınmış mı alınmamış mı? Olayın bir de bu yönünün araştırılması gerekir. Bir, bu eylemi kimler hangi amaçla yapmıştır, iki bu eylemin meydana gelmemesiyle ilgili güvenlik güçlerimiz üzerlerine düşen görevi yapmış mıdır? İki hususun çok ciddi araştırılması gerekir."
Bu sözlerin sahibi M. Ali Şahin.. 5 dönemdir milletvekili. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, Adalet Bakanlığı, Başbakan Yardımcılığı yapmış. Halen AKP Genel Başkan Yardımcısı.. Yani İktidar Partisinin en deneyimli isimlerinden biri..Görev yaptığı sürece, her kesimden saygı görmüş bir isim.
Yani sözleri yabana atılmaz.
Nitekim atılmadı da..
"Olayda bir istihbarat ve güvenlik açığıyla alakalı hiçbir şey söz konusu değildir. Mitingle alakalı bir güvenlik zafiyetinin olduğunu düşünmüyorum" diyen İçişleri Bakanı, Başbakanın talimatıyla, olayın tüm boyutlarıyla araştırılması için 2 Mülkiye ve 2 polis baş müfettişini görevlendirdi.
Bu görevlendirme haberi, Başbakanlık tarafından açıklandı.
Başbakanla görüşen CHP Genel Başkanı, "Sayın Başbakan, İçişleri Bakanıyla ilgili karar vermek için, bu soruşturmanın sonuçlarını beklediğini söyledi" dedi.
Tüm ülkenin değil, tüm dünyanın lanetlediği bir terör eyleminde, bir istihbarat ve güvenlik zaafı olduğu konusundaki tartışmaların özeti bu.
Peki olması gereken bu mu?.
Her zaman verdiğim iki örnek var. Tekrar edeyim.
Fransa'da bir askeri tatbikat sırasında, silahında plastik mermi olması gerekirken, gerçek kurşun kullanan bir asker, bir başka askeri öldürdü. Fransa Genel Kurmay Başkanı o gece istifa etti.
Makedonya'da bir gezi yapan 30 Bulgar turist, gemileri batınca boğuldular. Bulgar Turizm ve Makedon Ulaştırma Bakanı ayni gün istifa ettiler..
Şimdi ülkemizde bir soru var, herkesin dilinde, herkesin beyninde.. Öyle yoğun ki, Başbakanlık soruşturma istemiş.
Bu soruşturmayı kim yapacak?.
İçişleri Bakanlığı Müfettişleri.. Bu müfettişlerin "Hiçbir zaaf yoktur" diyen bakanları aleyhine "Hayır vardır" demeleri ne derece mümkün, bu bir.
Rapor "İstihbarat ve güvenlik zaafı yoktur" diye verilse, ve yüzde yüz sağlam verilere dayansa bile, bu rapora kamuoyunu inandırmak, bu koşullarda mümkün mü?.
Hukuk dilinde "Soruşturmanın güvenliği açısından.." diye bir deyim var.
İstifa etmeyi aklına bile getirmediğini, basın toplantısındaki soru üzerine açıklayan Bakan, en azından "Soruşturmanın selameti açısından.." Müfettişler raporlarını hazırlayıp teslim edene kadar çekilmeliydi. Şu ana kadar onu da yapmış değil.
Ülkemizde "İstifa" acizlik, başarısızlık olarak algılanıyor. Oysa istifa "Sorumluluk" demek..
"Bu ülkenin güvenliğinden ben sorumluyum. Cumhuriyet tarihinin en büyük terör olayı benim zamanımda yaşanmışsa, sorumlusu benim" deyip kenara çekilmek çok anlamlı ve çok saygın bir davranış olur. Acizlik ve başarısızlık itirafı değil.
Yerine gelen soruşturmayı açtırır. Gerçek sorumlu kimdir, ortaya çıkar.. Vali mi, Emniyet Müdürü mü?. Kimse artık..
Başbakan da "Başarısızlık" olarak algılanacağı ve hele seçimlerin tam öncesi muhalefet tarafından fevkalade kullanılacağını bildiği için İçişleri Bakanını görevden alamıyor. İstifa etmeyen Bakan, kendisini o makama getiren Başbakanı da müşkül durumda bıraktığının ya farkında değil.
Ya da umursamıyor, bile.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.